Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın emekli aylıklarında iyileştirme yapılacağını duyurmasının ardından Prof. Dr. Aziz Çelik, 2027 bütçesini inceleyerek milyonlarca emeklinin beklediği zamma ilişkin dikkat çekici bir hesaplama yaptı. Çelik'e göre Erdoğan'ın "müjde" olarak duyurduğu düzenleme, enflasyon artışının üzerine yaklaşık 2 bin liralık ilave zamla sınırlı kalacak.
Prof. Dr. Çelik Erdoğan'ın Müjdesini Açıkladı: Emekliye Enflasyon Artı 2000 Lira Zam

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın emekli aylıklarını iyileştirmek amacıyla yıl sonuna kadar yeni bir yasal düzenleme yapılacağını duyurması, milyonlarca emeklinin zam beklentisini artırdı. Ancak çalışma ekonomisi ve sosyal güvenlik uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, iktidarın açıkladığı 2027 bütçe rakamlarının yüksek oranlı bir artışa işaret etmediğini söyledi. Gazeteci Hilmi Hacaloğlu'nun YouTube'daki Ver Manşeti programına konuk olan Çelik, Erdoğan'ın açıklamasını, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın sözlerini ve 2027 yılı merkezi yönetim bütçe teklifini birlikte değerlendirdi.
Çelik, kamuoyunda seyyanen zam ve yüksek refah payı beklentisi oluşturulduğunu ancak bütçede bu beklentileri karşılayabilecek büyüklükte yeni bir kaynak bulunmadığını savundu.
"ORTADA ASLINDA BİR MÜJDE YOK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Ekim'deki Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, emeklilerin ekonomik sıkıntılarının farkında olduklarını belirterek 2027 bütçesinde aylıkların iyileştirilmesi için mali imkânlar oluşturulduğunu söylemişti.
Erdoğan, gerekli yasal düzenlemenin yıl sonuna kadar TBMM'nin takdiriyle hayata geçirilmesini hedeflediklerini açıklamıştı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da 27 Ekim'deki bütçe görüşmelerinde emekliler için enflasyon kaynaklı artışın üzerinde bir iyileştirme planlandığını, seçeneklere ilişkin teknik çalışmaların sürdüğünü belirtmişti.
Bu iki açıklamayı değerlendiren Aziz Çelik, beklenen düzenlemenin zaten Orta Vadeli Program ve 2027 bütçe teklifinin sınırları içinde olduğunu söyledi.
Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Ortada aslında bir müjde yok. Cumhurbaşkanının dün söylediğini bugün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da teyit etti. Bütçe imkânları dahilinde böyle bir bütçe hazırladık dedi. Dün birdenbire bir sürpriz ortaya çıkmadı."
Çelik, emeklilere büyük zam yapılacağı yönündeki haberlerin, açıklanan somut mali kaynaklarla karşılaştırılması gerektiğini vurguladı.
BÜTÇEYİ HESAPLADI: SOSYAL GÜVENLİĞE 1 TRİLYON LİRALIK İLAVE KAYNAK
Aziz Çelik, değerlendirmesinin merkezine 2027 bütçesindeki sosyal güvenlik ödeneklerini yerleştirdi. Bütçe teklifine göre sosyal güvenlik programı için 2026'da yaklaşık 1 trilyon 872 milyar lira olan ödenek, 2027'de 2 trilyon 887 milyar liraya yükseliyor. Böylece iki yıl arasındaki artış yaklaşık 1 trilyon 15 milyar liraya ulaşıyor.
Çelik, bu artışın yalnızca emekli maaşlarına yapılacak ilave iyileştirmeye ayrılmış bir kaynak olmadığını özellikle vurguladı.
Söz konusu bütçenin ocak ve temmuz aylarındaki normal aylık artışlarının yanı sıra sağlık giderleri ve sosyal güvenlikle bağlantılı diğer ödemeleri de kapsadığını belirten Çelik, kamuoyunda bu miktarın tamamının yeni zam için kullanılabileceği izlenimi oluşmasına karşı çıktı.
"1 TRİLYONUN TAMAMINI VERSENİZ AYDA 5 BİN 100 LİRA YAPAR"
Türkiye'de yaklaşık 16,5 milyon emekli dosyası bulunduğunu hatırlatan Çelik, sosyal güvenlik bütçesindeki yaklaşık 1 trilyon liralık artışın tamamının emeklilere eşit biçimde dağıtılması halinde ortaya çıkacak tutarı da hesapladı. Çelik'e göre, başka hiçbir harcamaya kaynak ayrılmadan bu miktarın tamamı emeklilere verilse bile aylık ortalama artış yaklaşık 5 bin 100 lirayla sınırlı kalıyor.
