Tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı olarak kayıtlara geçen organize soygunda her gün yeni bir skandal gün yüzüne çıkıyor. Şimdi de Türkiye Sigorta’nın satılmaması gereken devlet tahvilini vurguncuya emanet ettiği, takas yapmakla yükümlü Takasbank’ın ise 36 milyarını fonda batırdığı belirlendi.
Olmayacak Ne Varsa Hepsi Olmuş

Bürokrasi, siyaset ve iş dünyasına mensup ‘imtiyazlı’ isimlerin oluşturduğu organize suç yapılanmasının piyasalarda ve siyasette yarattığı depremin etkileri sürüyor. Neredeyse her hanenin etkilendiği dolandırıcılık olayının denetleyici kurumların göz yumması nedeniyle gerçekleştiği netleşti. Siyasi nüfuzunu kullanarak parasına para katanların yanı sıra devlet kurumlarının parasının şaibeli fonlara yatırılması şaşkınlık yarattı. Türkiye Sigorta’ya ait olan ve ‘satılmaması’ gereken devlet tahvillerinin Tera’ya ‘saklanması’ için verildiği ve bir daha geri alınamadığı öne sürüldü.
TAKASBANK’IN 36 MİLYARLIK KAYBININ FİLM GİBİ HİKAYESİ
Bir diğer skandal ise borsada takasların gerçekleştiği kurum olan Takasbank’ta yaşandı. SPK’nın tasfiyesine karar verdiği Tera’ya ait TP2 fonun finansal varlığının yüzde 15’i Takasbank tarafından verilmiş olan 36 milyar liralık borçtu. Takasbank borç verirken 1’e 9 teminat alırken bu kez Tera tarafından Takasbank’a borca karşılık değeri 36 milyarın 9 katı eden hisse senetleri verilmişti. Piyasadaki sarsıntı nedeniyle bugün o hisse senetleri 36 milyar etmiyor. Yani Takasbank, kendisinin bile olmayan bir parayı fonda batırarak tarihe geçti.
FON KRİZİNDE SKANDALLAR ZİNCİRİ
Sermaye piyasalarında olmaması gereken ne varsa yaşandı: Bazı fonların şirket sermayelerinde yüzde 38,67’ye varan paylara ulaşması, milyarlarca liralık para çıkış talepleri, rüşvet ve kişisel kazanç iddiaları krizi büyüttü. Portföy yönetim şirketine ait 131 fon tasfiye edilirken, soruşturmanın SPK ve BDDK’da görev yapmış isimlere uzanması, denetim mekanizmalarını da tartışmaya açtı.
T ürkiye sermaye piyasalarında Tera ve Pusula Portföy merkezli başlayan fon krizi, yalnızca yatırımcıların birikimlerine erişememesiyle sınırlı kalmadı. Fon yönetimi, hisse işlemleri, teminat mekanizmaları ve piyasa denetimine ilişkin çok sayıda soru gündeme geldi. 17 Eylül 2026’da yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verildi. Soruşturmanın 3 Kasım’daki yeni aşamasında eski SPK Başkan Vekili Enver Usca, eski SPK Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu, eski Ortaklıklar Finansmanı Dairesi Başkanı Kürşat Sait Babuçcu, eski Piyasa Gözetim ve Denetim Dairesi Başkanı Ercan Urkan, BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş ve Tera Holding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Eski Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun’un tutuklanması ve Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı’nın soruşturma kapsamında ifade vermesi de denetim zincirindeki sorumluluklara ilişkin tartışmaları artırdı. Öte yandan dün Takasbank Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerine vekaleten Gökhan Elibol’un atandığı duyuruldu.
