Suriye'de Şam yönetimi ve ülkedeki farklı siyasi aktörler arasında gerilim yükseliyor. İsrail'in Suriye toprakları içinde düzenlediği askeri operasyonların ardından Türkiye, merkezi yönetime desteği sürdüreceği mesajı verdi.
Suriye devlet televizyonu, İsrail askerlerinin 27 Ağustos gecesi başkent Şam yakınlarındaki Kisve bölgesindeki bir askeri üsse peş peşe saldırılar düzenlediğini aktardı. Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırılarda altı Suriye askerinin öldüğünü açıkladı. Bir hükümet yetkilisi ise askerlerin İsrail'e ait "gözetleme ve gizli dinleme cihazları" bulduğunu, bu nedenle hedef alındıklarını söyledi.
AFP ve Reuters haber ajanslarına konuşan Suriyeli yetkililer, İsrailli askerlerin operasyonunu doğruladı. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, direkt olarak operasyonu doğrulamadı, ancak sosyal medyadan yaptığı paylaşımda askerlerin İsrail'in güvenliğini sağlamak için "Gece gündüz tüm muharebe bölgelerinde" görev aldığını belirtti.
İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), İsrail'in hedef aldığı üssün İran destekli Hizbullah tarafından kullanıldığını öne sürdü. SOHR, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Aralık 2024'te devrilmesinden bu yana İsrail'in ilk kez bu kadar derin bir noktaya böyle bir operasyon düzenlediğini ifade etti.
İsrail, Esad yönetiminin devrilmesinden bu yana Suriye'de başkent Şam dahil birçok noktaya hava saldırıları gerçekleştirdi. Bu süreçte merkezi yönetime bağlı güçlerle çatışmaya giren Dürzi milisleri desteklemek amacıyla Şam askerlerini hedef aldı. Ayrıca, Suriye ile ateşkes hattındaki askerden arındırılmış bölgenin de bir kısmını işgal ederek Suriye'nin güneyinde askeri varlığını artırdı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Ağustos'ta Malazgrit Zaferi kutlamaları sırasında yaptığı konuşmada, "Suriye'deki tüm kardeş halklar gibi Kürtlerin de güvenliğinin, huzurunun, esenliğinin teminatı Türkiye'dir. Yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacak" dedi.
Suriye'ye dair bir açıklama da 28 Ağustos'ta Milli Savunma Bakanlığı'ndan geldi. MSB kaynakları, Suriye'nin istikrarının Türkiye'nin güvenliğiyle "doğrudan bağlantılı" olduğunu vurguladı ve Türkiye'nin Suriye hükümetinin kendi birlik ve bütünlüğünü korumak için alacağı her türlü tedbire destek vereceğini belirtti.
Kuzeyde SDG ile Şam güçleri arasındaki tansiyon sürerken Batı'da Alevilerin yeni bir siyasi oluşum kurma hazırlığına girdiği iddiaları gündeme geldi. Alevi kanaat önderleri "Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi" (PCCWS) adlı bir oluşumu ilan etmeye hazırlanıyor. Bu oluşumun, adalet, vatandaşlık ve insan haklarına saygı çerçevesinde medeni ve seküler bir yönetim modeli kurmayı hedeflediği bildirildi.
Alevi grupların hamlesine dair haberlerden günler önce Dürzilerin önde gelen dini liderlerinden Şeyh Hikmet Hicri, Suriye'nin güneyinde otonom bir Dürzi bölgesi kurulması çağrısında bulundu. Temmuz'da Dürzi milisler ve Bedevi aşiretler arasında silahlı çatışmalar çıkmış ve bu çatışmalarda yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti.






