Prof. Dr. Osman Bektaş, X hesabından yaptığı paylaşımlarda deprem büyüklüğü ile can kaybı arasındaki ilişkiye ve İstanbul’un deprem riskinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken unsurlara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Osman Bektaş: İstanbul’un Deprem Riski Sadece Deprem Bütçesiyle Açıklanamaz

Depremin büyüklüğünün olası can kaybını tek başına belirlemediğine dikkat çeken Bektaş, farklı büyüklükteki depremlerin oluşturabileceği risklerin yalnızca açığa çıkan enerji üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Bektaş, 7,8 büyüklüğündeki bir depremin, 6,2 büyüklüğündeki bir depreme kıyasla yaklaşık 251 kat daha fazla enerji açığa çıkardığını ancak bunun aynı oranda can kaybına yol açacağı anlamına gelmediğini belirtti.
Okyanusun ortasında meydana gelen 9 büyüklüğündeki bir depremle nüfusun yoğun olduğu bir kentte yaşanan daha küçük bir depremin aynı risk düzeyini oluşturmayabileceğini kaydeden Bektaş, deprem tehlikesi ile deprem riskinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı. Bektaş, deprem tehlikesini deprem olasılığı ve beklenen yer hareketiyle, deprem riskini ise olası can ve mal kaybıyla açıkladı.
İSTANBUL’UN DEPREM RİSKİNDE HANGİ FAKTÖRLER ETKİLİ?
İstanbul’un deprem riskinin belirlenmesinde yalnızca depremin büyüklüğüne odaklanılmaması gerektiğini belirten Bektaş; fayın kırılma koşulları, sarsıntının süresi, frekans içeriği, zemin özellikleri ve yapıların dayanımının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bektaş, başka bir paylaşımında ise ‘İstanbul’un deprem riski yalnızca deprem bütçesiyle açıklanamaz’ ifadelerini kullandı. Ana Marmara Fayı’nın sismik moment bütçesinin yanı sıra 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin kırılma mekaniğinin ve ölçülen en yüksek yer ivmesi (PGA) değerlerinin de araştırılması gerektiğini belirtti.
Marmara’daki sediman örtüsünün sismik dalgaların frekansını, genliğini ve süresini nasıl değiştirdiğinin incelenmesi gerektiğine işaret eden Bektaş, bu değişimlerin yapıların yıkılma riskine etkisinin de değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
DEPREM SENARYOLARI GERÇEK VERİLERLE KARŞILAŞTIRILMALI
İstanbul’un deprem riskinin daha kapsamlı biçimde anlaşılabilmesi için farklı verilerin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Bektaş, tarihsel deprem senaryolarının gerçek yer hareketleri ve hasar verileriyle karşılaştırılarak sınanması gerektiğini ifade etti.



