Avrupa Birliği'nin Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi'ne (RASFF) kaydedilen 2026.9111 numaralı bildirim, Türkiye'den Hollanda üzerinden Almanya'ya gönderilen salamura asma yapraklarının pestisit bilançosunu ortaya koydu. Alman makamlarının 15 Eylül'de aldığı numunelerde 7 farklı kimyasal kalıntısına rastlandığı ortaya çıktı. Metrafenon adlı mantar ilacının kalıntısı yasal sınırın 130, azoksistrobinin 110, folpetin 31,3, difenokonazolün ise 22 katına ulaştı. Boskalid, pirimetanil ve nikotin de limit aşımı görülen diğer maddeler arasında yer aldı. Piyasaya ulaştığı belirlenen ürünlerin imha edildiği bildirilirken, eylül ayındaki başka bir bildirimde ise Türk asma yapraklarında azoksistrobin kalıntısı sınırın 94 katına çıkmıştı.
Sınırlar 130 Kat Aşıldı, Pestisit Sorunu Bitmek Bilmiyor

Türkiye'den Avrupa'ya gönderilen tarım ürünlerinde pestisit skandalına bir yenisi daha eklendi. Almanya'da satışa sunulan Türk menşeli salamura asma yapraklarında yedi ayrı kimyasal kalıntısı belirlenirken, iki mantar ilacının yasal sınırları 110 ve 130 kat aştığı ortaya çıktı. Türkiye, Avrupa'nın pestisit bildirimlerinde üst sıralarda yer alırken, biberden domatese, nardan asma yaprağına kadar birçok üründe kalıntı sorunu devam ediyor.
108 BİLDİRİMLE İLK SIRADAYIZ
Sorunun boyutu yalnızca asma yaprağıyla da sınırlı değil. RASFF kayıtlarından derlenen 1 Eylül 2025-31 Ağustos 2026 dönemine ait verilere göre, Avrupa'da meyve ve sebzelerde limit aşımı nedeniyle 622 pestisit bildirimi yapıldı. Türkiye, 108 bildirimle söz konusu dönemin ilk sırasında yer aldı. Türkiye kaynaklı bildirimlerin 53'ü biber, 14'ü ise domatesle ilgiliydi. Greenpeace Türkiye'nin 2025 takvim yılı verilerine dayanan değerlendirmesinde de Türkiye, 105 bildirimle Hindistan'ın ardından ikinci sırada bulunuyordu. Bu bildirimlerden 51'i ürünlerin sınırdan geri çevrilmesiyle sonuçlandı. Geri çevrilenler arasında 27 biber, dokuz domates, beş nar ve iki asma yaprağı bildirimi bulunuyordu.
YASAKLI İLAÇLAR DA ÇIKTI
Avrupa'daki denetim kayıtları, Türk tarım ürünlerinde yalnızca yüksek pestisit kalıntılarının değil, kullanımı yasaklanmış kimyasalların da tespit edildiğini gösteriyor. 2026 yılında Türkiye'den gönderilen asma yapraklarında karbendazim, imidakloprid, propikonazol ve siflutrin gibi Türkiye'de yasaklı etken maddelere rastlandı. Almanya'nın yanı sıra Avusturya, İtalya ve Hollanda tarafından yapılan farklı bildirimler, asma yaprağındaki sorunun tek bir sevkiyatla sınırlı olmadığını ortaya koydu.
KARACİĞER VE KANSER ŞÜPHESİ
Almanya'da imha edilen yapraklarda yüksek miktarda bulunan kimyasalların toksikolojik özellikleri de dikkat çekiyor. Metrafenon üzerine yapılan bilimsel değerlendirmelerde deney hayvanlarında karaciğer tümörleri gözlenirken, azoksistrobinin yüksek dozlarında karaciğer ve safra kanalları üzerinde olumsuz etkiler belirlendi. Folpet ise kanserojen olduğundan şüphelenilen maddeler arasında değerlendiriliyor. Bununla birlikte uzman kuruluşlar, yasal kalıntı sınırının aşılmasının tek başına doğrudan kanser ya da organ hasarı oluşacağı anlamına gelmediğini, sağlık riskinin tüketilen miktar ve maruziyet düzeyine göre ayrıca hesaplanması gerektiğini vurguluyor.
DENETİMLER ÖNEMLİ
Avrupa'daki denetimlerde ortaya çıkan tablo, Türkiye'deki tüketiciler açısından da yanıt bekleyen soruları gündeme getiriyor. İhraç edilen asma yapraklarının üretildiği bölgelerde iç piyasaya sunulan ürünlerden hangi sıklıkta numune alınıyor? Salamura yaprakların üretim ve paketleme aşamalarında pestisit analizleri yapılıyor mu? Limit aşımı saptanan üreticilerin diğer ürünleri de denetleniyor mu? Greenpeace Türkiye, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yurt içinde gerçekleştirdiği pestisit analizlerinin kamuoyuyla paylaşılmasını uzun süredir talep ediyor. Türkiye'de satılan yaprakların da aynı düzeyde kalıntı içerdiğini gösteren bir veri bulunmamakla birlikte, Avrupa'da art arda ortaya çıkan bildirimler iç piyasa analizlerinin şeffaf biçimde açıklanmasının önemini artırıyor.