"Bütününü emeklilere verseniz 5 bin lira yapar, 5 bin 100 lira yapar ayda. Bunu veremeyeceğinize göre, çünkü bunun bir de normal enflasyon zammı var, diğer harcamalar var."
Çelik, mevcut bütçe sınırları içinde bütün emeklilere yansıyacak ilave iyileştirmenin ortalama 3 bin ile 5 bin lira arasında olabileceğini tahmin etti.
Ancak bu rakamın kesinleşmiş bir iktidar partisi kararı olmadığını, bütçe büyüklüğünden hareketle yaptığı bir değerlendirme olduğunu belirtti.
"OCAKTA ENFLASYON ZAMMININ ÜZERİNE 5 PUAN, TEMMUZDA 3 PUAN GELEBİLİR"
Aziz Çelik, iktidarın emeklilere enflasyon farkının üzerinde sınırlı bir artış yapabileceğini söyledi. Ocak ayındaki normal enflasyon artışına yaklaşık 5 puan, temmuz ayında ise 3 puanlık ilave iyileştirme yapılabileceği tahmininde bulundu. Böyle bir düzenlemenin emeklilerin satın alma gücünde kalıcı bir iyileşme sağlayamayacağını savunan Çelik, yüksek oranlı zam beklentilerine karşı uyardı.
"Emeklilere anlamlı refah getirecek bir artış bu paketin içerisinde var mı? Ben görmüyorum."
Çelik, özellikle en düşük emekli aylığını alanlar için daha yüksek bir artış yapılabileceğini ancak bütün emeklilerin gelirlerini belirgin biçimde yükseltecek bir düzenleme beklemediğini ifade etti.
"HER EMEKLİYE 20 BİN LİRA ZAM İÇİN 4 TRİLYON LİRA GEREKİYOR"
Çelik, emeklilerin satın alma gücünü anlamlı biçimde artıracak bir düzenlemenin maliyetini de hesapladı. Yaklaşık 16,5 milyon emekli dosyası üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, bütün emeklilere aylık 15 bin lira tutarında ilave ödeme sağlanması için yılda yaklaşık 3 trilyon lira, aylık 20 bin lira verilmesi için ise yaklaşık 4 trilyon lira ek kaynak gerekiyor.
Çelik, bu miktarın bütçeden karşılanmasının matematiksel olarak mümkün olduğunu ancak iktidarın mevcut ekonomi politikasında böyle bir tercihe işaret eden hazırlık görmediğini belirtti.
"20'şer bin lira artı her emekliye para vermek için 4 trilyon lira daha harcamaları gerekir. Harcayabilirler mi? Evet, harcayabilirler. Dört trilyon faize veriyorsunuz, verin dört trilyon daha."
Asıl meselenin kaynak bulunup bulunamayacağından çok, kamu harcamalarının hangi alanlara yönlendirileceği olduğunu söyleyen Çelik, bu büyüklükte bir artışın iktidarın mevcut bütçe tercihlerinde yer almadığını savundu.
"FAİZE 4 TRİLYON, SOSYAL GÜVENLİĞE 2,9 TRİLYON"
Aziz Çelik, 2027 bütçesinde faiz ödemelerine ve sosyal güvenlik harcamalarına ayrılan kaynakları karşılaştırdı. Bütçe teklifinde faiz giderleri için 3 trilyon 975 milyar lira ödenek öngörülürken, sosyal güvenlik programına yaklaşık 2 trilyon 887 milyar lira ayrılıyor.
Çelik, yaklaşık 76 milyon kişiyi ilgilendiren sosyal güvenlik programına ayrılan bütçenin faiz ödemelerinin altında kalmasını eleştirdi.
Sosyal güvenlik harcamalarının yalnızca emekli aylıklarını değil, sağlık ve diğer sosyal güvenlik giderlerini de kapsadığını hatırlattı.
"Faize 4 trilyon lira harcanacak. Bunun karşılığında 76 milyon kişiyi ilgilendiren Sosyal Güvenlik Programına 2 trilyon 887 milyar lira harcanacak."
Çelik, bu dağılımın Türkiye'nin sosyal devlet anlayışında yaşandığını savunduğu değişimi gösterdiğini belirterek, daha önce kaleme aldığı "Sosyal devletten faiz devletine" başlıklı yazısına da atıfta bulundu.
