Politika Servisi
Organize Fon Vurgunu Birbirlerine Düşürdü

Her gün yeni bir skandalın ortaya çıktığı fon vurgunu iktidarın ayağına dolandı. Konunun AKP ile ilgisinin olmadığını savunan Saray yönetimi bağımsız medyayı hedef alırken yandaşlar birbirine girdi. Fon vurgunu tartışmalarına Berat Albayrak’ı savunan yayınlarla dahil olan Turkuvaz Medya Grubu, CHP’li Faik Öztrak ve YENİ Partili Ümit Özlale’nin yanı sıra iktidara yakınlığıyla bilinen Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’yi de hedef aldı. Günlerdir tartışmanın üzerine giden Sabah, Albayrak’ın avukatının "Faik Öztrak, Ümit Özlale gibileri taşeron olarak kullananlarla Abdulkadir Selvi’ye bugünkü (dünkü) yazısını yazdıranlar aynı kişilerdir" açıklamasını öne çıkardı. "FETÖ’nün paltosundan çıkanlar" başlıklı dünkü haberine Selvi’yi de dahil etti.
Tartışmalar sürerken iktidara yakın medya kuruluşları arasında da dikkat çekici bir tartışma başladı. Tartışmanın merkezinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı ve eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yer aldı. Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın yönetim kurulu başkan vekilliğini yürüttüğü Turkuvaz Medya Grubu’na bağlı Sabah, Takvim ve A Haber, soruşturma kapsamında Albayrak’ın adını gündeme getiren isimlere karşı yayınlar yaptı.
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ve YENİ Parti Milletvekili Ümit Özlale’nin yanı sıra, iktidara yakınlığıyla bilinen Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi de bu yayınların hedefi oldu. Sabah ve Takvim, Albayrak’a yönelik eleştirileri "FETÖ" ile ilişkilendirirken Selvi’nin de aynı çevreler tarafından yönlendirildiğini öne sürdü. Selvi daha önceki yazılarında da fon vurgununu “organize soygun” olarak değerlendirmişti.
Fon vurgunu ülkenin dört bir yanında protesto edilirken yandaş Sabah gazetesi iktidara yakın Selvi’yi de hedef tahtasına oturttu.
FETÖ İMASI
Turkuvaz medyanın başta gelen yayın organı Sabah’ta önceki gün yayınlanan "FETÖ’nün paltosundan çıkanlar! Firari militanlar yazdı, taşeronlar oynadı: Tek merkezden yönetilen alçak saldırı" başlıklı haberde Berat Albayrak’ın avukatı İsa Sinan Göktaş’ın açıklamalarına yer verildi.
YENİ Parti milletvekili Ümit Özlale ve CHP’li Faik Öztrak’ın hedefe konulduğu açıklamada Abdülkadir Selvi’ye de yer verildi ve "Sayın Berat Albayrak’ın 2020 yılında görevinden ayrılmasının üzerinden altı yıl geçmiş olup, bu süre zarfında Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini üç farklı isim üstlenmiştir. Faik Öztrak, Ümit Özlale gibileri taşeron olarak kullananlarla Abdulkadir Selvi’ye bugünkü yazısını yazdıranlar aynı kişilerdir" denilerek FETÖ göndermesi yapıldı.
Aynı haberde söz konusu isimlerle birlikte "Özellikle son günlerde; Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak’ı aktif siyasetin içerisinde yer almamasına rağmen yalan ve iftirayla dillerinden düşürmeyen muhalefete, yurtdışından yayın yapan Cevheri Güven, Said Sefa, Tarık Toros gibi FETÖ’cü hainler destek veriyor" denildi. Haberde, Albayrak’a yönelik açıklamalar "Türkiye’nin ekonomi politikalarını hedef alan uluslararası bir organizasyon" ve "yeni bir 17/25 Aralık denemesi" olarak nitelendirildi.
SELVİ NE DEDİ?
Selvi, Hürriyet’te 21 Ekim’de yayımlanan yazısında fon soruşturması üzerinden Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Berat Albayrak’ın tez hocası olan Erişah Arıcan’a yöneltilen eleştirileri gündeme taşımıştı. "Faik Öztrak neden hedef aldı?" ara başlıklı bölümde Öztrak’ın açıklamalarını aktaran Selvi, Arıcan’ın ekonomi bürokrasisindeki ilişkilerine ilişkin tartışmalara yer vermişti. Öztrak, Arıcan’ın Berat Albayrak ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun doktora tez danışmanı olduğuna dikkat çekerek bürokrasideki ilişki ağlarının araştırılmasını istemişti. Selvi’nin bu değerlendirmeleri köşesine taşıması, Albayrak cephesinin ve Turkuvaz medyasının tepkisini çekti.
Sabah’ın dünkü ana gündemlerinden biri de fon soruşturması ve Berat Albayrak oldu. Sabah yazarı Dilek Güngör tarafından kaleme alınan "Berat Albayrak’ın adını lekeleyemezsiniz! Kirli ittifak işbaşında: Taşeronları belli olan saldırıların patronu kim?" başlıklı yazıda da aynı argümanlarla aynı isimlere yönelik eleştiriler yer aldı.
Abdülkadir Selvi ismi de Albayrak’ın avukatının açıklamalarına dayandırılarak hedefe konuldu. Yandaş Hilal Kaplan da "Hükümete yakın" başlığıyla yazdığı yazıda söz konusu vurguna ilişkin şaşkınlığını dile getirdi.
