İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16 Ekim'de başlattığı ve aile üyelerinin de adının geçtiği kara para aklama soruşturmasına ilişkin yeni bir açıklama yapan YENİ Parti Milletvekili Mustafa Sarıgül, hakkındaki iddiaları reddederek parti üyeliğinin askıya alınmasını isteyeceğini duyurdu. Soruşturma nedeniyle partisinin tartışmaların içine çekilmesini istemediğini belirten Sarıgül, "1956 yılından bu yana hesabını veremeyeceğim hiçbir konu yoktur" dedi.
Son Dakika! Mustafa Sarıgül'den Sürpriz Karar: Yeni Parti Üyeliğini Askıya Aldıracak

YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, kendisi ve ailesi hakkında 16 Ekim'de başlatılan soruşturmanın ardından siyasi geleceğine ilişkin dikkat çekici bir karar aldığını duyurdu. Sosyal medya hesabından "Kamuoyuna Saygıyla" başlıklı bir açıklama yayımlayan Sarıgül, soruşturmanın sonuçlanmasına kadar YENİ Parti üyeliğinin askıya alınması için partisinin yetkili organlarına başvuracağını bildirdi.
Mustafa Sarıgül'den beş kişiye suç duyurusu: Dolandırılmak istenen ben ve ailem
Hakkındaki iddiaları kabul etmediğini yineleyen Sarıgül, soruşturmanın kamuoyunda yürütülen tartışmalar üzerinden bir cezalandırma aracına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.
"PARTİMİN TARTIŞMALARIN İÇİNE ÇEKİLMESİNİ İSTEMİYORUM"
Sarıgül'ün açıklamasındaki en önemli gelişme, parti üyeliğine ilişkin aldığı karar oldu. Soruşturma nedeniyle YENİ Parti'nin yıpratılmasını istemediğini belirten Sarıgül, şu ifadeleri kullandı:
"Partimin bu soruşturma nedeniyle tartışmaların içine çekilmesini önlemek amacıyla söz konusu soruşturma sonuçlanıncaya kadar YENİ Parti üyeliğimin askıya alınması için partimin yetkili organlarına müracaat edeceğim."
Sarıgül'ün açıklaması, partisinden istifa ettiği anlamına gelmiyor. Milletvekili, üyeliğinin geçici olarak askıya alınması için başvuruda bulunacağını duyurdu.
YENİ Parti'nin bu talebe ilişkin vereceği karar henüz açıklanmadı.
"1956 YILINDAN BU YANA HESABINI VEREMEYECEĞİM HİÇBİR KONU YOK"
Hakkında ortaya atılan iddialara da sert tepki gösteren Sarıgül, soruşturmanın kapsamının genişletileceğine ilişkin iddiaları eleştirdi. Bazı kişi ve çevrelerin soruşturmaya ilişkin söylentiler üzerinden kamuoyu oluşturmaya çalıştığını savunan Sarıgül, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bu soruşturma şu tarihe kadar inecek, şuralara kadar uzanacak diyerek kinle, iftira ile, söylentilerle kamuoyu yaratmak isteyenler şunu bilsinler ki; soruşturmaya konu olan iddialar asılsızdır. Hiçbirini kabul etmiyorum."
Sarıgül, açıklamasını büyük harflerle yazdığı şu sözlerle sürdürdü:
"SORUŞTURMA PEŞİNEN BİR CEZALANDIRMAYA DÖNÜŞMESİN"
Mustafa Sarıgül, 16 Ekim'den bu yana kendisi ve ailesi hakkında yayımlanan haber ve yorumlarda bilgi kirliliği bulunduğunu öne sürdü. Birbirinden farklı olayların aynı soruşturmayla ilişkilendirildiğini, gerçek dışı iddialardan yeni haberler üretildiğini savunan Sarıgül, bazı yayınların kişilik haklarını ihlal ettiğini ileri sürdü.
Sarıgül, adaletin kamuoyunda oluşturulan kanaatlerle değil, hukuk kuralları çerçevesinde sağlanması gerektiğini belirtti.
"Kimseden merhamet veya ayrıcalık değil, sadece adalet ve hakkaniyet bekliyorum. Adalet; kinle, iftira ile ve bunlar üzerinden üretilen söylentilerle kamuoyu oluşturularak değil, hukukla tecelli etsin. Soruşturma peşinen bir cezalandırmaya dönüşmesin."
GAZETECİLERE VE SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA SUÇ DUYURUSU UYARISI
Sarıgül, soruşturma dosyasında gizlilik kararı ve erişim kısıtlaması bulunduğunu belirterek dosyadan bilgi sızdıranlar ve hakkındaki iddiaları kesinleşmiş suç gibi sunanlar hakkında hukuki yollara başvuracağını açıkladı.
Açıklamasında soruşturmanın gizliliğini ihlal edenleri, şüphelileri suçlu ilan edenleri ve kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu düşündüğü kişileri hedef alan Sarıgül, avukatlarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağını bildirdi.
Sarıgül, şu ifadeleri kullandı:
"Avukatlarım, 'Masumiyet karinesi ve lekelenme hakkına' aykırı olan, 'Soruşturmanın gizliliğini ihlal' eden, yalan/yanıltıcı bilgi yayan, görüntü paylaşımları yapanlar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacaktır."
Sarıgül, gerçek dışı bilgiler üzerinden yorum yapmadığını söylediği kişilere de teşekkür etti.
OĞULLARI VE ESKİ EŞİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 16 Ekim'de suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması iddiasıyla yürüttüğü soruşturma kapsamında Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil ile oğulları Ömer ve Emir Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu isimler hakkında gözaltı kararı vermişti.
Soruşturmanın devamında Aylin Kotil ve Ömer Sarıgül tutuklanmış, Emir Sarıgül hakkında da tutuklama kararı verilmişti.
Başsavcılık, milletvekili sıfatı nedeniyle Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceğini açıklamıştı.
Mustafa Sarıgül ise ilk açıklamalarından itibaren olayın ticari bir anlaşmazlıktan kaynaklandığını savunarak ailesine yöneltilen suçlamaları reddetmişti.
BİR GÜN ÖNCE BEŞ KİŞİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞTU
Sarıgül, 27 Ekim'de yaptığı başka bir açıklamada da soruşturmaya konu olan ticari ilişkilerde asıl mağdurun kendisi ve ailesi olduğunu ileri sürmüştü.
Yurt dışından yatırım finansmanı sağlanacağı vaadiyle kendileriyle iletişime geçildiğini söyleyen Sarıgül, 10 milyon ve 100 milyon avroluk para transferi yapıldığı iddiasına dayanak gösterilen dekontların sahte olduğunu savunmuştu.
Sarıgül, ailesinden 4 milyon avro talep edildiğini de öne sürerek Sinan Çampınar, Enver Çampınar, Diyar Çampınar, Marc Baeriswyl ve Kai Precat hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu duyurmuştu.



