Karar
Haber akışına dön

Prof. Dr. Aydın Türkmen Uyardı: Sık Tüketilen 6 Bitki Çayındaki Gizli Tehlike

Prof. Dr. Aydın Türkmen Uyardı: Sık Tüketilen 6 Bitki Çayındaki Gizli Tehlike

Hastalıklardan korunmak, ödem atmak veya kilo vermek amacıyla "doğal olan zararsızdır" düşüncesiyle kontrolsüzce tüketilen bitki çayları, detoks kürleri ve bitkisel takviyeler hayati organları tehdit ediyor. Prof. Dr. Aydın Türkmen ile Diyetisyen Gökçen Efe Aydın; bilinçsiz kullanılan bitkisel ürünlerin akut böbrek hasarından tansiyon krizlerine, elektrolit bozukluklarından tehlikeli ilaç etkileşimlerine kadar pek çok ciddi tabloya yol açabileceği konusunda uyardı.

Soğuk havalarda bağışıklığı güçlendirmek ya da sağlıklı yaşamak isteyen pek çok kişi, hekime danışmadan bitkisel takviyelere ve kürlere yöneliyor. Ancak bir ürünün doğadan elde edilmesi, her koşulda güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Uzmanlar; özellikle kronik böbrek hastalarının, diyabetlilerin, hipertansiyon hastalarının ve böbrek nakli alıcılarının doktor onayı olmadan kesinlikle bitkisel takviye kullanmaması gerektiğinin altını çiziyor.

GÜNDE 180 LİTRE SIVI SÜZEN BÖBREKLER DOĞRUDAN HEDEFTE!

Böbreklerin vücudun sıvı ve elektrolit dengesini korumaktan atık maddeleri uzaklaştırmaya kadar yaşamsal görevler üstlendiğini belirten Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, bu organların tüketilen gıdalar ve ilaçların yıkım ürünleriyle yoğun şekilde temas ettiğini hatırlattı.

Böbreklerin bir günde yaklaşık 180 litre sıvıyı süzerek kanı temizlediğini vurgulayan Prof. Dr. Türkmen, bu yoğun işlevin böbrekleri kullanılan ilaçların dozları ve tüketilen ürünlerin içeriği bakımından son derece hassas bir noktaya taşıdığını ifade etti.

"DOĞAL OLMASI GÜVENLİ OLDUĞU ANLAMINA GELMİYOR"

Gıda takviyesi olarak piyasaya sunulan bitkisel ürünlerin ilaçlarla aynı denetim süreçlerinden geçmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Aydın Türkmen, markadan markaya değişen etken madde miktarlarının yanı sıra üretim sorunları nedeniyle ağır metal, pestisit veya beyan edilmemiş ilaç etken maddeleriyle kontaminasyon (bulaşma) riski oluşabildiğini belirtti. Özellikle internet üzerinden kaynağı belirsiz ürünlerin satın alınmasının ve mevcut tıbbi tedavilerin yerine konulmasının ağır sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.

ZERDEÇAL VE KURKUMİN HERKES İÇİN MASUM MU?

Eklem ağrılarından iltihabi hastalıklara kadar pek çok alanda popülerleşen zerdeçal ve etken maddesi kurkumin hakkında da önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. Türkmen, bazı ticari bitkisel ürünlerde ağrı kesici (nonsteroid antiinflamatuvar) ilaç etken maddeleriyle bulaşma riski bulunduğuna işaret etti. Bu durumun böbrekte kan akımını düzenleyen mekanizmaları baskılayarak özellikle diyabet, tansiyon ve kronik böbrek hastalarında akut böbrek hasarı riskini artırdığını belirten Türkmen, yüksek doz kurkumin takviyelerinin içerdiği oksalat nedeniyle böbrek taşına yatkın kişilerde ve organ nakli alıcılarında ilaç etkileşimi açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkmen ayrıca; bazı bitkilerde bulunan aristoloşik asidin geri dönüşümsüz böbrek hasarı ve idrar yolu kanserleriyle ilişkilendirildiğini, yüksek doz yeşil çay ekstresinin karaciğer hasarına yol açabildiğini, protein ve kreatin tozlarının ise böbrek fonksiyonları incelenmeden kullanılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

SIK TÜKETİLEN 6 BİTKİ ÇAYINDA GİZLİ RİSKLER!

Toplumda "bitkisel" kelimesine duyulan güvenin bu ürünlerin sınırsız tüketilebileceği yanılgısını doğurduğunu belirten Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın ise yaygın olarak içilen 6 bitki çayının barındırdığı riskleri tek tek sıraladı.

Kafein içeren yeşil çay ve matcha çaylarının hafif idrar söktürücü etki göstererek aşırı tüketimde sıvı dengesini bozabileceğini belirten Aydın, tansiyon ve kilo kontrolü için içilen hibiskus çayının ise kan basıncını düşürücü etkisi nedeniyle tansiyon veya idrar söktürücü ilaç kullananlarda mutlaka doktora danışılarak tüketilmesi gerektiğini ifade etti. Meyan kökü tüketiminin kan basıncını yükseltebileceği, potasyumu düşürebileceği ve vücutta sıvı tutulmasına yol açabileceği uyarısında bulunan Aydın, bunun hipertansiyon ve böbrek hastaları için tehlikeli olduğunu kaydetti.

Kabızlık için sıkça başvurulan sinameki çayının uzun süreli kullanımının şiddetli sıvı ve potasyum kaybına yol açarak kalp ve böbrek sağlığını vurabileceğini aktaran Aydın; ödem atmak için içilen ısırgan otunun idrar söktürücü ilaç kullananlarda sıvı dengesini bozabileceğini, adaçayının ise içerdiği biyolojik bileşenler nedeniyle yüksek miktarda ve uzun süreli kullanımının sakıncalı olduğunu belirtti.

KULAKTAN DOLMA "MUCİZE" KÜRLERE KANMAYIN

Farklı bitkilerin gelişigüzel karıştırılmasıyla hazırlanan zayıflama, ödem atma ve detoks kürlerinin tekil bitki çaylarından çok daha büyük bir tehlike barındırdığını vurgulayan Gökçen Efe Aydın, bu karışımlarda hangi maddelerin ne miktarda bulunduğunun bilinmediğini ifade etti. Birden fazla bitkinin aynı anda kullanılmasının olası ilaç etkileşimlerini öngörmeyi imkânsız hale getirdiğini belirten uzmanlar, kulaktan dolma "mucize" kürler yerine sağlık sorunlarının mutlaka tıbbi yöntemlerle değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

whatsapp-image-2026-10-30-at-09-59-44-12.jpeg
whatsapp-image-2026-10-30-at-09-59-44-11.jpeg
whatsapp-image-2026-10-30-at-09-59-44-6.jpeg
whatsapp-image-2026-10-30-at-09-59-44-8.jpeg

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
karar.com