ABD Başkanı Donald Trump her fırsatta İsrail'i hariç tutarak ABD'nin Orta-Doğu'daki çatışmalarda taraf tutmadığını ve Orta Doğu'dan çekileceğini ifade ediyor. ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ise giderek azalıyor. ABD Kongresi'nden kulisler veren yayın organı The Hill'in analizine göre ABD'de yerleşik köklü düşünce kuruluşlarının yerini ağır ağır doğrudan Trump'ı destekleyen aşırı sağcı ve izolasyonist düşünce kuruluşları almaya başladı. Bu kuruluşların Cumhuriyetçileri de “Orta Doğu'nun tarihi savaşlarla dolu ancak hep kendi bölgesel güçleri ile gerçek dengesini buldu. ABD'nin bölgeden çekilerek gerçek tehlikenin olduğu Çin'e odaklanması iyi bir karar” düşüncesine ikna ettikleri ifade ediliyor.
Birleşik Devletler'de yükselişe geçen Trump yanlısı, aşırı sağcı düşünce kuruluşları Kongre üyelerinin fikirlerini ABD Başkanı'nın politikalarına doğru çeviriyorlar.
YENİ SAĞ YÜKSELİYOR
Kongre içinde yoğun lobi faaliyetleri yürüten ve Cumhuriyetçi Parti içinde etkinliğini arttıran Trump yanlısı düşünce kuruluşlarının en büyükleri ise “American Moment”, “The Center for Renewing America” ve “The Conservative Partnership Institute” olarak ön plana çıkıyor. Söz konusu kuruluşların Donald Trump'ın iç ve dış politikaları için meşru alan ve gerekçeler yarattığı da ifade ediliyor. The Hill'in iddiasına göre düşünce kuruluşları Orta Doğu politikaları konusunda partinin büyük bölümünü de ikna etmiş durumdalar.
"ÇIKMAK LEHİMİZE"
Uzun süren lobi ve toplantılar sonucunda oluşan Cumhuriyetçi konsensüse göre Trump'ın partisinin üyelerinin Orta Doğu düşüncesi artık şu çerçevede şekillenmiş durumda: “Orta Doğu coğrafyası asırlara dayanan ve din ile etnik çatışmaların birbirine karıştığı daimi bir savaş halinde. Bölge sürekli savaşlar yaşayıp, sonunda kimsenin birbirine müdahale edemeyeceği kadar kitlenip barışa ulaşıyor.”
BÖLGESEL GÜÇLERİN ETKİSİ
Bölgenin dinamiklerini hiçbir zaman ABD etkileyemedi. Orta Doğu her zaman bölgesel güçlerin dinamiklerini oluşturduğu bir coğrafya oldu. Bu çok sayıda dengenin iç içe girdiği rekabetçi ve gergin bölgedeki durum kendi dengesini de oluşturuyor.
BATI'YI KABUL ETMİYORLAR
Orta Doğu'ya Batı'dan, yukarıdan getirilen düzen kabul görmüyor ve direnişle karşılaşıyor. Bu direniş uzun yıllara yayıldığı için sonunda Batılı güçler tükenerek başarısızlığa uğruyorlar.
Cumhuriyetçi Kongre üyelerine göre Türkiye'nin Orta Doğu'daki bağımsız politikası bölgenin tarihsel bir gerçeği. Siyasetçiler bölgenin gerçek dengelerinde ABD'nin rolü bulunduğuna da inanmıyorlar.
TÜRKİYE BÖLGENİN GERÇEĞİDİR
Yeni sağcı düşünce kuruluşlarının Türkiye hakkında Cumhuriyetçi Partili Kongre üyelerine sundukları fikir şu şekilde: “Türkiye, Orta Doğu'da Sünni Müslüman dünyasının lideri olarak kabul görmek istiyor. Hamas'ı destekliyor, Mısır'ın gücünü sınırlıyor ve Libya ile Suriye'de etkin bir dış oyuncu olarak varlığını sürdürüyor.”
ABD'Yİ İSTEMİYORLAR
Elde edilen kulis bilgilerine göre Trump'ı koşulsuz destekleyen çok sayıda Kongre üyesinin Orta Doğu yerine Çin tehlikesine odaklanılması yönündeki taleplerinin artık Kongre'de ağır basıyor. Amerikalı politikacılara göre Çin ile mücadele hem büyük güç savaşının merkezini hem de yüzyılın ekonomik gidişatını belirleyecek.




