GZT
Haber akışına dön

Şirketler İçin Banka Kredisine Alternatif Finansman Yolları

Şirketler İçin Banka Kredisine Alternatif Finansman Yolları

Türkiye’de çok uzun yıllardır ticari bankalar, hem işletme sermayesi hem de yatırım finansmanının ana sağlayıcısı durumunda bulunuyor. Ancak işletmelerin banka kredilerine bağımlılığı, uzun vadeli tahvil, proje finansmanı, özel kredi fonu ve kurumsal sermaye kanallarının yetersiz olması önemli sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle faizlerin yükseldiği ve kredi politikalarının sıkılaştığı dönemlerde işletmeler ciddi finansman baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Bunun doğrudan sonucu ise bilanço içi net bir kârlılık aşınması ortaya çıkıyor.

Sıkı para politikası ve yüksek faiz ortamlarında, sanayicinin elde ettiği esas faaliyet kârının büyük bir bölümü finansman giderlerine ve banka faiz ödemelerine gidiyor. Yüksek kârlılık yakalanan dönemlerde dahi elde edilen katma değer, özkaynak birikimine dönüşmek yerine bankacılık sistemine aktarılıyor. Örneğin İSO İkinci 500 araştırmasına göre 2024’te finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 80.9’a yükseldi.

Türkiye’de halka arzların son dönemde yakaladığı ivmeye rağmen, doğrudan sermaye piyasalarından kaynak sağlama veya şirket tahvili ihracı gibi alternatif enstrümanların toplam finansman içerisindeki payı ise gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde bulunuyor.

Dünyada çeşitlilik daha yaygın

ABD’de finansal olmayan şirketlerin toplam borçlarının yüzde 56’sını tahviller oluştururken, sermaye piyasaları özellikle büyük şirketlerin finansmanında belirleyici rol oynuyor. Avrupa’da ise banka ve şirketler arası kredi kanalları ağırlığını koruyor. Bununla birlikte banka dışı kuruluşların Euro Bölgesi şirket kredilerindeki payının yaklaşık yüzde 30’a ulaşması, Avrupa finansman sisteminin giderek çeşitlendiğini gösteriyor. Çin’de finansmanın yönü ise büyük ölçüde kamu politikalarıyla bağlantılı bankacılık sistemi üzerinden belirleniyor.

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan da geçtiğimiz ay mevcut finansman sisteminin, banka kredilerine yüksek bağımlılıktan kurtarılarak daha dengeli ve dirençli bir yapıya kavuşturulması gerektiğini açıkladı. Bahçıvan yeni nesil sanayi finansman modellerinin temel bileşenlerini ise tedarik zinciri finansmanının yaygınlaştırılması, KOBİ’ler için garanti mekanizmalarının güçlendirilmesi, kalkınma bankacılığı ve proje finansmanının büyütülmesi ile sermaye piyasası araçlarının kolaylaştırılması olarak sıraladı.

Alternatif kanallar

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Niyazi Berk’e göre güçlü işletmeler sermaye piyasalarından çok daha düşük maliyetle devasa fonlar toplarken, geleneksel bankacılık sistemine sıkışıp kalan KOBİ'ler için alternatif finansman kanallarının hayati bir can simidi işlevi gördüğünü söylüyor.

Alternatif finansman yolları hakkında bilgi veren Berk, işletmelerin banka kredisi dışındaki kaynaklara erişimini sağlayan alternatif finansman yöntemlerini; özkaynak ve ortaklık temelli modeller, borçlanma araçları ile varlık ve nakit akışına dayalı çözümler olmak üzere üç ana grupta toplandığını belirtiyor.

Berk, özkaynak ve ortaklık temelli finansmanda şirketler, hisselerinin bir bölümünü yatırımcılara devrederek kaynak sağladığını, bu kapsamda melek yatırımcıların, erken aşamadaki girişimlere sermayenin yanı sıra bilgi ve mentorluk desteği sunduğunu belirtiyor. Girişim sermayesi fonları büyüme potansiyeli yüksek ve yenilikçi şirketlere ortak olurken, özkaynak kitle fonlaması şirket paylarının dijital platformlar üzerinden çok sayıda yatırımcıya sunulmasına imkân tanıyor.