"EMEKLİYE BİR PARMAK BAL VERECEKLER"
Programda, seçimler yaklaşırken iktidarın emeklilere daha yüksek bir zam yapıp yapmayacağı da gündeme geldi. Aziz Çelik, emeklilerin ekonomik sıkıntılarının siyaset üzerindeki etkisini kabul etmekle birlikte mevcut ekonomi yönetiminin yüksek tutarlı bir artışı tercih edeceğini düşünmediğini söyledi.
Çelik, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı ekonomi politikalarının büyük oranlı maaş artışlarını sınırladığını savundu.
"Seçime doğru kesenin ağzını açacaklar ve yüklü zamlar yapacaklar. Ben böyle bir şey beklemiyorum."
Beklentisini daha çarpıcı bir ifadeyle özetleyen Çelik, "Kesenin ağzını açmaktan benim anladığım, bir parmak bal verecekler" dedi.
Emekli aylıklarının 35 bin veya 40 bin liraya yükseltilmesi gibi kapsamlı bir iyileştirmeyi mevcut bütçe ve ekonomi politikasıyla beklemediğini kaydetti.
"FON KRİZİNİN ÜZERİ EMEKLİ MÜJDESİYLE ÖRTÜLEBİLİR"
Yayının dikkat çeken bölümlerinden biri de emekli aylıklarına ilişkin açıklamaların zamanlaması ile yatırım fonu krizi arasında kurulan bağlantı oldu. Gazeteci Hilmi Hacaloğlu, kamuoyunda fon soruşturmasına yönelik tepkilerin büyüdüğü bir dönemde emekli maaşlarına ilişkin açıklamaların gündeme gelmesinin tesadüf olup olmadığını sordu.
Çelik, fon krizinin toplumda ciddi bir tepki oluşturduğunu savunarak emeklilere yönelik yeni düzenleme beklentisinin bu tartışmaların etkisini azaltabileceği görüşünü dile getirdi.
"Fon meselesinin yaratmış olduğu çok ciddi bir infial var kamuoyunda. Bu emeklilere yapılacak bir zam ya da müjde tartışmasıyla bir miktar örtülür bence."
Çelik, iktidarın emekli maaşlarına ilişkin beklentileri kamuoyunda daha erken ve daha güçlü biçimde gündeme getirdiğini düşündüğünü belirtti.
"Bakın, biz kaynak olunca emekliye de veriyoruz gibi. Çünkü o öbür tarafa aktarılacak olan kaynak şu anda miktarını gizli tutuyorlar."
Fon tasfiye sürecindeki kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin şeffaflık tartışmalarına dikkat çeken Çelik, bu konuda kamuoyuna daha fazla bilgi verilmesi gerektiğini savundu.
"EMEKLİLİK SİSTEMİNDE İNTİBAK DÜZENLEMESİ YOK"
Sosyal güvenlik uzmanı, emekli aylıkları arasındaki eşitsizliklerin giderilmesine yönelik herhangi bir hazırlık görmediğini de söyledi. Yaklaşık 5 milyon emeklinin en düşük aylık düzeyinde bulunduğunu belirten Çelik, diğer emeklilerin önemli bir bölümünün de bu tutara yakın aylık aldığını anlattı.
Uzun yıllar çalışan ve yüksek prim ödeyenlerle daha kısa süre sigortalı olanların aylıklarının giderek birbirine yaklaştığını vurgulayan Çelik, bunun intibak düzenlemesiyle giderilmesi gerektiğini ifade etti.
"Geçmişte aynı koşullarda çalışmış, benzer primi ödeyen insanlar arasında uçurum oluştu. Bunun giderilmesi lazım. Yani intibak yasası çıkması lazım."
Çelik, en düşük emekli aylığının artırılmasına karşı olmadığını ancak diğer aylıkların da çalışma süresi ve ödenen primlerle uyumlu biçimde yükseltilmesi gerektiğini söyledi.
"En düşük emekli aylığının artmasında bir sakınca yok. Artsın. Ama diğer emekli aylıkları da çalışmaya ve ödenen prime bağlı olarak artmalı."
MEMUR EMEKLİLERİNİN SEYYANEN ZAM BEKLENTİSİNİ HATIRLATTI
Çelik, memur emeklilerine ilişkin daha önce verilen sözlerin de yerine getirilmediğini savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 11 Mayıs 2023 tarihinde memurlara yapılan seyyanen artışın memur emeklilerine de yansıtılacağını açıkladığını hatırlatan Çelik, bu uygulamanın hayata geçirilmediğini belirtti.
