BirGün
Haber akışına dön

Onlara Düğün Dernek, Bize Duruşmalar

Onlara Düğün Dernek, Bize Duruşmalar

Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluğuyla yüzleşirken iktidarın hedefi gazeteciler oluyor. ‘Sonuna kadar gidilecek’ diyorlar gazetecileri tutukluyorlar, ‘Ucu nereye dokunursa dokunsun’ diyorlar. Hep gazetecilere dokunuyorlar.

Murat Ağırel, kara para akladığını ikrar eden, dolandırıcı olduğu öne sürülen Almanya’daki bir kişinin şikayetiyle yapmadığı haberden dolayı cezaevinde. İsmail Arı, eski RTÜK Başkanı’nın şikayeti nedeniyle 4.5 ay sonra yeniden hapsedildi. Sözcü’den Mustafa Balcı, fon vurgucusu olduğu iddia edilen Osman Arıkan Nacar ile AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in konserdeki bir fotoğrafını yayınladığı için cezaevinde. Şaban Sevinç fotoğrafı paylaşıp bir kulis haberi yaptığı için tutuklandı. Selahattin Günday, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün şüpheli olduğunu ilk haber yapan gazeteci olmasına rağmen hiç ilgisinin olmadığı soruşturmada hapse atıldı. Tuğba Tekerek, Gürcistan’daki LGBTİ bireylerle ilgili haber yaptığı için hapiste yatıyor.

Biz gazeteciler kendimizi Kafka romanlarının gerçek karakterleri gibi hissediyoruz. Çünkü çok mantıksız, çok saçma, çok karanlık ve herkesin normalleştirdiği bir deliliğin içindeyiz.

Ülke fon vurgununu konuşurken dün bir duruşmam vardı. Üstelik finans dünyasıyla yakından ilgiliydi. BDDK Başkan Yardımcısı Mustafa Aydın’ın skandal düğününü haber yapmıştım ve şikayetçi Mustafa Aydın’dı. İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde, 2 Asliye Ceza Mahkemesi’ne avukatım Gamze Pamuk ile birlikte gittik. Duruşma listesi kapıya asılmıştı. Yine gazetecilerin adı sıralanmıştı. Benden sonra Fatih Altaylı’nın duruşması görülecekti.

Her zamanki gibi bekledik, mübaşir adımızı bağırdı, küçük duruşma salonuna girdik. Salondaki ekranlarda farklı cezaevlerindeki mahkumlar, SEGBİS ifadeleri için sıralarını bekliyordu. Mübaşir hepsini hazır etmek için uğraşırken Hakim savunmamı alacaklarını söyledi ve katibim yetişebilmesi için cümleler arasında boşluk vererek konuştum. Bu beyanımı sizinle de paylaşıyorum. BDDK’nın da suçlandığı fon vurgunuyla ülkenin ekonomisi çökertilmişken bu sözlerim de arşivde dursun isterim:

”Sayın Hakim durum tam olarak şöyle; Siz beni yargılıyorsunuz. Duruşma bittikten sonra siz bana ‘Timur Bey benim düğünüm var’ diyorsunuz, sonra manalı bir şekilde bana bakarak ‘Beklerim’ diye ekliyorsunuz. Normal olarak bende ‘Düğünde ne takacağım’ diye düşünüyorum. ‘Ne kadarlık takı takarsam Hakim bana kafayı takmaz’ diye aklımdan geçer. Haberini yaptığım olay tam olarak buna benziyor.

BDDK BİZİ KAFAYA TAKAR

“Bir haber kaynağımdan BDDK başkan yardımcısı Mustafa Aydın’ın Şişli’deki beş yıldızlı bir otelde düğün yapacağını öğrendim. Bu düğüne denetlemekle yükümlü olduğu banka yöneticilerini, özel finans kuruluşu sahiplerini ve yöneticilerini davet etmişti. Yani kamu gücü ile üzerlerinde denetim yetkisinin bulunduğu kişileri düğününe çağırmıştı. Hemen araştırmaya başladım, finans piyasasındaki insanlar ‘Ne kadarlık bir takı takacağız’ diye kara kara düşünüyordu. Hatta bazı büyük bankalar bunun için yönetim kurulu toplantısı yapmış ve ‘Rakip banka bizden fazla takarsa BDDK başkan yardımcısı da bize kafaya takar’ diye düşünerek bir bedel belirlemeye çalışmışlardı.

Sonunda diğer bankaların yöneticileri ile de konuşarak 10 bin dolardan az olmamak kaydı ile takı takmaya karar vermişler. Bu olayın dünyanın her yerinde büyük bir haber ve skandal olduğuna şüphem yok.

Bu nedenle düğünün yapılacağı 5 yıldızlı otele gittim. Hatta beni tanıyan insanlar oldu. ‘Timur Bey sizin burada ne işiniz var’ dediler ve ben de haber yapmak için geldiğimi söyledim hatta onların bunu normal karşılamasına çok şaşırdım. Ayrıca düğüne eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TBMM Başkanvekili Celal Adan ve çok sayıda siyasi, şahit olarak katılmıştı ve onları da çektim.

Düğünün yemekli olmadığını aslında bir takı merasimi olarak organize edildiğini gördüm ve orada bu bankaların yöneticileri, finans kuruluşlarının sahipleri düğün dansından sonra hemen takı sırasına girdiler.

