CHP Lideri Özel, sohbet ettiği İsmail Saymaz’a, "butlan ya da kayyum kararı çıkarsa tanımam" demiş. Bu, cesur bir çıkış. Ne yapacak? Direnecek… Gerekirse genel başkanlık makamını terk etmeyecek. 30 Haziran’da Türkiye bunu da yaşar mı? Ana muhalefet partisine mahkeme kanalıyla ve polis gücüyle el konulabilir mi? Görünen o ki, Erdoğan sonuna kadar gitmekte kararlı. İktidar, CHP’yi etkisizleştirmek ve bölmek için elinden geleni yapacak. Terörsüz Türkiye konseptinde DEM yalnızlaştırılacak. CHP’li belediyeler, ihaleye fesat karıştırmak, yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla silkelenecek, başkanlar hapse konulacak. Aynı anda AKP/MHP ikilisi yönetim biçimlerini güçlendirmek ve meşrulaştırmak için Anayasa değişikliğine gidecek.
Bizi bekleyen siyasi senaryo bu... CHP’nin nöbet değişimine sahne olan kurultayı, delegelere baskı yapılarak, yemekler vererek ve kandırarak geçiştirildi. Eğer delegeler sudan gerekçelerle yok hükmünde sayılırsa, kıyamet kopabilir. Özel'in, Bayburt’ta verdiği sinyal de bunu gösteriyor. Genel başkanlığı elinden alınmaya kalkılırsa haklı mı? Bence haklı. Erdal İnönü- Deniz Baykal çekişmesini hatırlayın. 1987 yılındaki referandumla siyasi yasak kalktıktan sonra Baykal siyasete döndü ve SHP Genel Sekreteri oldu. Baykal’ın kurmayları ile İnönü’nün kurmayları, delegeleri yanlarına çekmek için ter döktüler.
Kurultay dediğin böyle olur. Milliyetçi ve muhafazakar partilere bakıldığında, genel başkan olan ölene kadar genel başkan kalıyor. MHP Genel Başkanı Bahçeli 1996 yılından beri genel başkan. AKP’ye bakalım, Erdoğan 2001 yılından beri genel başkan. CHP’de ise tek adam liderliğini 1972 yılında Bülent Ecevit bitirdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkan ilk kişi Özgür Özel değil. Dışarısı kaynıyor. İsrail, İran’da rejimi değiştirmek için tüm gücüyle saldırıyor. Ortalık karıştı, daha da karışacak. İçerisi zaten kaynıyor. Kurultay iptaliyle daha da kaynatılırsa belimizi zor toparlarız.