Çalışan memurlarla memur emeklilerinin gelirleri arasındaki farkın giderek açıldığını söyleyen Çelik, memur emeklilerinin mevcut seyyanen ödeme tutarının aylıklarına yansıtılmasını beklediğini aktardı.
Bu konunun emeklilere yönelik yeni paket içerisinde ele alınacağına ilişkin bir işaret görmediğini ifade etti.
KADEMELİ EMEKLİLİK VE EYT İÇİN DE UYARDI
Programda 1999 sonrası sigorta girişi bulunanların kademeli emeklilik talepleri de gündeme geldi. Çelik, EYT düzenlemesinin ardından sigorta başlangıcı arasında çok küçük fark bulunan kişiler için büyük emeklilik yaşı farklılıkları oluştuğunu belirtti.
Bu sorunun çözümü için kademeli emeklilik düzenlemesi gerektiğini savunan Çelik, mevcut bütçe teklifinde bu yönde bir hazırlık bulunmadığını söyledi.
"Bu bütçeden okuduğum, gündemde ne intibak var ne ciddi bir artış söz konusu ne memurlar için ilave ödeme söz konusu ne de kademe söz konusu."
Çelik, farklı seçeneklerin ilerleyen süreçte gündeme alınabileceğini ancak değerlendirmesini kulis bilgilerine değil, açıklanan bütçe belgelerine dayandırdığını vurguladı.
"EMEKLİLERE TEK SEFERLİK ÖDEME ÇÖZÜM DEĞİL"
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu'nun yüksek tutarlı tek seferlik bir ikramiye ödemesi yapılıp yapılmayacağını sorması üzerine Çelik, bu seçeneğin emeklilerin gelir sorununu çözmeyeceğini söyledi. Tek seferlik ödemelerin aylıklara kalıcı biçimde yansımadığını ve sonraki zamların hesaplanmasına da temel oluşturmadığını hatırlattı.
Çelik, emeklilerin asıl ihtiyacının bir defalık ödeme değil, aylıklarında kalıcı iyileşme olduğunu vurguladı.
"Tek seferlik bir ikramiye ödemesi olursa bu aylıklara etki etmez. Bir kez alırsınız, harcarsınız. Emekli açısından anlamlı olan, emekli aylıklarına makul bir oranda zam yapmak ve sonra bunun üzerine artış yapmaktır."
"EMEKLİLİK SİSTEMİNİ DAHA DA KARMAŞIK HALE GETİREBİLİRLER"
İktidarın yeni düzenlemede yaş, çalışma durumu, hane geliri ve sosyal yardım ihtiyacı gibi farklı kriterleri değerlendirdiğine ilişkin haberleri de yorumlayan Çelik, bu yönteme mesafeli yaklaştı.
Mevcut sosyal yardım programlarıyla emekli aylıklarının birbirine bağlanmasının sistemi daha karmaşık hale getirebileceğini savundu.
Emeklilerin temel gelirinin sosyal yardımlara bağımlı olmadan yeterli düzeye çıkarılması gerektiğini belirten Çelik, düşük gelirli kişilere yönelik sosyal desteklerin ise ayrı ve tamamlayıcı mekanizmalarla yürütülmesini önerdi.
"BÜTÇEDE GÖRÜNMEYEN BİR MÜJDEYE GÜVENMEMEK LAZIM"
Aziz Çelik, yayının emekli aylıklarına ilişkin bölümünde yüksek zam beklentilerinin bütçe rakamlarıyla desteklenmediğini bir kez daha vurguladı.
İktidarın yasal düzenlemeyi nasıl şekillendireceğinin henüz kesinleşmediğini belirten Çelik, mevcut verilerden hareketle yüksek tutarlı ve bütün emeklileri kapsayan bir artış beklemediğini söyledi.
Çelik'e göre asıl sorun yalnızca zam oranları değil, emekli aylıklarının milli gelir artışından yeterli pay alamaması ve sistem içindeki eşitsizliklerin giderek derinleşmesi.
Çelik sözlerini şöyle tamamladı: "Ben hesaba, kitaba bakıyorum. İktidarın uygulamalarına bakıyorum. Bir analiz yapmaya çalışıyorum. Ciddiye alınacak iş bütçe teklifidir, Orta Vadeli Program'dır."



