Karar
Haber akışına dön

Sınırımızdaki Ölümcül Tehlike Hızla Yayılıyor: O Sinsi Virüs İçin Kırmızı Alarm Verildi

Sınırımızdaki Ölümcül Tehlike Hızla Yayılıyor: O Sinsi Virüs İçin Kırmızı Alarm Verildi

Yunanistan'da can kayıplarını artıran Batı Nil virüsü tehlikesi büyüyor. Ölümcül virüsün belirtileri, bulaşma yolları ve Türkiye'deki son vaka durumu haberimizde.

Türkiye'nin hemen yanı başındaki Yunanistan'da, sivrisinekler aracılığıyla bulaşan ve doğrudan sinir sistemini tahrip edebilen sinsi bir tehlike hızla yayılırken, yetkililer riskli bölgeler için kırmızı alarm verdi.

Sağlık otoritelerini harekete geçiren ve bölge halkında paniğe yol açan bu ölümcül salgın dalgası, sınır komşumuzun başkenti Atina ve çevresinde etkisini her geçen gün artırıyor. Enfekte sivrisineklerin taşıdığı ve flavivirus ailesine mensup olan bu virüs, EODY raporlarına göre kuluçka süresinin ardından ortaya çıkan nörolojik hastalıklar sebebiyle yoğun bakım ünitelerindeki doluluk oranlarını tetikliyor.

İnsandan insana temasla geçmeyen ancak ana konak olan yabani kuşlardan beslenen sivrisineklerin kan yoluyla aktardığı bu hastalık, Avrupa'nın güney kıyılarında endişe verici bir tablo çizmeye başladı.

BATI NİL VİRÜSÜ NASIL BULAŞIR? TEHLİKESİ NEDİR?

Hastalığın asıl kaynağını doğadaki yabani kargalar ve güvercinler gibi kuş türleri oluşturuyor. Kuşlardan kan emerek enfekte olan sivrisinekler, bu virüsü tesadüfen insanlara ve at gibi bazı memelilere taşıyor.

Doğrudan insandan insana bulaşma riski bulunmayan bu RNA virüsü, yalnızca taşıyıcı sivrisineğin ısırmasıyla kan dolaşımına dahil oluyor. Virüsün vücuda girmesinin ardından hedef aldığı sinir sistemi, özellikle bağışıklığı zayıf kişilerde geri dönüşü olmayan hasarlara kapı aralayabiliyor.

ÖLÜMCÜL VİRÜSÜN VÜCUTTAKİ BELİRTİLERİ NELER?

Hastalığın vücuda girdikten sonraki kuluçka süresi genellikle birkaç gün ile iki hafta arasında değişiklik gösteriyor. Enfekte olan kişilerde aniden başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kaslarda titreme ve mide bulantısı gibi şikayetler baş gösteriyor.

İlerleyen vakalarda ise uyku hali, cilt döküntüleri, koma ve özellikle yaşlı hastalarda nörolojik tahribata bağlı can kayıpları yaşanabiliyor. Günümüzde hastalığı önleyebilecek koruyucu bir aşı bulunmadığı için hastanelerdeki tedaviler yalnızca belirtileri hafifletmeye ve yaşamsal fonksiyonları desteklemeye yönelik olarak sürdürülüyor.

BATI NİL VİRÜSÜ TÜRKİYE'DE GÖRÜLDÜ MÜ?

Afrika ve Avrupa'nın birçok bölgesinde on yıllardır bilinen bu hastalık, göçmen kuşların hareketliliği ve iklimsel koşullar sebebiyle zaman zaman ülkemiz sınırları içerisinde de tespit ediliyor.

Geçmişte 2018 yılında yaşanan ve İtalya ile Yunanistan'ı vuran büyük Avrupa salgınında Türkiye'de de vakalar kayıtlara geçmişti. Bu yıl komşu ülkelerde artış gösteren virüsle bağlantılı olarak, Sağlık Bakanlığı tarafından İstanbul ve çevresinde de az sayıda hastanın tespit edilip tedavi altına alındığı kamuoyu ile paylaşıldı.

BATI NİL VİRÜSÜ İSTATİSTİKLERİ

Kategori | Detaylı Bilgi

Bulaşma Yolu | Enfekte sivrisineklerin ısırması

Ana Taşıyıcı Konak | Yabani kuşlar (Karga, güvercin vb.)

Kuluçka Süresi | 3 ile 14 gün arası

Risk Grubundakiler | İleri yaştaki bireyler ve kronik hastalar

Yunanistan Toplam Vaka | Yıl başından 29 Ekim'e kadar 457 kişi

Yunanistan Can Kaybı | 2026 yılı itibarıyla 51 kişi

Türkiye'deki Son Durum | İstanbul ve çevresinde 6 vaka bildirimi

bati-nil-virusu-turkiyede-var-mi-bati-nil-insandan-insana-bulasir-mi-3368518.webp

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
karar.com