Korumalarıyla özel makam araçlarıyla düğüne gelen bu yöneticiler ellerinde takılarıyla gücünün kamudan alan bürokratın takı merasiminde iki saate yakın bekledi. Mustafa Aydın BDDK Başkan Yardımcılığı koltuğunda oturmasa oradaki banka yöneticileri ve finans şirketi yöneticileri asla böyle bir düğüne gelmezdi.

Yani Mustafa Aydın kamu makamını kullanarak menfaat temin ettiği kanaatindeyim.

Dediğim gibi bu çok çok önemli bir haber. Hatta daha sonra bu düğünde çektiğim görüntüleri inceleyerek yeni haberler ortaya çıkardım. Yasadışı bahis ve kara para aklamaktan yargılanan Erkan Kork, PozitifBank’ı satın alabilmişti.

Şu an cezaevinde olan gazeteci meslektaşım Murat Ağırel bu skandalı ortaya çıkarmıştı. Çektiğim videoları incelediğimde Erkan Kork’un Mustafa Aydın’a takı taktığı anları kaydettiğimi gördüm, bu haberi de yaptım.

Erkan Kork cezaevindeyken benden ve Murat Ağırel’den şikayetçi oldu, sabaha karşı evimiz basıldı, 1 gün gözaltında tutulduk ve tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildik. Uzun bir süre adli kontrol tedbiri uygulandı.

Mustafa Aydın hakkında yaptığım bu haber nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği tarafından ödüle layık görüldüm. Ödül almaya Ankara’ya gidecektim ki yine polisler tarafından gözaltına alındım, gerekçe iki tane Tweetti. Ödülü de almaya gidemedim.

Şu an Türkiye’de dünya tarihinin en büyük finans yolsuzluğu ortaya çıkıyor, bu skandal hakkında haberler yapmaya devam ediyorum, ülkeyi 20 milyar dolar soyan bu şebekenin pek çok üyesi ve soygunun faili Mustafa Aydın’ın düğününe katılmıştır.

Şu an videoları inceleyerek onları da tespit ediyorum ve bu fon skandalında kamu bürokratları ile siyasetçilerin finans sektöründe manipülatörlerle birlikte hareket ederek insanların paralarını çaldığını görüyoruz.

BDDK düğünü haberini yaptığımız dönem bu ilişkilerle ve kamu gücünün kendi menfaatleri için kullanılmasıyla mücadele edilseydi acaba bugün halk böyle soyulabilir miydi.

Kendime bu soruyu soruyorum, çünkü ben haberi hazırladığım dönem Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Kamu Etiği Kurulunun Mustafa Aydın hakkında bir inceleme başlatmasını istemişti. Ancak Kamu Etiği Kurulunun hazırladığı raporu hiçbir zaman açıklamadılar, halen bu raporu araştırıyorum. Düğünü gazetecilik görevim gereği aleni bir şekilde kaydederken takı torbalarının ve kutularının defalarca dolup boşaltıldığını gördüm.

NE KADAR TAKI TOPLANDI

Bu tarihten beri o düğünde ne kadar takı toplandığını öğrenmeye çalışıyorum. Çünkü Abilgiyi vermekle yükümlüyüm. Ancak Mustafa Aydın ısrarla bunu açıklamıyor. Ben bugün fon vurgununda halkın 2,2 milyar TL’sini çalan Fatma Betül Sayan Kaya’nın benim hakkımda dava açmasını ve yargılanmayı bekliyorum. Çünkü biz gazeteciler Türkiye’de yaptığımız haberin tamamen doğru, belgeli, görüntülü olmasına karşın sürekli yargılanıyoruz. Suç işleyenler yargılanmıyor, suçu ortaya çıkaran biz gazeteciler sanık oluyoruz, gözaltına alınıyoruz hapse giriyoruz.

Altın kaçakçılığı yapan milletvekillerini ortaya çıkarıyoruz, o milletvekilleri yargılanmıyor biz yargılanıyoruz. Kamu bankasından mafyaya kredi veren banka yöneticilerini ortaya çıkarıyoruz yine biz yargılanıyoruz. Mustafa Aydın bu düğününde makamını kullanarak takı topluyor, ben bu konuyla ilgili emniyette adliyede kaç tane ifade verdiğimi hala hatırlamıyorum. Mustafa Aydın ise bu skandala rağmen koltuğunda oturuyor, makamında oturuyor ve yargılanmıyor. ben Mustafa Aydın’a hakaret etmedim, iftira atmadım, haberimin sonuna kadar arkasındayım. Haberim doğruluğuna dair en ufak bir şüphe bile yoktur. Ama artık gerçekleri ortaya çıkarmaktan, suçları ortaya çıkarmaktan ve bunu yaptığım için yargılanmaktan yoruldum. Mustafa Aydın’ın yargılanmasını benim ise beraatimi talep ediyorum.”

Avukatım Gamze Pamuk da basın özgürlüğü ve bunu güvence altına alan yasaları da vurgulayarak harika bir savunma yaptı. Savcılık mütaala için süre istedi ve duruşma ertelendi.

Duruşma salonundan çıkarken Fatih Altaylı’nın duruşması için hazırlık yapılıyordu.

Biz ‘Skandal Düğünü’ haber yaptığımız sırada dersler çıkarılsaydı, hakkaniyetli bir denetim ve yargı süreci yürütülseydi belki fon vurgunu yaşanmazdı. Siyasetçi, bürokrat ve finans manipülatörleri üçgeninde yüzbinlerce insan belki parasını, geleceğini kaybetmezdi. Ama halen fon yolsuzluğu haberi yapan gazeteciler ev hapsinde ya da cezaevinde.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
birgun.net