FONLARDA OLAĞAN DIŞI YOĞUNLAŞMA
Krizin dikkat çeken boyutlarından biri, bazı fonların belirli şirketlerin hisselerinde ulaştığı yüksek paylar oldu. Pusula Portföy fonlarının Katılımevim’deki payı şirket sermayesinin yüzde 25,59’una, Gündoğdu Gıda’daki payı ise yüzde 38,67’sine ulaştı. Tera Portföy’ün yedi fonundaki Destek Finans Faktoring pozisyonu da şirket sermayesinin yüzde 10,20’sini, fiili dolaşımdaki hisselerin yüzde 39,41’ini buldu. Bu yoğunlaşma, fonların hisse fiyatları ve piyasadaki likidite üzerindeki olası etkilerini gündeme getirdi. Fonların nakde dönüş kapasitesi ise yatırımcıların toplu para iade talepleriyle sınandı. Tera Portföy, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, iade taleplerinin kısa sürede yaklaşık 300 milyar liralık toplu çıkış talebine dönüştüğünü bildirdi. Şirket, dört fonda 16-18 Eylül tarihlerinde ödeme yaptığını, ancak 18 Eylül’de Takasbank nezdindeki hesabına getirilen kısıtlamalar ve blokeler nedeniyle ödemeleri sürdüremediğini açıkladı. Pusula fonlarında da 132,7 milyar lirayı aşan çıkış talebinin ardından bazı iade ödemelerinde temerrüt yaşandığı bildirildi. Bunun üzerine fonların tasfiye süreci başlatıldı. -EKONOMİ SERVİSİ
21 MİLYAR TL TEMİNAT, 9 MİLYAR TL RİSK
Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı, Tera’nın 21 milyar lira teminatı ve kümülatif 9 milyar lira riski bulunduğunu, risk kapatıldıktan sonra 13 milyar liralık varlığın Takasbank’ta kaldığını açıkladı. Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun ise işlemlerin üye bazında izlendiğini ancak müşterilerin kimliklerinin görülmediğini belirtti. Açıklamalar, Tera üzerinden gerçekleşen toplam borçlanmanın ve işlemlerin arkasındaki müşteri ilişkilerinin boyutunu netleştirmedi. Takasbank’ın kendi kaynaklarından kredi kullandırmadığı yönündeki açıklaması da diğer piyasa katılımcıları arasındaki borçlanmaların toplam büyüklüğüne ilişkin soruları ortadan kaldırmadı.
KAMU KAYNAKLARI VE 1 MİLYON DOLAR İDDİASI
Krizin kamu boyutunda Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in yatırımları öne çıktı. İki kamu kontrolündeki şirketin yatırım fonu varlıklarının toplamı 58,7 milyar liraya ulaşırken, Tera fonlarına aktarılan kesin tutar kamuya açık finansal tablolarda belirlenemedi. Eski Genel Müdür Taha Çakmak, iki şirketin Tera’nın TLY kodlu fonuna toplam 1,5-2 milyar lira yatırım yaptığını, bu tutarın büyük bölümünün geri çekildiğini açıklamıştı. Ancak soruşturma kapsamında gündeme gelen iddialar, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin tartışmaları daha da büyüttü. Çakmak’ın, Türkiye Sigorta kaynaklarının Tera fonlarına yönlendirilmesi karşılığında gruptan elden 1 milyon dolar aldığı, Tera ile bağlantılı hisselerde şahsi alımlar yaptığı ve Graintürk hisselerine yatırım yapılmasını şart koştuğu öne sürüldü. Çakmak’ın avukatı 1 milyon dolar alındığı iddiasını reddetti. Çakmak hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama kararı verildi. Söz konusu iddialar henüz yargı kararıyla kesinleşmiş değil.
TLY FONU SPK ONAYI OLMADAN TEFAS’TA İŞLEME AÇILDI
Tera Portföy Birinci Serbest Fon (TLY), 7 Temmuz 2025’te Takasbank tarafından KAP’taki izahname değişikliği esas alınarak TEFAS’ta işleme açıldı. Ancak değişiklik için SPK onayı bulunmuyordu. SPK’nın 1 Ağustos’taki bildirimiyle yeni alımlar durduruldu. Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı KAP bildirimini esas aldıklarını, SPK İkinci Başkanı Ahmet Aksu ise fonun onaysız açıldığını doğruladı. Yaklaşık 11 ay sonra, Haziran 2026’da idari para cezası uygulanırken DW Türkçe’nin KAP verilerinden yaptığı hesaplamaya göre fonun Temmuz 2025’te net çıkışı 13,44 milyar liraya ulaştı. Ancak çıkışların ne kadarının onaysız işlem döneminde gerçekleştiği belirlenemedi. Borsa İstanbul’un şüpheli işlemler nedeniyle SPK’ya 100’ün üzerinde bildirim yapmasına rağmen, denetim ve müdahale süreçlerinin nasıl işletildiği sorusu yanıt bekliyor.




