Beşiktaş, Göztepe'yi ezdi, geçti… Göztepe dişli takım, sahanın her yerinde bir savaşçısı var. Sert oynuyorlar. Ligin en az gol yiyen takımı ve gol yedikleri zaman da bozulmuyorlar. Kornerden yedikleri gol yoktu düne kadar. Dün oldu. Bir deplasmanda en fazla üç gol yemişlerdi dün dört oldu. Beşiktaş dişli rakibi karşısında çok oynadı, iyi top yaptı.. Dar alanda Göz Göz'ü oyalarken aniden uzun toplarla savunma arkasına sarkmayı bildi Siyah-Beyazlılar.

Beşiktaş yıllar sonra savunmanın sağında kaliteli bir çift krampon bulabildi. Murillo'da Roiser esintisi var, bindirdikçe bindiriyor, son çizgiye iniyor, pozisyon bulunca da Yaradana sığınıp kaleyi yokluyor. Attığı gole şapka çıkarılır vesselam. Cerny yine çok klastı, Olaitan sol kanadın çökertti bir de gol attı eski takımına. OH ayrı hikaye… Takımın havasını değiştirdi bu çocuk... Üçüncü maçta üçüncü golünü attı, hem de ne gol… Yine doğru ve güzel paslaşmalar sonrası sağdan ceza sahasına giren OH adeta güdümlü füze gönderdi Göztepe kalesine.

Gelelim Kartal'ın asi ruhuna… Orkun yine müthişti.. İki asist yaptı.. Harika uzun toplar attı. Üstelik topla her buluşmasında resmen dayak yemesine rağmen yaptı bunları… Evet resmen dayak yedi Orkun… Yetmedi, haklı olarak isyan edince bir de sarı görüp cezalı duruma düştü!. Öyleyse bırakalım parçalasınlar Orkun'u ve herkes rahatlasın… Sen misin iyi oynayan diye dövdürelim her maç!..

Göztepe karşısında Beşiktaş izledik ki, uzun zamandır Dolmabahçe'de böylesini görmemiştik. Siyah-beyazlılar maça ön alan baskısıyla başladı. Rakibini daha ilk dakikalardan itibaren hataya zorlayan, tempoyu yükselten, kazanma iştahını her saniye hissettiren bir takım vardı. Cerny kanatta adeta şov yaptı.

İkinci yarıda skor avantajıyla birlikte oyun aklı devreye girdi. Panik yok, telaş yok; kontrol Beşiktaş'taydı. Ara transferde kadroya katılan Olaitan'ın golü coşkuyu zirveye taşıdı. Orkun maestro gibiydi; ancak üç farkı yakalamışken gördüğü sarı kartla cezalı duruma düşmesi ise gereksizdi. Ve; Hyeon-Gyu Oh... Güney Koreli golcü attığı golle kalitesini bir kez daha gösterdi.

Beşiktaş uzun yıllar sonra gerçek bir bitirici kazanmış olabilir. Tribünlerin dolması, Ersin'e verilen destek, Sergen Yalçın'a duyulan güven... İşte Beşiktaş kültürü budur. Takımına sahip çıkan bir camia varsa başarı da gelir. Ligin en az gol yiyen takımına dört gol atıyorsanız bu sıradan bir galibiyet değildir. Başakşehir maçının ardından gelen bu görkemli galibiyet, kötü günlerin geride kalabileceğinin işareti olsun. Maçın hakemi Ozan Ergün'ü hafta içindeki yazımda tanıtmıştım. Dün gayet başarılıydı.

Türk Futbolu iyi bir hakem kazanıyor. Dolmabahçe'de dün sadece üç puan alınmadı. İnanç geri geldi. Öz güven geri geldi. Ve en önemlisi, umut geri geldi. Eğer bu oyun devam ederse... Zirve neden hayal olsun?