ABD'nin Florida eyaletinde ölüm cezasına çarptırılan ve infaz girişiminden sağ kurtulan Christa Pike, dünya gündeminde geniş yankı uyandırmıştı. İlk etapta beyin ölümünün gerçekleştiği öne sürülen, ancak daha sonra gözlerini açarak konuşmaya başlayan Pike'ın sağlık durumuna ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Ölümcül İğneyle İnfaz Girişimi Başarısız Olmuştu! Christa Pike Hakkında Yeni İddia: Avukatları 9 Ay Önce Uyarmış

'Kanser' iddiası ortaya çıktı
Pike'ın avukatları, başarısız infaz girişiminden dokuz ay önce müvekkillerinin nadir görülen bir kan kanserine yakalanmış olabileceği konusunda uyarıda bulunduklarını iddia etti. Mahkemeye sunulan belgelerde yer alan bu sağlık sorununun ne zaman ortaya çıktığı veya kesin bir kanser teşhisi konulup konulmadığı ise henüz bilinmiyor.
Avukatlar, Pike'ın trombosit sayısının "önemli ölçüde yüksek" olduğunu belirterek bu durumu, nadir görülen bir kan kanseri türü olan miyeloproliferatif bozukluk şüphesiyle ilişkilendirdi.
Avukatları infazın ağır acıya yol açabileceğini savundu
Pike'ın hukuk ekibi, söz konusu sağlık sorununun ölümcül iğneyle infaz sırasında gereksiz acı, ıstırap ve korkuya neden olabileceği uyarısında bulundu.
Avukatlar, rahatsızlığın akciğerlerde tehlikeli miktarda sıvı birikmesine yol açan pulmoner ödem riskini artırabileceğini belirtti. Solunum güçlüğüne ve boğulma hissine neden olabilen bu durumun, Pike'ın infaz sırasında ağır acılar yaşamasına yol açabileceği ifade edildi.
Damar yolu için 10 iğne kullanıldı
Yeni ortaya çıkan mahkeme belgelerinde, Pike'ın kan alma ve damar yolu açılması işlemlerinde geçmişten beri sorun yaşadığı da belirtildi. Cezaevi sağlık personelinin, damarlarına ulaşabilmek için özel kelebek iğneler kullandığı aktarıldı.
Avukatları, infaz sırasında da aynı tür iğnelerin kullanılmasının gereksiz acı ve ıstırap riskini azaltabileceğini savundu. Hukuk ekibi ayrıca Tennessee'nin infaz protokolünü eleştirerek, işlem sırasında komplikasyon yaşanması halinde mahkemelerle anında telefon bağlantısı kurulmasını garanti altına alan bir düzenleme bulunmadığına dikkat çekti.
Bu endişeler, 30 Eylül'de Nashville'deki Riverbend Maksimum Güvenlik Kurumu'nda gerçekleştirilen infaz sırasında görevlilerin damar yolu açmakta zorlanmasıyla daha da önem kazandı.
Mahkemeye daha sonra sunulan belgelere göre infaz ekibi, damar yoluna erişim sağlayabilmek için yaklaşık 10 kez iğne kullanmak zorunda kaldı. Pike'ın avukatları, tekrarlanan girişimlerin müvekkillerinin kollarındaki damarların zarar görmesine veya yırtılmasına neden olmuş olabileceğini öne sürdü.
İki doz pentobarbital verilmesine rağmen Pike nefes almaya devam etti. İnfazı izleyen tanıklar, infaz odasından horlama ve boğulma seslerine benzer sesler duyduklarını bildirdi.
Nasıl hayatta kaldı?
Tıp uzmanları, ölümcül ilacın Pike'ın kan dolaşımına gerektiği şekilde girip girmediğini sorguladı. Anestezi uzmanı Dr. Joel Zivot, daha önce ölümcül iğneyle infazlarda yaşanabilecek komplikasyonlara dikkat çekerek ilaçların damar yerine çevredeki dokulara verilmesi ihtimalinden söz etmişti. Tıbbi toksikoloji uzmanı Dr. Kenneth Katz da ilacın Pike'ın dokularında birikmiş olabileceğini ve bunun hayatta kalmasını açıklayabileceğini ileri sürdü.
İnfaz girişiminin durdurulmasının ardından acil sağlık ekipleri çağrıldı ve Pike hastaneye kaldırıldı. Burada 10 gün tedavi gören kadın, 10 Ekim'de cezaevine geri gönderildi. Başarısız infaz girişimi sırasında aldığı yaralar nedeniyle tedavisinin cezaevinde de sürdüğü bildirildi.





