İsrail, 26 Aralık 2025’te Somaliland’ı bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanıyan ilk ülke olduğunu açıkladı. İsrail ile Somaliland arasında diplomatik ilişkiler kurulması, büyükelçiliklerin açılması gibi adımlar üzerinde çalışma yapılacağı belirtildi. Somaliland, 1991’den beri fiilen özerk bir yönetim sürdürüyor ancak bugüne kadar Birleşmiş Milletler tarafından tanınan hiçbir devlet tarafından bağımsızlığı resmen kabul edilmemişti. Bu adım uluslararası alanda ciddi tartışma yaratırken; çok sayıda ülke ve uluslararası aktör tepki gösterdi, karar hukuka aykırı ve istikrarı tehlikeye atan bir girişim olarak nitelendirildi. Ankara da söz konusu adıma tepki gösterirken gelişmenin Türkiye ile ilgi yarattığı riskleri siyaset bilimci Doç. Dr. Deniz Tansi Haber Global Web Özel'e değerlendirdi.
Tansi: İsrail özellikle Babülmendef Boğazı'nı kontrol altına almak için bu adımı attı.
TÜRKİYE'NİN İLİŞKİLERİ
Türkiye, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararını uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na aykırı olarak nitelendirirken, Ankara’ya göre bu tanıma, Somali’nin iç işlerine açık bir müdahale anlamı taşıyor. Türkiye, Somali ile uzun yıllardır yakın ilişkiler yürütüyor ve Mogadişu yönetiminin toprak bütünlüğüne destek veriyor.
HEDEF DENİZ YOLLARI
İsrail'in söz konusu adımla neyi hedeflediğini belirten Doç. Dr. Tansi şunları söyledi: "İsrail özellikle Babülmendef Boğazı'nı kontrol altına almak için bu adımı attı. Burada su geçişini, deniz ticaretini manipüle etmek istiyor. Burada bu konuyu Kızıldeniz'in güvenliği üzerinden değerlendirmek gerekiyor. Aynı zamanda Süveyş üzerinden de. İsrail'in, Hindistan'dan Akdeniz'e uzanan IMEC adlı hatta da rolü var. Bütün bunları bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor."
BÜTÜNCÜL BİR PLAN
Tel Aviv yönetiminin Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz'de bütüncül bir plan işlettiğini belirten Doç. Dr. Tansi şu değerlendirmeleri yaptı: "İsrail aynı zamanda Doğu Akdeniz'de Lübnan ve Güney Kıbrıs üzerinden de adımlar atıyor. Bu konunun Güney Suriye boyutu da var. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyanu bu doğrultuda haritalar paylaşmıştı. Yani hedef Kızıldeniz'de geçişi kontrol etmek için askeri ve siyasi yatırım."
TÜRKİYE NE YAPACAK?
Doç. Dr. Tansi Türkiye'nin atabileceği adımlarla ilgili ise şu değerlendirmeleri yaptı: "Bu elbette kabul edilemez bir durum. Şu anda İsrail dışında bu yapıyı tanıyan yok. Türkiye'nin Somali ile hem ekonomik hem de askeri düzeyde yatırımları var. Türkiye, bir diplomatik seferberlik başlatmalı. Diğer Körfez ülkeleriyle birlikte bu yapılabilir. Bunun dışında ABD, tanımayı doğru bulmadıklarını açıklamıştı. Türkiye bu durumun da üstüne gidebilir. Bu tanıma sürecinin önü bu şekilde kapatılmalı."
İsrail aynı zamanda Doğu Akdeniz'de Lübnan ve Güney Kıbrıs üzerinden de adımlar atıyor.
TÜRKİYE YALNIZ DEĞİL
Öte yandan Türkiye Somaliland ile ilgili çıkışında yalnız değil. Afrika Birliği, Arap Birliği, birçok Müslüman ülke ve bölgesel aktörler Somali’nin egemenliğini destekliyor. Bu ülkeler ve kurumlar da, İsrail’in kararının “tehlikeli bir emsal” oluşturduğunu ve daha geniş bölgesel istikrarsızlık riskleri taşıdığını dile getirdi. Türkiye, Somali’nin toprak bütünlüğünü koruma ve barış süreçlerine katkı verme tutumunu sürdüreceğini bildirdi.