Borç temelli modeller ise şirketlerin ortaklık yapısını değiştirmeden finansmana ulaşmasını sağlıyor. Borçlanmaya dayalı kitle fonlamasında çok sayıda yatırımcı, dijital platformlar aracılığıyla işletmelere faiz karşılığında kaynak aktarıyor. Şirketler tahvil veya bono ihraç ederek kurumsal ve nitelikli yatırımcılardan da doğrudan fon temin edebiliyor. Borç ve özkaynak özelliklerini bir araya getiren mezzanine finansman ise belirli koşullarda şirket hissesine dönüşebilen hibrit bir seçenek sunuyor.

Varlık ve nakit akışı odaklı yöntemlerde şirketler, mevcut alacaklarını veya varlıklarını kullanarak likidite yaratıyor. Faktoring, vadeli satışlardan doğan alacakların devriyle erken nakit sağlarken; forfaiting, özellikle ihracatta orta ve uzun vadeli alacakların riskleriyle birlikte finans kuruluşlarına satılmasına dayanıyor. Finansal kiralama ise makine, ekipman veya gayrimenkul yatırımlarının doğrudan satın alınmadan finanse edilmesini ve sözleşme sonunda mülkiyetin devralınmasını mümkün kılıyor.

İşletmeler neden hep banka kapısında?

Ülkemizdeki işletmelerin büyük bölümü alternatif finansman kanallarından yararlanmakta zorlanırken, ekonomist Mustafa Aşkın bu durumun başlıca nedenleri arasında işletmelerin finansman imkanları ve yöntemleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması, ilgili piyasaların ve finansal araçların yeterince gelişmemesi, ekonomik dalgalanmaların alternatif finansman araçları üzerinde zaman zaman baskı oluşturması ve sisteme kaynak sağlayan kurumlar ile kişilerin sayısının az olmasının belirleyici olduğunu söylüyor.

Bunların yanı sıra mevzuat ve vergilendirme süreçlerinin yeterince açık olmaması veya uygulamada aksaklıklarla karşılaşılması, organize piyasalarda işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik ürün çeşitliliğinin sınırlı kalması ve bankacılık sektörü dışında uzman kurum ve kişilerin yetersizliği de alternatif finansmana erişimi güçleştirdiğini savunan Aşkın, alternatif finansman yöntemleri olsa da bunların uygulamasındaki eksikliklerin, piyasanın hem kaynak arzı hem de finansman talebi yönünden gelişmesini olumsuz etkilediğini vurgulayarak finansal sistemimizde kapsamlı bir yapısal dönüşüme ihtiyaç bulunduğunu ifade ediyor.

Prof. Dr. Niyazi Berk

Bahçeşehir Üniversitesi

Finansal teknolojideki gelişmeler alternatifleri yaygınlaştırdı

Banka kredileri ve özkaynak finansmanının ötesinde daha esnek ve maliyet etkin sermaye kaynaklarına ulaşma ihtiyacı giderek önem kazanmıştır. Bu kaynaklar, özellikle KOBİ’ler ve finansman sıkıntısı yaşayan işletmeler açısından finansmana erişimi kolaylaştırmak, finansman kaynaklarını çeşitlendirmek ve büyümeyi desteklemek açısından önemli fırsatlar sunar. Finansal teknolojilerdeki gelişmeler; melek yatırımcılık, risk sermayesi, tedarik zinciri finansmanı, fintech tabanlı finansman ve İslami finans gibi alternatifleri yaygınlaştırmıştır. Uygun finansman yönteminin seçimi ise özellikle teminat imkanları sınırlı işletmenin finansman ihtiyacına, risk profiline, sermaye maliyetine ve stratejik hedeflerine bağlıdır.

