Sağlıklı bir yaşamın temelleri, anne karnında başlayarak yaşamın ilk 1000 gününde şekilleniyor. Gebelikteki 270 gün ve doğumdan sonraki ilk 730 günü kapsayan bu kritik dönem, çocuğun ilerleyen yaşlardaki sağlık durumunu önemli ölçüde etkiliyor.
Sağlıklı Ömür İçin İlk 1000 Gün Önemli

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı’nın The Nutrition Society iş birliğiyle düzenlediği İstanbul Science Summit 2026, farklı ülkelerden bilim insanlarını İstanbul’da buluşturdu. Çocukların sağlıklı gelişiminin ele alındığı zirvede, yaşamın ilk 1000 günü, anne sütü, çocukluk çağı obezitesi ve beslenme eğitimi gibi konular masaya yatırıldı. Zirvenin konuşmacılarından Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve Gelişimsel Pediatri Profesörü Elif Nursel Özmert, Yeni Şafak’a yaptığı değerlendirmede, anne karnından itibaren karşılaşılan çevresel koşulların yaşam boyu sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
HASTALIKLARIN TEMELİ ANNE KARNINDA ATILIYOR
İlk 1000 günün gebelikteki 270 gün ile doğumdan sonraki 730 günü kapsadığını belirten Prof. Dr. Özmert, “Bu dönemi kritik kılan, yeni gelişmekte olan bebeğin gerek genetik yapısının gerekse organ ve dokularının çevresel etkenlerle şekillenme kapasitesinin, yani ‘plastisitesinin’ en yüksek düzeyde olmasıdır. Bu kapasite yaş ilerledikçe azalır. Bu nedenle bu yaşlarda karşılaşılan olumlu ve olumsuz faktörlerin tüm yaşamı etkileme ihtimali daha yüksektir” dedi. “Yaşam boyu sağlığımız sadece anne ve babadan aldığımız genlerin toplamının sonucu değildir" diyen Özmert, "Bu genlerin nasıl çalışacağı bebeğin ilk oluşum anından itibaren karşılaştığı çevresel faktörler ile yeniden belirlenebilmektedir. İşte anne/babadan aktarılan genlerde çevresel faktörler ile oluşan ve genin bazı kısımlarının daha aktif veya daha az aktif olmasını sağlayan bu değişimlere epigenetik değişikler diyoruz. Beslenme, stres, çevresel kirleticiler, toksinler ve hava kirliliği gibi faktörler bu süreçte önemli rol oynuyor. Bu değişiklikler, kalp-damar hastalıkları, diyabet, kanser ve kronik akciğer hastalıkları gibi bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların gelişme riskini de etkileyebiliyor" bilgisini paylaştı.
OBEZİTE, DEMİR VE D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ
Türkiye’de çocukların sağlıklı büyümesinin önündeki risklere de değinen Özmert, şöyle konuştu: “Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 5 yaş üstü çocuklarda obezite ilk sırada geliyor. Bunun yanı sıra demir ve D vitamini eksiklikleri de önemli bir tehdit olmayı sürdürüyor. Bu sorunların önlenmesinde bebeklerin ilk altı ay yalnız anne sütüyle beslenmesi, ardından yeterli ve çeşitli beslenmeye geçilmesi, D vitamini ve demir desteklerinin yeterli biçimde kullanılması önem taşıyor.”
‘İlk 1000 gün geçti’ diye vazgeçmeyin
İlk 1000 günde yeterince beslenemeyen veya gelişimsel açıdan desteklenemeyen çocuklar için sonraki yılların da önemli fırsatlar sunduğunu belirten Özmert, şöyle devam etti: “İlk 1000 gün, çevreye olumlu veya olumsuz uyum kapasitesinin en yüksek olduğu dönemdir. Burayı çok dikkatle ele almak gerekir. Ancak bundan sonraki 1000 gün, yani 3-5 yaş dönemi ve hatta artık 8000 gün dediğimiz 18 yaşına kadar olan süreçte de gelişim ve plastisite azalarak devam eder. Bunun dışında davranış ve alışkanlıkların gelişimi de sürer. ‘Daha fazla zarar oluşturmamalıyız’ bakış açısıyla hareket etmek gerekir.”
Bebeklerle 4. aydan itibaren kitap okunmalı
Çocukların sağlıklı gelişimi için iyi beslenmenin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Özmert, “geliştiren bakım” yaklaşımına dikkat çekti: "Bu yaklaşım 5 temel bileşeni tanımlıyor. Sağlık, beslenme, duyarlı bakım, güvenli ve güvenilir çevre ile erken eğitim ve öğrenme olanakları. Bu bileşenler çocukların maksimum potansiyelini ortaya koyabilmeleri için gerekli bakım özelliklerini kapsar. Dolayısıyla aileler, duyarlı bakım ile yani çocuğun sevgi, şefkat, ilgi, destek, anlayış gibi duygusal gereksinimlerini zamanında uygun ve hızlı olarak karşılamalı, her türlü kimyasal ve mikrobiyolojik kirlilikten en az etkilenmiş bir çevre sağlamalıdır. Bunun dışında en önemli faktörlerden biri olan erken öğrenme olanakları ise evde yine bebek ile en geç 4. ayında etkileşimli kitap okuma ile başlar, en az ilk 2 yıl sıfır ekran süresi ile devam eder, evde imkanlar doğrultusunda olan ama anne ve babanın katılımı ile zenginleşen oyuncaklar ve oyun ile anlam kazanır ve erken okullaşma (3 yaş) ile zenginleşir.”
Başlıklar :


