Sivas Valiliği bünyesinde faaliyet gösteren Sivas Hafıza Merkezi, savaşlarda esir düşen Sivaslı askerlerin ailelerine ulaşamayan mektup ve belgelerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor. Merkezin çalışmaları kapsamında, Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslara esir düşüp Sibirya’ya gönderilen Süvari Yüzbaşı Abdülkadir’in esaret yıllarından kalan tarihi evraklar, 110 yıl sonra ailesine ulaştırıldı.
Ruslar Sibirya'ya Sürmüştü... 110 Yıl Sonra Gelen Duygu Dolu Anlar! Esir Yüzbaşının Mektubu Torununa Teslim Edildi

Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, torun Dr. Selahi Ertürk’ü makamında kabul ederek dedesinden kalan belgeleri kendisine verdi. Yıllar sonra aile geçmişine ilişkin bu hatıralara kavuşan Ertürk, teslim sırasında duygusal anlar yaşadı.
Vali Şimşek: Geçmişle bugün arasında bağ kuruyoruz
Belgelerin yalnızca tarihi kayıtlar olmadığını, aynı zamanda bir annenin evlat özlemini ve esir bir askerin umudunu taşıdığını belirten Vali Yılmaz Şimşek, çalışmalarla geçmiş ile bugün arasında manevi bir bağ oluşturduklarını ifade etti.
Şimşek, kahraman ecdadın hatıralarını koruyup gelecek kuşaklara aktarmayı Sivas Valiliği olarak önemli bir görev kabul ettiklerini söyledi. Vali Şimşek, belgelerin bulunması ve aileye ulaştırılması sürecinde katkı sunanlara da teşekkür etti.
Dedesinin yıllar öncesine uzanan hatıralarını teslim alan Dr. Selahi Ertürk ise yaşadığı manevi mutluluğu dile getirerek Vali Şimşek’e ve Sivas Hafıza Merkezi çalışanlarına minnettarlığını bildirdi.
Sibirya’daki esir kampından annesine ulaşmayan mektuplar
Sivas’ın Örtülüpınar Mahallesi’nden olan Süvari Yüzbaşı Abdülkadir, 1916 yılında Erzurum’un Narman ilçesinde Rus birliklerine esir düştü. Ardından Sibirya’daki bir esir kampına gönderilen yüzbaşının ailesiyle iletişim kurma çabaları, dönemin savaş koşulları nedeniyle sonuçsuz kaldı.
Oğlundan haber alabilmek için annesi Nisa Hanım da devlet makamlarına başvurdu ve mektup göndermeye çalıştı. Ancak anne ile oğulun birbirlerine ulaşma girişimleri karşılık bulmadı.
Abdülkadir’in kampta Fransızca hazırlanan bilgi formunda yer alan ifadeler, yaşadığı yalnızlığı ve ailesinden haber alma umudunu ortaya koydu. Yüzbaşı, formda çok sayıda mektup göndermesine rağmen hiçbir yanıt alamadığını, annesinden gelecek bir mektubu büyük bir kaygıyla beklediğini anlattı.
Savaşın ardından memleketine dönemeyen yüzbaşı, birkaç yıl sonra Türk İstiklal Harbi döneminde Sivas’a geri dönmeyi başardı. Esaret yıllarına ait belgeler ise aradan geçen uzun zamana rağmen ailesinin geçmişine ışık tutmayı sürdürüyor.
Hafıza Merkezi yaklaşık 180 askerin izini sürdü
Sivas Hafıza Merkezi, Kızılay Arşivi’nde yürüttüğü araştırmalarda Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı dönemlerinde esir düşen yaklaşık 180 Sivaslı askerin ailelerine göndermeye çalıştığı ancak ulaştıramadığı mektupları belirledi.
Arşiv kayıtlarından hareketle askerlerin kimliklerine ve ailelerine ulaşmak için çalışmalar yürütülüyor. Projeyle yıllarca arşivlerde kalan mektup ve belgelerin, askerlerin bugün hayatta olan yakınlarına teslim edilmesi ve aile tarihinin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.


