Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin üçüncü haftasında sahasında Slavia Prag ile 2-2 berabere kaldı. Spor yazarları karşılaşmayı değerlendirdi.
Spor Yazarları Fenerbahçe - Slavia Prag Maçını Yorumladı: 'İsmail Kartal'ın Kredisi Sıfıra İndi'

UEFA Şampiyonlar Ligi'nin lig aşamasının 3. hafta maçında Fenerbahçe ile Slavia Prag, İstanbul'da karşı karşıya geldi. Sarı-lacivertlilerin 2-0 öne geçtiği karşılaşma 2-2 sona erdi. Spor yazarları karşılaşmayı yorumladı.
'İSMAİL KARTAL ÇOK GEÇ KALDI'
Hilmi Türkay: "Seyirci mükemmel, oyuna başlangıç çok iyi. Erkenden skor 2-0 olmuş. İşimizi doğru yaparken Ederson-Guendouzi paslaşmasında Fransız futbolcunun topu rakibe ikram olarak vereceğini ve pozisyonun golle sonuçlanacağını hangimiz düşünebilirdik ki? İkinci kötü haber Ake’den geldi, sakatlandı ve oyundan çıktı. Üst üste bunlar yaşanınca Sarı-Lacivertli takımın bir süreliğine modu düştü. Slavia Prag da sazı eline aldı. Teknik yeterliliği sınırlı Çekya temsilcisi pozisyonlar yakaladı. Peki Fenerbahçe bu anlarda ne yaptı? Sarı-Lacivertliler panik havasındaydı, bireysel hatalar öne çıktı, hücumda bitiricilik noksanlığı yaşandı. Oğuz’un çıkması büyük hataydı. Özellikle 65. dakikadan sonra İsmail Kartal’ın oyuna müdahale etmesini beklerdim. Ne yazık ki çok geç kaldı. Yine sinir harbi, yine kâbus derken 90. dakikada Slavia’nın beraberlik golü geldi. Pes artık, ne denir ki... İnanılır gibi değil! Bu Fenerbahçe bize söyleyecek söz bırakmadı..." (Cumhuriyet)
'BİR ÇOK SORUN VARDI SAHADA'
Cem Dizdar: "İstatistikler ters yönde, Slavia’nın en çok skor yaptığı dakikaların 75-90 arası olduğunu gösteriyordu. Özellikle rakip alanda topu ele geçirmede Fenerbahçe’ye bariz üstünlük kuran Slavia neyse ki etkili hücumlar örgütleyemedi. Lakin Nene’nin sonuçlandıramadığı atak da dahil topu öne her taşıdığında Fenerbahçe de benzer sıkıntıları yaşıyordu. Nihayet gerek maç önü basın toplantısında İsmail Kartal’ın belirttiği gibi ‘fiziksel olarak güçlü’ gerekse istatistiklerin ortaya koyduğu gerçekleşti.
Kendi alanlarından başlattıkları hücumla maçı 90’da beraberliğe getirdi rakip. Belki bir çok sorun vardı sahada, ancak en büyüğü maç sonu “İsmail istifa” sloganlarıyla dile getirilen öfke oldu. Bu öfkeyle göndermelerin ya da umutla para saçıp getirmelerin fayda sağlamadığını kavradığımızda işlerin yoluna girmesi için ilk büyük adımımızı da atmış olacağız." (Fanatik)
'SLAVIA'YI KENDİ ELİYLE ORTAK ETTİ MAÇA'
Uğur Meleke: "Böyle genç ve dinamik bir takıma karşı muhakkak hızlı başlamalısınız, genç Çekler henüz stat ve atmosfer etkisini üzerlerinden atamadan almalısınız kontrolü. Fenerbahçe de öyle yaptı. Bence şu anda Süper Lig’in en formda yerli oyuncusu olan Oğuz Aydın’la hesabı açtılar. Merkeze geldiğinde, kaleye yaklaştığında gol şansı artan Greenwood’la da on dakika içinde ikiyi buldular. Ancak İsmail Kartal özellikle ikinci devrede değişiklik zamanlamaları ve seçimleri konusunda öyle yanlışlar yaptı ki, adeta Slavia’yı kendi eliyle ortak etti maça.
Yenilen birinci golde Guendouzi’nin net bir hatası var. Sırtı dönük aldığı paslarda Gençlerbirliği ve Slavia önünde benzer hatalar yapması acaba saçının görüşünü kısıtlamasıyla ilgili olabilir mi diye düşünmeye başladım ben artık. Ayrıca sahanın iyilerinden Oğuz’un oyundan erken çıkıp Kerem’in kalması da akıl almaz bir karardı bence. O değişiklikten sonra Slavia Prag’lı futbolcuların puan için daha fazla umutlandığına eminim ben." (Hürriyet)
'ASTON VILLA MAÇINDAN BİLE DAHA AĞIR BİR SONUÇ'
Halil Özer: "Fenerbahçe’nin artık İsmail hoca ile olmayacağını anlaması için başına kaç tane daha felaket gelmesi gerekir..