Berat Albayrak’ın krizin yaşandığı dönemde iktidarda bir görevinin olmadığını vurgulayan Kaplan mevcut ekonomi yönetimini hedef tahtasına oturttu. Yüz binlerce yatırımcının mağduriyetinin devam ettiği soruşturmada ekonomi bürokrasisinin denetim sorumluluğu, şüpheli işlemlere neden zamanında müdahale edilmediği ve kamu görevlilerinin olası ihmalleri yanıt bekleyen başlıklar arasında bulunuyor. İktidara yakın medyadaki tartışma ise soruşturmanın siyasi sorumluluğundan çok, Berat Albayrak’ın adının gündeme getirilmesi etrafında yoğunlaşıyor.
Bu haberlerin ve yazıların merkezinde, Berat Albayrak’ın avukatı İsa Sinan Göktaş’ın 21 Ekim’de yaptığı açıklamalar yer aldı. Göktaş açıklamasında, muhalif vekiller Öztrak ve Özlale’nin fon soruşturmasına ilişkin beyanlarına tepki gösterirken, Hürriyet yazarı Selvi’yi de işaret etti.
HAKAN'DAN GERİ VİTES
Öte yandan Sabah sopayı büyütünce, Hürriyet’in yayın yönetmeni Ahmet Hakan koltuğunu koruma derdine düştü. Ahmet Hakan, dün Berat Albayrak’ın fon soygunuyla hiçbir ilgisi olmadığını, CHP’li Faik Öztrak ve Yeni Partili Ümit Özlale’nin bu suçlamalarla ortalığı bulandırdığını belirten bir yazı kaleme aldı. Ancak gazetesinin en kıdemli AKP’lisi olan Selvi’nin bu meselede yerden yere vurulmasına hiç değinemedi.
∗∗∗
ÇAKMAK'A YENİDEN GÖZALTI
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yönetiminde görevden almalara, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda üst düzey değişikliklere yol açan soruşturmada tutuklu sayısı 99’a yükselirken, yedi şirkete ait tasfiyesine karar verilen 131 fon ile ilgili incelemeler ise sürüyor. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in eski Genel Müdürü Taha Çakmak hakkında ise yeni bir gelişme yaşandı. Taha Çakmak, geçen hafta Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’teki genel müdürlük görevlerinden istifa etmişti. Çakmak, daha önce İstanbul’da yürütülen fon soruşturması kapsamında ifade vermiş ve hakkında adli kontrol kararı uygulanmıştı. Çakmak dün bir kez daha gözaltına alındı. Çakmak’a, Türkiye Sigorta’nın fon yatırımları karşılığında Tera Grubu’ndan 1 milyon dolar elden para aldığı iddiasının da aralarında bulunduğu çeşitli suçlamalar yöneltildi.
Öte yandan fonların tasfiyesine ilişkin kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Düzenlemeyle, 1 milyon liraya kadar yapılacak ara ödemelerin önü açıldı. Düzenlemeyle birlikte yatırımları 1 milyon lira ve 1 milyonun liranın altında olanlara yatırımları kadar, üzerinde olanlara ise en fazla 1 milyon lira ödeme yapılacak. Ödemeler, düzenlemenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından başlayacak.
SKANDAL SUSARAK KAPATILAMAZ
Türkiye Diyanet Vakfında (TDV), Gazze için toplanan bağışların yatırım fonlarında değerlendirildiğine ilişkin iddiaların ardından üst düzey görevden almalar yaşandı. Kamuoyuna yansıyan yeni gelişmeye göre Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan ile yardımcıları Recep Şükrü Balkan ve Fatih Kayacan’ın görevlerine son verildi. Fon işlemlerine ilişkin vakıf bünyesindeki incelemelerin devam ettiği bildirildi.
BirGün’e konuşan Başkanlık kaynakları "susarak skandal kapatılamaz. Diyanet ve vakfın başkanı Safi Arpaguş. Kendisinin kamuoyuna açıklama yapması gerekir. Bir yıldır kendisi başkan. Bir yıldır fona Gazze bağışları gidiyor. Genel müdür ve yardımcılarını görevden alarak skandalın faturası sadece onlara kesilemez. Bir yıldır fona para girişine onay veren bizzat kendisi olduğu için istifa edip, milletten özür dilemesi ve hukuk önünde hesap vermesi gerekir" dedi.
'1 YIL ÖNCE UYARDIK'
MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, fon soruşturmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, ilgili kurumları yaklaşık 1 yıl önce uyardıklarını söyledi. Karakaya, spekülasyon oluşmaması için o dönemde açıklama yapmadıklarını da belirtti. Krizin seçim dönemine yakın yaşanması durumunda ekonomik bir darbeye dönüşebileceğini ve hükûmeti zor durumda bırakabileceğini öne süren Karakaya, bazı çevrelerin gelişmeleri seçim dönemine yakın bir tarihte planlamak istemiş olabileceğini öne sürerek, “Her şerde bir hayır var” dedi.
'DIŞ GÜÇLER'E BAĞLADI
Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal ise fon skandalını yaklaşan seçim öncesi doğrudan Erdoğan’ı hedef al “dış güçlere” bağlayan bir yazı kalem aldı. Ünal şu ifadeleri kullandı: “Fon Krizi’nin bu kuşatma operasyonu için son derece elverişli bir malzeme olduğuna şüphe yok. Muhalefet beceremese dahi, uluslararası istihbarat örgütleri bu krizi Erdoğan aleyhine kullanmaktan çekinmeyecek. Hatta Fon Krizi bahanesiyle bir ekonomik saldırı bile devreye girebilir. Başta “Terörsüz Türkiye” projesi olmak üzere kırılgan sahaların provoke edilmesi ya da siyasi krizler de belki devreye alınacak.”



