Haber Global
Haber akışına dön

Putin'den Büyük Güçler Önerisi, Ezilen Mağdura Masada Yer Yok!

Putin'den Büyük Güçler Önerisi, Ezilen Mağdura Masada Yer Yok!

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Donald Trump ve Şi Cinping'e Ukrayna savaşını görüşmek üzere üçlü zirve önerdiği ileri sürüldü. Ukrayna'nın masada yer almadığı girişim, halkların ve ülkelerin kaderinin büyük güçler arasında belirlendiği tarihsel düzenleri yeniden gündeme getirdi. Öneri, ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt'in geliştirdiği, dünya güvenliğinin birkaç güçlü devlet tarafından sağlanmasını öngören "Dört Polis – Dünyanın jandarmaları" anlayışıyla da benzerlikler taşıyor.

Amerikan gazetesi The Wall Street Journal'ın haberine göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in kasım ayında Çin'de bir araya gelerek Ukrayna savaşını görüşmesini önerdi. Putin'in girişimi, 9 Ekim'de Trump'la yaptığı telefon görüşmesinde gündeme getirdiği belirtildi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, üçlü toplantı olasılığının konuşulduğunu ancak henüz somut bir anlaşmaya varılmadığını açıkladı. Zirve önerisinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin yer almaması, Kiev'in tepkisini çekti. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha, böyle bir görüşmenin Rusya'yı cesaretlendirebileceğini savundu. Trump ise üçlü toplantıya açık olduğunu belirterek nükleer silahlar, silahsızlanma ve ticaret konularının da görüşebileceklerini söyledi. İddia, büyük güçlerin başka ülkelerin geleceği üzerinde karar verme yetkisini kendilerinde görmesi tartışmasını da yeniden açtı.

ROOSEVELT'İN DÖRT POLİS PLANI

ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt, İkinci Dünya Savaşı sırasında savaş sonrası uluslararası güvenliğin ABD, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Çin'den oluşan dört büyük güç tarafından korunmasını öngören bir düzen tasarladı. Roosevelt'in Dört Polis ya da Dünyanın Jandarmaları olarak anılan yaklaşımı, 1943 Tahran Konferansı'nda SSCB lideri Josef Stalin'le yaptığı görüşmelerde de gündeme geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın arşiv belgelerine göre bu dört devlet, uluslararası barışa yönelik tehditlere karşı başlıca müdahale yetkisini birlikte üstlenecekti. Birinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan Milletler Cemiyeti'nin saldırgan devletleri durduramaması, yeni güvenlik düzeni arayışlarının gerekçelerinden biriydi. Ancak Roosevelt'in önerisi, devletlerin hukuki eşitliği ile askeri ve siyasi gücün birkaç ülkenin elinde toplanması arasındaki temel çelişkiyi de gözler önüne seriyordu. Öneri tüm dünyadan büyük tepki topladı ve Birleşmiş Milletler'e uzanan yolu açtı.

YALTA'DAN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'E

Şubat 1945'teki Yalta Konferansı, Roosevelt, Stalin ve İngiltere Başbakanı Winston Churchill'in savaş sonrası Avrupa'nın düzenini görüştüğü tarihi buluşmalardan biri oldu. Almanya'nın işgal bölgeleri, Polonya'nın geleceği ve Doğu Avrupa'daki siyasi düzen bu görüşmelerin başlıca konularıydı. Aynı yıl kurulan Birleşmiş Milletler, bütün üyelerin egemen eşitliği ilkesini kabul etmesine rağmen Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesine veto yetkisi tanıdı. ABD, Sovyetler Birliği, İngiltere, Fransa ve Çin'e verilen bu ayrıcalık, Roosevelt'in büyük güçler merkezli güvenlik anlayışının devamı kabul edildi. Halkların kendi kaderini tayin hakkı ile büyük devletlerin stratejik çıkarları arasındaki gerilim, savaş sonrasındaki uluslararası düzenin kalıcı sorunlarından biri haline geldi. Sorun günümüzde de çözülebilmiş değil. Küresel Güney ülkeleri güvenlik başlıklarında kendilerine daha çok söz verilmesini talep ediyorlar.

KİEV OLMADAN UKRAYNA PAZARLIĞI

Putin'in önerisinin tarihsel benzerliği, üç devletin bütün dünyayı yönetecek yeni bir kurum oluşturmasından çok, Ukrayna'yı ilgilendiren bir savaşın Ukrayna temsil edilmeden görüşülebilecek olması. Bu durum, Yalta'daki büyük güç diplomasisini ve Roosevelt'in uluslararası güvenliği sınırlı sayıdaki devletin yönetmesine dayanan yaklaşımını hatırlatıyor. Diğer yandan Moskova, nihai barış anlaşmasının Ukrayna'nın katılımı olmadan yapılamayacağını da kabul etti. Trump'ın görüşmeyi nükleer silahsızlanma ve ticaret başlıklarına genişletmek istemesi, ABD'li uzmanlara göre zirvenin yalnızca Ukrayna'yla sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Wall Street'e konuşan siyaset bilimciler ise geçmiş deneyimlere vurgu yapıyorlar. Uzmanlara göre tarihsel deneyim, büyük güçler arasındaki anlaşmaların çoğu zaman ilgili toplumların talepleriyle örtüşmediğini gösteriyor.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
haberglobal.com