Hürriyet
Haber akışına dön

Okey Salonu Varmış!

Okey Salonu Varmış!

Tarihi Çiçek Pasajı...

Başında ‘tarihi’ olanla ne derdimiz var bilmiyorum ama bitmiyor işte.

Kapalıçarşı’ya, Çiçek Pasajı’na zulmetmeyin artık.

Daha yeni oralardaki tabelalar, tarihi dokuya uygun olmayan reklam panoları görmüştük. Haber oldu ve sonrasında kaldırıldı.

Şimdi de müşteri çekmenin, mekânın reklamını yapmanın farklı bir yolunu bulmuş Çiçek Pasajı’ndaki bazı esnaflar.

Pasajın birinci ya da ikinci katındaki bir işletme camların üzerine A-4 kağıdıyla “Okey salonumuz vardır” yazmış.

Yani ne diyebilirim ki...

Düşsenize tarihimizin yakasından. “Çiçek Pasajı’na gideyim de bir okey oynayayım” demez kimse, bunu neden anlamıyorsunuz acaba?

Girişi ne güzel pasajın, içi ne görkemli tarihi mekânın.

Şöyle bir bakıyorsunuz içiniz açılıyor, sonrasında gözünüz o çirkin “Okey salonumuz vardır” yazısına kayıyor.

Sonrası zaten can sıkıntısı...

Çok sıkı önlemler şart

Yaklaşık 5 bin kişi.

İstanbul-Şişli’de, kapalı bir alanda konsere gittiler hafta sonu.

İki kişi hayatını kaybetti.

Bir kişi de yaşam mücadelesi veriyor.

Kapalı bir yer ve 5 bin kişi.

Söylemesi, yazması bile ürkütüyor insanı...

Biraz riskli değil mi?

Ben girmem, gitmem, yakınımı da göndermem.

Bakınız her şey olmuş olabilir. Biri içeceğine bir şey katabilir, engel olamazsın.

Sahte içki önüne gelebilir, bilemezsin.

Kullanmaman gereken bir şeyler verebilirler, farkında olursun ya da olmazsın.

İnsanlar eğlensin, konserler yapılsın tamam ama önlem, güvenlik, koruma, kollama son derece yüksek seviyede olmalı.

Didik didik aranmalı oraya girenler.

Bizde şöyle bir duygu oluşuyor mekânlara girerken...

Üstün aranıyor diyelim, “Beni neden arıyorsun yaaaa” diye güvenliğe çıkışıyoruz.

Çantana bakıyorlar diyelim, “Bu benim özelim, bakamazsın” diyoruz.

“Sen benim kim olduğumu biliyor musun, ben şuyum, ben buyum” diyoruz.

Ben buyum, şuyumla olmaz bu işler.

İlla böyle acı tecrübelerle mi öğrenmemiz gerekiyor?

Böyle organizasyonları yapanlara naçizane önerim, hiçbir masraftan kaçınmayın güvenlik için.

Gerekirse en çok parayı güvenlik önlemlerine, güvenlik elemanlarına harcayın.

Göz açtırmasınlar kimseye.

Hele ki bu tarz partilerde hiç açtırmasınlar.

Her şey oraya gelen insanların eğlenip, tıpkı geldikleri gibi sağlıkla evlerine dönmeleri için çünkü.

Bu kolektif bir iş.

Katılımcısından çalışanına herkes her uygulamaya saygı göstermeli. En ufak bir boşluk, böyle istenmeyen olaylara yol açıyor işte.

Kolaya kaçıyorsunuz

Sosyal medyaya çekilen içeriklere bakıyorum ara sıra.

Hatta o videoları eleştirenleri de okuyorum.

Geçtiğimiz hafta eleştiri odağı, YouTuber’ların içeriksizlikten her yıl aynı konularla ilgili video çekmeleriydi.

Mesela “Yıl olmuş 2026, halen yurtdışından iPhone alma videosu çekiyorlar” deniyor.

Kısmen doğru biliyor musunuz?

Nasıl bir yenilik olabilir ki bu içerikte? Hiç olamaz.

Giderler ve yarı fiyatından biraz fazlaya telefonu alırlar.

İşte, “Bütçemden şu kadar para arttı, otele verdim, uçak biletine verdim, aldım geldim” derler. Bu kadar.

Bomboş bir içerik yani.

Sırf video çekmek için, sırf “Konu zaten gündemde, keşfetlere düşerim” diye yapılan işler.

İnanın yurtdışında böyle sıradan içerikler çekilmiyor artık.

Onları güzellemek değil amacım ama adamlar yaratıyorlar, emek ve zaman harcıyorlar, gerekirse para da harcıyorlar ki daha fazlasını kazansınlar.

Aslında onlarda amaç para kazanmaktan çok kaliteli işler yapmak.

Bizimkilere tavsiyem, bırakın “Yurtdışından telefon aldım, aynı anda 50 dürüm yedim, soslu Hatay dürüm gömdüm” videolarını da biraz kafa patlatın yahu.

Yaparsınız, ben inanıyorum.

Yeter ki kendinizi sponsorlara ya da bedeninizin tembelliğine teslim etmeyin.

Gerçekten yaparsınız!

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
hurriyet.com.tr