Mustafa Aşkın

Ekonomist

Makro ihtiyati önlemler kredi musluklarını daraltıyor

Ülkemizde işletmelerdeki en önemli sorunlardan biri ‘işletme sermayesi’ ve ‘şirket sermayesi’ eksikliğidir. Bunun en önemli nedenleri olarak enflasyonist ortamın sermaye yapısını zayıflatması, ekonomideki dalgalanmaların yarattığı stok, alacak, maliyet sorunları sayılabilir. Bir diğer husus da ölçek olarak küçük boyutlu, kurumsallaşma konusunda yeterince şirket gelişimi sağlayamamış işletmelerin çoğunlukta olmasıdır. İşletmeler kaynak ihtiyaçlarını genellikle bankacılık sektöründen sağlamaya çalışmakta olup banka kredisi yoluyla kendini finanse etme eğilimindedir. Bankacılık sektörünün kaynak aktarımı çok önemli olmakla birlikte zaman zaman görülen konjonktürel dalgalanmalar ve makro ihtiyati önlemler nedeniyle kredi bulmakta zorlanan işletmeler görülmektedir.

Kitle fonlaması ve gelir paylaşımı

Dijital platformlar, şirketlerin çok sayıda küçük yatırımcıdan hisse, borçlanma veya gelir paylaşımı karşılığında kaynak toplamasına olanak veriyor. Henüz geleneksel sanayi finansmanında sınırlı kalan bu yöntem, teknoloji girişimleri ve tüketiciye yönelik yenilikçi ürünlerde alternatif bir büyüme kanalı oluşturuyor.

Kalkınma bankacılığı

Kredi, garanti ve ortaklık araçlarını birlikte kullanan bu model özellikle stratejik sanayi yatırımlarının finansmanında belirleyici rol oynuyor. Almanya’daki KfW, Fransa’daki Bpifrance ve Güney Kore’deki KDB gibi kurumlar, özel sektörün karşılamakta zorlandığı uzun vadeli yatırım ihtiyacına kaynak sağlıyor

Proje finansmanı

Büyük yatırımlarda kullanılan proje finansmanı, şirketin mevcut bilançosundan çok yatırımın gelecekte elde edeceği gelire dayanıyor. Enerji tesisleri, limanlar, demir yolları, veri merkezleri ve büyük sanayi projelerinde kullanılan modelde risk; bankalar, yatırım fonları ve kurumsal yatırımcılar arasında paylaşılabiliyor.

Şirket tahvilleri ve finansman bonoları

Şirketlerin bankaya başvurmadan doğrudan yatırımcılardan borçlanmasını sağlayan tahvil ve bono piyasaları, özellikle uzun vadeli sanayi yatırımlarında öne çıkıyor. Finansman kaynaklarını çeşitlendiren bu yöntem, kredi notu, şeffaf raporlama ve belirli bir şirket ölçeği gerektirdiği için daha çok büyük işletmeler tarafından kullanılabiliyor.

Özel kredi fonları

Emeklilik fonları, sigorta şirketleri ve kurumsal yatırımcılardan topladıkları kaynakları şirketlere aktaran özel kredi fonları, banka kredisi ile tahvil piyasası arasındaki boşluğu dolduruyor. Maliyeti kimi zaman banka kredisinden yüksek olsa da vade, teminat ve geri ödeme koşullarında daha esnek çözümler sunabiliyor.

Girişim ve özel sermaye fonları

Bu modelde şirket borçlanmak yerine yatırımcıya ortaklık payı veriyor. Girişim sermayesi daha çok yenilikçi ve erken aşamadaki işletmelere yönelirken özel sermaye fonları büyüme, ihracat veya yeniden yapılanma hedefleyen olgun şirketleri destekleyerek faiz yükünü azaltma, şirket yönetimi ve gelecekteki kazançları yeni ortaklarla paylaşmayı sağlıyor.

Tedarik zinciri finansmanı

Büyük şirketlerin mali gücünden yararlanan bu sistem, tedarikçi KOBİ’lerin alacaklarını vadeden önce nakde çevirmesini sağlayarak, özellikle KOBİ’lerin kendi bilançoları yerine çalıştıkları güçlü alıcının kredi değerliliği üzerinden daha uygun maliyetle finansman bulabilmesine imkan sağlıyor.

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Başlıklar :

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
gzt.com