Yeniçağ
Haber akışına dön

Sinan Ateş: Ülkü Ocakları Başkanlığından Suikaste Uzanan Hayat

Sinan Ateş: Ülkü Ocakları Başkanlığından Suikaste Uzanan Hayat

30 Aralık 2022, bir cuma öğleden sonrası, Sinan Ateş için son gün oldu. Ankara’nın Çankaya ilçesinde, sıradan bir sokakta yankılanan silah sesleri, 38 yaşındaki akademisyenin hayatını yarıda bıraktı. Ateş, ardında bir eş, iki kız çocuğu, yarım kalmış dersler ve cevapsız sorular bıraktı. Lise yıllarında Bursa’da adım attığı Ülkü Ocakları’nın genel başkanlığına kadar yükselen Ateş, hareketin tarihinde suikaste kurban giden ilk genel başkan oldu. Aradan neredeyse dört yıl geçti; dava hala tam olarak kapanmadı. Ana dosyadan ayrılan davanın bir sonraki duruşması 18 Kasım’da görülecek.

Bursa’daki lise ocağından genel merkeze

Sinan Ateş 1984'te Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde doğdu. Ülkücü hareketle tanışması lise yıllarında, Bursa’da oldu. 2000-2002 yılları arasında Bursa Ülkü Ocakları’nda lise başkanlığı yaptı.

Üniversite için Ankara’ya gelen Ateş, 2002-2006 yılları arasında Ülkü Ocakları’nın Ankara ve genel merkez yönetimlerinde görev aldı. 2006'da Ülkü Ocakları Genel Sekreter Yardımcılığı’na getirildi.

Akademisyen bir ülkücü

Ateş’in hayatının diğer ayağı akademiydi. 2002-2006 yılları arasında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Yüksek lisansını 2007-2009 yıllarında Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde tamamladı. 2010-2018 yılları arasında da Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde doktora yaptı.

Daha sonra doçent unvanı alan Ateş, Hacettepe Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı.

Ülkü Ocakları’nın akademisyen genel başkanı

Ateş, 9 Ocak 2019'da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından Ülkü Ocakları Genel Başkanı olarak atandı. Görevi bir önceki başkan Olcay Kılavuz’dan devraldı.

Ülkü Ocakları’nın akademisyenlik yapan ilk genel başkanı olan Ateş, kısa görev süresinde kültür ve yayın faaliyetlerine ağırlık verdi. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’ndan Dede Korkut, Nutuk, Kutadgu Bilig ve Kür Şad Destanı’nın çocuklar için uyarlamalarını yayımladı. Bilge Türk ve Dönence adlı iki yeni dergi çıkardı.

Ülkü Ocakları Dergisi’ni daha akademik bir çizgiye taşıyan Ateş’in döneminde derginin tirajı 10 binden 50 bine çıktı. Ocaklarda bir tiyatro da kuruldu.

15 ay sonra gelen istifa

Ateş, 2 Nisan 2020'de görevinden ayrıldı. Sosyal medyadan yaptığı açıklamada gerekçe olarak akademik çalışmalarını ve üniversitedeki görevini gösterdi, ayrılığın “Liderimizin müsaadeleriyle” olduğunu belirtti. Açıklamasında Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’nı, ömür boyu taşıyacağı en kutsal unvan olarak tanımladı.

Ancak ayrılığın arka planı o dönemden bu yana tartışılıyor. Bazı yorumculara göre Ateş görevi kendi isteğiyle değil, bir telkin sonucu bıraktı. Görevden ayrıldıktan sonra Türkiye’yi gezdiği ve hareketin dışına çıkmadan siyasi bir arayış içinde olduğu da öne sürüldü.

30 Aralık 2022: Çankaya’daki suikast

O gün yılın son cumasıydı. Ankara kışın griliğine bürünmüş, şehir yeni yılı karşılamaya hazırlanıyordu. Sinan Ateş, cuma namazından çıkmış, Çukurambar’daki ofisine doğru yürüyordu. Yanında akrabası Selman Bozkurt ve arkadaşı Ahmet Keçik vardı. Bozkurt’un savcılığa anlattığına göre Ateş, onların yaklaşık iki metre önünde yürüyordu.

Kimse fark etmemişti ama o yol günlerdir izleniyordu. Mahkemenin gerekçeli kararına göre tetikçi Eray Özyağcı, Vedat Balkaya ve Suat Kurt, 26 Aralık’tan itibaren Ateş’in ofisinin çevresinde keşif yapmıştı. Azmettiriciler Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş ise cinayeti yaklaşık sekiz ay önceden, en küçük ayrıntısına kadar planlamıştı.

Bir aracın arkasında bekleyen Özyağcı tetiğe bastığında, saniyeler her şeyi değiştirdi. Ateş’e isabet eden beş kurşundan dördü hayati bölgelerine geldi. Bir kurşun da Selman Bozkurt’u omzundan yaraladı. Kamera kayıtlarına ve bilirkişi raporuna göre Ateş’e, Özyağcı’dan başka ateş eden olmadı.

Tetikçi, Balkaya’nın kullandığı motosikletle olay yerinden kaçtı. Gölbaşı’nda kendisini bekleyen Demirbaş, onu bir araçla oradan uzaklaştırdı. Özyağcı ancak 38 gün sonra, yurt dışına kaçmaya çalışırken Edirne’de yakalanabildi.

