Diken
Haber akışına dön

Sanatçı Canan Tolon'un Eserleri Gümrükte Parçalandı: 'Anlamış Değilim'

Sanatçı Canan Tolon'un Eserleri Gümrükte Parçalandı: 'Anlamış Değilim'

Sanatçı Canan Tolon’un Londra’daki Dirimart galerisi yolundaki heykelleri ‘Türkiye-Bulgaristan sınırındaki’ gümrük kontrolünde ‘şüpheli’ bulunup parçalandı.

X-ray cihazında içlerinin görünmemesi üzerine tamamen tahrip edilen eserlerin metal iskeletlerine de ‘prosedür’ gerekçesiyle el konulmuş.

Çağdaş sanatın önemli isimlerinden Tolon, durumu Instagram’dan duyurdu.

T24’ten Faruk Ekici’ye konuşan Tolon, şaşkınlığını şöyle anlattı: “Çok fazla bilgiye sahip olmadığım için kimseyi de suçlamak istemiyorum. Yalnız ben de anlamış değilim. Türkiye’ye giren çıkan o kadar çok heykel var ki, mermer, taş. Yani niçin buna böyle takıldılar, onu da anlamış değilim. Bulgaristan güzergâhından Londra’ya giden bir enstalasyondu. Bu da enstalasyonun üç parçasıydı. Yani bunları böyle sanki büyük bir zevkle içini göremedikleri için içini açmışlar.”

Tolon soruları şöyle yanıtladı:

Türkiye-Bulgaristan sınırında mı gerçekleşti?

Ben öyle anladım çünkü fotoğrafta dikkat ederseniz orada bir fotoğrafta kapı var, kapıda T.C. yazıyor. Ama hangi şirket, neden Bulgaristan’dan geçiyor, bunları bilmediğim için. İşler acaba sigortalı mı değil mi, bunları bilmediğim için yanlış da konuşmak istemiyorum.

Bu bir sergiye mi gidiyordu yoksa sizi temsil eden bir galeriye mi?

Evet, sergiye. Londra’da sergilenecek bir enstalasyonun bir parçası oluyordu. Biliyorsunuz, enstalasyonlar birkaç parçadan oluşuyor. Bu da ağırlık veren parçalardı. Bunlar hep buluntu işler olduğu için, buluntu mallar olduğu için yeniden yapmak mümkün değil. O zaman sahte buluntular oluyor. Bunlar birkaç senedir bende duruyordu. Bu sergiye uygun bulmuştum.

Hangi sergiye gidiyordu?

Londra’da Dirimart’a. Dirimart burada da var, Londra’da da var. Buradan kamyonlara yüklemiştik, demir var, saç var, tuvaller var, böyle bir kompozisyon olacaktı. Olacak inşallah, hâlâ umarım sergi de olur. Bu orada olacaktı, Londra’da 17’sinde açılıyordu.

Canan Tolon.

‘Bir cahil ‘Kırıp içine bakalım’ dedi herhalde’

Peki, resmi makamlardan size veya sizi temsil eden galeriye bir açıklama yapıldı mı?

Şu anda öyle bir şey olmadı. Daha çok yeni. Ben galeriden haber bekledim. Ben de Instagram’a koydum. Artık gücümüz biraz da bu şu anda. Makamlara gidilmedi anladığım kadarıyla.

Bu işlerin sigortalanıp sigortalanmadığını bilmiyorum ama biz sanatçılar için bu çok önemli bir mesaj. Biz işlerimizi emanet ediyoruz ve yolluyoruz bir yerlere. Yolladığımız zaman şirketler kim, güzergâh nedir? Yunanistan’dan mı, Bulgaristan’dan mı gidiyor? Bütün bunlar çok önemli.

Bir de sigortalarda bunların değerleri hep istenir. Değerlerini verirsiniz. Pardon, değer ile fiyat arasında büyük bir fark var. Fiyat isterler, değer değil. Bazı şeyler vardır, değersizdir yani aslında. Beton falan. Onlar da değersiz olduklarını düşünerek kırıyorlar, ediyorlar. Fakat bir serginin bir parçası olduğu için çok önemlidir. Bir cahilin eline geçti, “Şunu kıralım falan, içine bakalım” dediler herhalde. Çünkü X-ray’de de içine görememişler. Fakat biliyorsunuz mermer heykellerin de içi görünmez. Mermer heykeli de mi kıracaksınız? Bana çok ters geldi doğrusu. Başıma ilk defa geliyor.

Bundan sonra sanatçılar olarak biraz gözümüzü açalım biz de. Bilelim yani biz ne yapıyoruz. Kendi çalışmalarımızın başında duralım. Sırf sergileyeceğiz diye heyecan yapıyoruz ama kimlerin ellerine nasıl bir emanet veriyoruz, onu da bilmemiz gerekiyor. Galeriler de bunu bilmesi gerekiyor, onları da suçlamak istemiyorum. Mümkün olduğu kadar dikkat ediyorlar ama yola çıktığı zaman bunlar kimler, ne yapıyor bilmiyoruz ki.

Galerinizden size bir açıklama oldu mu?

Olmadı. Açıklama bir tek fotoğraflar geldi. İşte bu fotoğraflar zaten onlardan geldi. “Canan Hanım üzgünüz, işte böyle böyle oldu, kırıldılar. Fakat tuvallere bir şey olmadı. Bunu herhalde telafi ederiz, Londra’da tekrar yaparız” dediler. Fakat Londra’da tekrar yapılacak işler değil bunlar.

Başka bir şey yaparız, bilmiyorum. Beni de yaratıcı bir insan olduğum için bir şey bulurum diye böyle bıraktılar.

X-ray’de içini göremedikleri için üç parçayı da şüpheli bulmuşlar. Ben dedim ki: “Bari iskeletini tutalım” çünkü iskeleti önemli, demirden, çünkü benim işlerimi biliyorsunuz. İskeletini tutalım bu da önemli. Ama bu bir kayda geçiyormuş. İskeletini de vermediler.

Bir kayıt, ne kaydı onu da anlamadım. Nasıl bir kayıt? Yani bu bombaya hiçbir şeye benzemeyen bir şey.

Bu daha evvelden Yapı Kredi Bankası’nda sergilediğim işlerden biri. Bir tek bu kadarını söyleyebilirim ama kimseyi suçlamak istemiyorum çünkü yeterince bilgim yok. Ama gelecek günlerde tabii ki bileceğiz, öğreneceğiz, sergi olacak. Yani bu bizi durdurmaz ama bir şey öğrenmiş olduk bu yaştan sonra. Çoğu insan beni arıyor acaba bu bir şaka mı diye. Yani o kadar anlaşılmaz bir şey ki herkes bunun bir şaka olduğunu söyledi. Bir de görüyorsunuz fotoğrafta, çok acayip bir mekân değil mi? Gümrüğe de benzemiyor. Hapishane gibi çok opresif bir yer. O da şaşırttı beni.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
diken.com.tr