Bence dün aldığı beraberlik Aston Villa maçından bile daha ağır bir sonuç. Yani bu hocayla bu işler artık olmuyor. Adam yetersiz ve hocalık yetenekleri eksik. Koskoca kulüp böylesine yoksun bir hocaya bu kadar nasıl bağımlı olabilir. İnanılır gibi değil." (Milliyet)
'NENE ASLA BU SEVİYENİN OYUNCUSU DEĞİL'
Güntekin Onay: "İkinci yarının büyük bölümünde savunmada kaldık ve öne çıksak da bu kez geri dönüşlerde problem yaşamaya başladık. Özellikle Archie Brown, Semedo ve Guendouzi’de çok şiddetli yorgunluk belirtileri sahaya yansıdı. İsmail Kartal, İrfan Can ve İsmail Yüksek’i oyuna daha erken sokup orta alanın dinamizmini arttırabilirdi.
Tuhaf olan şu takımın dayanıklılığı en yüksek oyuncusu 35 yaşındaki Kante... Emektar Fransız maç boyunca çok efor sarfetti, top kazandı, dribbling yaptı, az pas hatasıyla oynadı. Ayrıca Nene asla bu seviyenin oyuncusu değil. Topun rakip yarı alanda Fenerbahçe’de kalmamasının nedenlerinden biri Nene’nin saha içindeki varlığı... Top tutamıyor, ikili mücadelelerde çok kuvvetsiz kalıyor. Asla harika futbol oynayan Oğuz çıkmamalıydı.
Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Liginde bundan sonraki maçı Liverpool ile... 2-0 öne geçtiğin bir maçta grubun en mütevazı takımlarından birini yenemiyorsan 3 puanı hangi maçta alacaksın?" (Hürriyet)
'İSMAİL KARTAL'IN KREDİSİ SIFIR'A İNDİ'
Serkan Akcan: "Bir Şampiyonlar Ligi maçı başlangıcı hayal et deseler İsmail Kartal’ın rüyası Slavia Prag’ın ilk 15 dakikası olurdu sanırım. Oğuz’’dan bir jeneriklik gol, peşinden Greenwood’un fişi çektirecek sayısı. Bir peri masalı gibiydi bu bölüm. Ta ki Guendouzi’nin sakarlığına kadar. Fransız orta sahanın bu kaçıncı basit hatası, hatırlamakta zorlanıyor insan ama sık tekrarlamaya başladı.
Fenerbahçe tam 2-0’ı bulmuş, rüzgarı yelkenlerine dolduruyorken Ederson’dan aldığı pası rakibine asist olarak iade edince, işler bir anda değişti. Oysa Fenerbahçe momentumu eline öyle bir geçirmişti ki tarihi bir fark gelebilirdi. Ama o hatanın ardından Fenerbahçeli tüm futbolcuların hevesi kırıldı, iştahları kaçtı sanki. Oyun dengelendi, Kadıköy’ün büyüsü bozuldu.
Slavia Prag yaptığı her hamlede öne doğru ilerlerken, İsmail Kartal’ın hamleleri sahada bir karşılık bulmadı. Maç bitmek üzereyken gelen Slavia golüyle Kadıköy’de büyük bir şok yaşandı. Slavia, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde karşılaştığı ve bundan sonra karşılaşacağı rakipler arasında belki de en vasatıydı. Bu maçı 2-0’dan 2-2’ye getirmek İsmail Kartal’ı da futbolcularını da olduklarından çok daha kötü gösterdi. Bundan sonra İsmail hocanın kredisi sıfıra kadar indi. Derbinin skoruna göre hayatı çok daha zorlaşabilir. Kötü sonuca rağmen iyi diyebileceğimiz tek detay sanırım Oğuz Aydın’ın performansı." (Fanatik)
'GALATASARAY MAÇI ÖNCESİ EN KÖTÜ SENARYO'
Mert Aydın: "Fenerbahçe güle oynaya kazanabileceği bir maçı acayip şekilde sıkıntılı hale soktu. 3 puanın neredeyse gelmesinde rakibin de gücünün sınırlı olmasının payı vardı. Ancak bu kadar geriye yaslanırsanız bu gibi takımlar da sonunda golü atar. Guendouzi’nin gol dışında da hataları orta sahayı oyundan düşürdü. Hem de Kante’nin enerjik seviyesine rağmen. Oğuz, takımın en iyilerinden biriyken onun da ilk çıkanlardan olması ilginçti. Guendouzi’nin oyunda kalması belki de maçı kopartma şansını da ortadan kaldırdı.
Galatasaray maçı öncesi Şampiyonlar Ligi’nde böyle bir sonuç alınması gerçek anlamda düşünülebilecek en kötü senaryoydu. Maç karşılıklı gollerle 2-2 bitseydi bu kadar sıkıntı olmayabilirdi. Ama artık İsmail Hoca’nın üzerindeki yük birkaç katına çıktı." (Milliyet)


