ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tuttu. 10'a karşı 2 oyla alınan kararda, ekonomik faaliyetin güçlü seyrettiği ve enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiği belirtildi. Açıklamada enflasyonun hedefe zamanında dönmesini sağlamak için uygun para politikası duruşunun belirlenmesinde daha fazla veri elde edilmesinin yardımcı olacağı ifade edildi
Son Dakika: FED Faiz Kararını Açıkladı - Ekonomi Haberleri - Habertürk

Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,75-4,00 aralığında tuttu. Karar, 10'a karşı 2 oyla alındı. İki üye eylül ayında olduğu gibi bu toplantıda da 25 baz puanlık faiz artırımına gidilmesi gerektiğini savundu.
FOMC açıklamasında, ekonomik faaliyetin güçlü bir hızla genişlediği belirtilerek, jeopolitik gelişmelerin kısmen etkisiyle belirsizliğin yüksek seviyesini koruduğu ifade edildi.
Açıklamada, ABD'de iç harcamaların dirençli seyrettiği, verimlilik artışının güçlü olduğu ve sermaye yatırımlarının sağlam kaldığı kaydedildi. İstihdam artışının iş gücündeki büyümeye paralel ilerlediği ve işsizlik oranının önemli bir değişim göstermediği bildirildi.
Açıklamada enflasyonun hedefe zamanında dönmesini sağlamak için uygun para politikası duruşunun belirlenmesinde daha fazla veri elde edilmesinin yardımcı olacağı ifade edildi.
Banka, fiyat istikrarını sağlayacağı yönündeki taahhüdünü ise korudu.
Fed, önceki açıklamasında ekonomik faaliyetin "sağlam bir hızla" genişlediğini belirtirken, son açıklamasında bu ifadeyi "güçlü bir hızla" şeklinde değiştirdi.
Buna karşılık, iç harcamaların dirençli seyrettiği, verimlilik artışının güçlü olduğu, sermaye yatırımlarının sağlam kaldığı ve işsizlik oranının önemli ölçüde değişmediğine ilişkin değerlendirmeler korundu.
Jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan belirsizliğin yüksek seviyede kaldığına yönelik ifade de son açıklamada yer almaya devam etti.
Fed, 16 Eylül'de gerçekleştirdiği önceki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltmişti. Söz konusu karar 12 üyenin oy birliğiyle alınmıştı.
Fed Başkanı Kevin Warsh, kararın ardından düzenlenen basın toplantısında para politikası, ekonomik büyüme, enflasyon ve bankanın çalışma takvimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fed'in faizlerin gelecekteki seyrine ilişkin önceden sinyal vermesi anlamına gelen "ileriye dönük yönlendirme" yaklaşımını desteklemediğini belirten Warsh, bu yöntemin yalnızca olağanüstü koşullarda veya kriz dönemlerinde yararlı olabileceğini ifade etti.
Warsh, "Bir kriz veya olağanüstü koşullar söz konusu olmadığı sürece ileriye dönük yönlendirmeye inanmıyorum" dedi.
2008 küresel finansal krizinin en zor günlerinde bu tür yönlendirmenin yararlı olabildiğini belirten Warsh, olağan dönemlerde ve ekonominin güçlü seyrettiği mevcut koşullarda ise bu yaklaşımı desteklemediğini kaydetti.
Warsh, Fed'in gelecek yıllarda para politikası toplantılarının yapısında değişikliğe gideceğini açıkladı.
FOMC'nin yılda 8 kez toplanmaya devam edeceğini belirten Warsh, 2027'de toplantılardan birinin yalnızca genel para politikası stratejisine ayrılacağını, bu toplantıda faiz kararı alınmasının ve politika açıklaması yayımlanmasının öngörülmediğini bildirdi.
Warsh, 2028'de ise iki toplantının strateji değerlendirmelerine ayrılacağını, diğer 6 toplantıda para politikası kararlarının ele alınacağını ifade etti.
Toplantı takvimindeki değişikliğin gerekçesini açıklayan Warsh, para politikasının doğru belirlenmesi için güncel gelişmelerin düzenli aralıklarla değerlendirilmesi gerektiğini, bunun yanı sıra stratejik konuların kapsamlı biçimde ele alınmasına da zaman ayrılmasının önemli olduğunu söyledi.
Warsh, toplantı takvimi ve gündeminin belirlenmesinin idari bir ayrıntıdan ibaret olmadığını belirterek, bunun kurum içindeki değerlendirmelerin niteliğini ve alınan kararların isabetini etkileyen kurumsal bir tercih olduğunu kaydetti.
Strateji toplantılarının ardından kamuoyuyla hangi bilgilerin paylaşılacağının henüz netleşmediğini belirten Warsh, bu konuda ilerleyen dönemde daha fazla açıklama yapılacağını bildirdi.
ABD ekonomisinin büyüme performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Warsh, ekonomik büyümenin güçlendiğini söyledi.
Yılın ilk yarısına ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) artışının daha önceki yüzde 1,8 tahmininden yüzde 2,4'e revize edildiğini belirten Warsh, yılın üçüncü çeyreğinde ise daha hızlı bir büyüme gerçekleşmiş göründüğünü ifade etti.
Warsh, sermaye harcamalarındaki artışın yalnızca güçlü olmakla kalmadığını, farklı sektörlere de yayıldığını belirterek, ekonomik büyümenin önceki çeyreklere kıyasla sınırlı sayıda sektöre dayandığını söylemenin artık daha zor olduğunu kaydetti.
Warsh, yüksek faiz oranlarının yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlar üzerinde etkili olduğunu belirtti.
Faiz oranlarının etkisinin görüldüğünü ifade eden Warsh, piyasa katılımcılarının yatırım kararlarında daha seçici davrandığını, bazı varlıklara ilişkin kredi risk primlerinin yükseldiğini söyledi.
Bazı alanlarda finansal koşulların sıkılaştığını, diğer alanlarda ise bu sıkılaşmanın sınırlı kaldığını belirten Warsh, yapay zeka yatırımlarının ekonominin geri kalanından bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Warsh ayrıca, eylül ayındaki faiz artışının ardından bazı işletmeler ve hane halkı için finansal ve kredi koşullarında sıkılaşma işaretleri görüldüğünü bildirdi. Piyasa katılımcılarının sermaye tahsisinde daha seçici hale geldiğini belirten Warsh, finansal koşulları genel olarak "sıkı" olarak nitelendirmediğini, mevcut koşulların fiyat istikrarına giden sürece katkı sağladığını kaydetti.
Fed'in ikili görev alanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Warsh, son günlerdeki görüşmelerin ağırlıklı olarak fiyat istikrarına odaklandığını belirtti.
Tam istihdam tarafındaki görünümün ise oldukça olumlu olduğunu ifade eden Warsh, işsizlik oranının bir yıl öncesine kıyasla gerilediğine dikkati çekti.
Warsh, işsizlik sigortası başvurularının 4 haftalık ortalamasının da nesiller boyunca görülen en düşük seviyede bulunduğunu söyledi.
Warsh, Fed'in faiz kararında yaklaşan ara seçimlerin etkili olmadığını belirtti.
Toplantı boyunca siyasi gelişmelerin, seçimlerin veya önümüzdeki günlerde yaşanacakların gündeme gelmediğini ifade eden Warsh, siyasi unsurların ne kendisinin ne de diğer kurul üyelerinin kararında rol oynadığını kaydetti.