Ateş, kaldırıldığı hastanede hayata gözlerini yumdu. Bir sınıf dolusu öğrenci hocasını, iki küçük kız babasını, bir hareket de eski genel başkanını o gün kaybetti.

Ardından gelen sessizlik ise en az silah sesleri kadar yankı uyandırdı. MHP’den, Devlet Bahçeli’den ve Ülkü Ocakları’ndan bir taziye mesajı gelmemesi, kamuoyunda uzun süre tartışıldı.

Dava: Tetikçi ve azmettiriciler ceza aldı

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ana dava 2 Ekim 2024'te karara bağlandı. Tetikçi Eray Özyağcı, motosiklet sürücüsü Vedat Balkaya ve olay yerinde keşif yaptığı iddia edilen Suat Kurt, “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş da “tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. 5 sanık 2 ile 18 yıl arasında hapis cezasına çarptırıldı, 10 sanık beraat etti.

414 sayfalık gerekçeli kararda cinayetin nasıl planlandığı ayrıntılarıyla anlatıldı, ancak neden işlendiğine dair herhangi bir değerlendirmeye yer verilmedi.

Kararlar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından hukuka uygun bulundu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da Aralık 2025'te verilen kararların onanmasını istedi. Dosya, son karar için Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne gönderildi.

Değişen savcılar, değişen heyet, değişen bakanlar

Sinan Ateş dosyası, soruşturmanın ilk gününden bu yana pek çok el değiştirdi.

Soruşturmayı o gün nöbetçi olan Ankara Cumhuriyet Savcısı Ayhan Ay başlattı. Ay’ın izne çıkarılmasının ardından dosya Başsavcı Vekili Durdu Özer’e verildi. Temmuz 2023'te adli tatil gerekçesiyle dosya Başsavcı Vekili Ahmet Altun’a devredildi. Eylül 2023'te soruşturma Özer’den tamamen alınarak yeniden Ay’a verildi. Ay, Aralık 2023 sonunda sağlık gerekçesiyle izne çıkınca dosya bir kez daha Altun’a geçti. Ay izinden döndüğünde ise dosya kendisine geri verilmedi.

Soruşturmanın kritik aşamalarını yürüten Durdu Özer, Haziran 2024'te yayımlanan HSK kararnamesiyle tenzili rütbeyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı’na atandı.

Davaya bakan mahkemede de büyük bir değişiklik yaşandı. 12 Haziran 2026'da yayımlanan HSK kararnamesiyle Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Nurullah Emlik, Ankara Batı’ya atandı. Mahkemenin üye hakimleri de başka mahkemelere gönderildi ve heyet tamamen değişti. Mahkemenin yeni başkanı Çağrı Canca oldu. Böylece 18 Kasım’daki duruşma, davaya yeni katılan bir heyetin önünde görülecek.

Bu süreçte Adalet Bakanlığı koltuğunda da üç farklı isim oturdu. Cinayet işlendiğinde Adalet Bakanı olan Bekir Bozdağ, Ocak 2023'te cinayetin her yönüyle aydınlatılacağını söylemişti. 2023 seçimlerinin ardından kurulan kabinede görevi Yılmaz Tunç devraldı. 11 Şubat 2026'da ise Tunç’un görevden affı talebi kabul edildi ve yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı.

Geride kalanlar

Davayı başından beri yakından takip eden eşi Ayşe Ateş, bu yıl şubat ayında geçmişte kendisine yapılan milletvekilliği teklifini reddettiği için pişman olduğunu söyleyerek siyasete atılmayı düşündüğünü açıkladı.

Ayşe Ateş, nisan ayında Genel Yayın Yönetmenimiz Berna Can’a verdiği röportajda da sürecin, cinayetin sorumlularının beklediği gibi ilerlemediğini söyledi. Ateş, “Onları koruyan gücün artık pamuk ipliğine bağlı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim” dedi ve bu ipin zamanla koptuğunu göreceklerini ifade etti.

Röportaj, MHP İstanbul İl Başkanlığı’nın feshedildiği ve İzzet Ulvi Yönter’in görevinden istifa ettiği günlerde yapılmıştı. Ateş, Yönter’in MHP’den dışlanmasının geçmişe dayandığını, son dönemde bu sürecin çok uzadığını düşündüğünü söyledi.

18 Kasım’da ne olacak?

Davanın bir bölümü hala sürüyor. Ana dosyadan ayrılan 9 sanıklı davada mahkeme, haziranda sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi ve duruşmayı 18 Kasım’a erteledi.

Bu davada, Ateş’e yönelik suikast öncesinde bilgi temin ettikleri ve cinayetten sonra şüphelilerin gizlenmesine yardım ettikleri iddia edilen, aralarında dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç ve Ülkü Ocakları Ankara İl Başkan Yardımcısı Suat Yılmazzobu’nun da bulunduğu sanıklar yargılanıyor.

Ateş ailesi ise cinayetin arkasındaki tüm azmettiricilerin ortaya çıkarılmasını talep ediyor. Eşi Ayşe Ateş, ana davadaki karara rağmen Sinan Ateş’in neden öldürüldüğü sorusunun cevapsız kaldığını, cevabın ayrılan dosyada olduğunu savunuyor. İkinci soruşturma dosyasındaki tüm şüpheliler hakkında ise Ocak 2025'te takipsizlik kararı verildi.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenicaggazetesi.com