GZT
Haber akışına dön

S&P’den Türkiye Mesajı: Not Artışının Yolu Enflasyon Ve Liraya Güvenden Geçiyor

S&P’den Türkiye Mesajı: Not Artışının Yolu Enflasyon Ve Liraya Güvenden Geçiyor

S&P’nin Türkiye Lider Analisti Karen Vartapetov'un yaptığı açıklamada mevcut “BB-/B” kredi notu ile “durağan” görünümün geçerliliğini koruduğunu belirtti. Beklenen değerlendirmenin 16 Ekim Cuma yerine pazartesi günü yayımlanmasını, not değişikliği yapılmayan dönemlerde başvurulan bir uygulama olarak açıkladı. Bunun yakın zamanda olağan dışı bir değerlendirme yapılacağı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguladı.

Not artışı için enflasyondaki düşüş tek başına yeterli değil

Vartapetov’a göre dezenflasyonun beklenenden güçlü ilerlemesi, Türkiye’nin kredi notunu yukarı taşıyabilecek gelişmeler arasında. Ancak değerlendirme yalnızca fiyat artışlarının hızına bağlı değil. Merkez Bankasının rezervlerini artırması, tasarruf sahiplerinin lirada kalması ve ekonomi politikalarının devamlılığı da belirleyici olacak.

Bu çerçeve, not artışı açısından birkaç olumlu veriden daha fazlasına ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Enflasyonda düşüş kadar, vatandaşın birikimini korumak için yeniden dövize yönelme ihtiyacı hissetmemesi de önem taşıyor. Kurumun düşük çift haneli enflasyonu tek haneye göre daha gerçekçi bulması ise fiyat istikrarına dönüşün zaman alacağına işaret ediyor.

Enflasyondaki yavaşlamanın diğer yüzü: Zayıflayan talep

S&P’nin değerlendirmesinde hizmet enflasyonundaki yavaşlama olumlu başlıklar arasında yer alıyor. Buna karşılık geçmiş enflasyona göre fiyat belirleme alışkanlığı, beklentilerin düzelmesini güçleştiriyor. Vartapetov, Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı enerji şokunun manşet enflasyon öngörüsünü yaklaşık 7 puan yükselttiğini belirtiyor. Buna rağmen enerji maliyetlerindeki artışın diğer fiyatlara yayılması görece sınırlı kaldı. Kuruma göre bunun başlıca nedeni iç talepteki zayıflama.

Bu tespit, sıkı para politikasının etkisini göstermeye başladığına işaret ederken ekonomideki yavaşlamayı da görünür kılıyor. Firmaların maliyet artışlarını fiyatlarına yansıtmakta zorlanması dezenflasyonu destekliyor; ancak aynı zamanda tüketicinin harcama gücü ve işletmelerin satışları üzerindeki baskıyı ortaya koyuyor. S&P, yıl sonuna kadar faiz indirimi alanı oluşabileceğini ve politika faizinin yılı en az yüzde 35 seviyesinde tamamlayacağını öngörüyor. Bu beklentinin gerçekleşmesinde özellikle petrol ve diğer enerji fiyatlarının seyri belirleyici olacak.

Fon tasfiyelerinde asıl sınav yatırımcı güveni

Fonların tasfiye sürecinde ise kurum şimdilik ekonominin geneline yayılan güçlü bir olumsuz etki görmüyor. Vartapetov, söz konusu varlıklardan çıkan paranın Türk lirası mevduatlarına yönelmesini, liraya güvenin korunduğunu gösteren olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor. Ancak mevcut tablo, risklerin tamamen geride kaldığı anlamına gelmiyor. Soruşturmaların seyri, tasfiyelerin nasıl sonuçlanacağı ve yatırımcıların zararlarına yönelik yaklaşım, güvenin bundan sonraki yönünü belirleyecek. Yetkililerin ilk müdahalesini hızlı bulan S&P de sürecin henüz kesin bir değerlendirme yapmaya elvermediğine dikkat çekiyor.

S&P’den Türkiye için yüzde 3 büyüme beklentisi

Kurum, Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 3, 2027’de ise yüzde 3,7 büyümesini bekliyor. Savaşın etkisiyle bu yılki büyüme tahmini önceki öngörüye göre 0,4 puan aşağıda kalırken yıllık ortalama enflasyonun 2026’da yüzde 30,9, gelecek yıl yüzde 21,7 olması öngörülüyor. Ortaya çıkan tablo, ekonomi yönetiminin önündeki dengeyi netleştiriyor: Enflasyonu düşürürken büyümedeki kaybı sınırlamak ve tasarruf sahibinin güvenini korumak. S&P’nin açıklamaları da kredi notunda bir sonraki adımın takvimden çok, bu alanlarda sağlanacak kalıcı sonuçlara bağlı olduğunu gösteriyor.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
gzt.com