Yeni Şafak
Haber akışına dön

Suriye’yi Yeniden İnşa Etmek

Suriye’yi Yeniden İnşa Etmek

Dr. Deniz İstikbal/İstanbul Medipol Üniversitesi

Uzun yıllar iç çatışma, yolsuzluk ve yıkımla harmanlanmış bir ülke nasıl yeniden inşa edilir sorusu günümüzde sınırlarımızın ötesinde tartışılıyor. 2011-2024 tarihleri arasında süren iç savaş sonrası siyasi istikrarın sağlandığı ve Nusayri rejimin adalet önüne çıkarıldığı Suriye’de tarihsel açıdan zihinsel bir devrim yaşanıyor. Halkın yüzde 90’dan fazlası yoksulluk sınırının altında yaşarken yeni hükümet altyapıya odaklanıyor.

Elektrik hizmeti normalleşiyor ve kamuda çalışanların gelirleri makul düzeye çıkarılıyor. Okul, hastane ve kamu hizmet binaları yeniden yapılıyor ve ülke iç savaş görüntülerinden hızla uzaklaşıyor. Hükümet yetkilileri halkın daha kaliteli ve kesintisiz kamu hizmeti alması için reformları ivedilikle işleme alıyor. Ülke para birimindeki değer kaybı dururken enflasyon kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Merkez Bankası’nın raporlarına göre bu yıl 10,5 milyar dolarlık kamu bütçesiyle yatırımlara hız veren hükümet ülkenin maruz kaldığı yıkım imajını hızla siliyor.

YABANCI YATIRIMCININ SURİYE TERCİHİ

ABD ve Batılı ülkelerle geliştirilen ilişkiler Suriye’ye uygulanan yaptırımların kalkmasına ve Suriye’nin global sisteme yeniden entegre edilmesine katkı sunuyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed al-Sharaa’nın diplomatik sahada elde ettiği başarı ve imaj ülkenin yeniden inşasına yardımcı oluyor ve yabancı yatırımcılar Suriye’yi tercih ediyorlar.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt ve Türkiye gibi ülkeler hızlıca Suriye’nin inşa sürecine dahil olurken Çin, Fransa ve Almanya rekabeti gözetiyorlar. Özellikle binaların yaşanabilir hale getirilmesi yeni ülke imajının hafızalara kazınması için büyük önem taşıyor. Demir yolu hatlarının çağdaşlaştırılması ve kara yollarının yabancı yatırımcılar aracılıyla finanse edilmesi yeni hükümetin hedefleri arasında. Dünya Bankası ve IMF gibi kurumlarda Suriye’nin inşa sürecine kredi antlaşmalarıyla dahil oluyorlar. Uluslararası yaptırımların kaldırılması ve ülkenin liberal ticaret sistemi içerisinde “Syrian Made” markasıyla katılması Suriye devlet kurumlarının hedeflerini gözler önüne seriyor. Ülkenin ihracat yapabilmesi için tarım başta olmak üzere modern sulama tekniklerinin kamu aracılığıyla yaygınlaştırılmasına çaba gösteriliyor. Sanayi girişimlerinin ülke ihtiyaçlarını karşılaması ardından ihracat odaklı bir şekilde reforme edilmesi için kamu öncülüğünde girişimler devam ediyor.

ALTYAPI SORUNLARI VE YOKSULLUKLA MÜCADELE SÜRÜYOR

Suriye hükümetinin girişimlerinin bir yansıması olarak Fransızların liman yatırımlarına hız vermesi ve Türkiye’nin enerji altyapısına odaklanması ülke tarihi açısından kritik bir eşiğe işaret ediyor. Çünkü iç savaş nedeniyle yıkılan altyapının inşası ve tüm ülke genelinde elektrik hizmetlerinin tüm gün sürdürülmesi üretimin artırılması için büyük önem taşıyor. Bu nedenle Türkiye’nin Suriye’de yapmaya başladığı enerji yatırımları ve tecrübe paylaşımı doğru bir strateji. Fakat ülkenin yoksullukla mücadelesi ve altyapı sorunları bir süre daha gündemde kalmaya devam edebilir. Nüfusun Suriye hükümetine göre 26 milyon olduğu ülkede milyonlarca kişi iç savaş nedeniyle yurt dışında bulunuyordu. Nusayri rejimin devrilmesiyle 2 milyona yakın kişi ülkeye geri dönerken güvenlik birimlerinin tam anlamıyla istikrarı sağlamasıyla daha fazla Suriyeli tersine göç edebilir. Bu şartların sağlanması için 30 milyar dolar olarak tahmin edilen milli gelirin ülke şartları göz önüne alındığında 100 milyar dolara gelmesi ve yabancı yatırımcı miktarının artırılması gerekiyor. Yapılan uluslararası tahminler ise 100 milyar dolarlık milli gelir rakamının siyasi istikrara bağlı olarak 2030’lu yıllarda mümkün olduğuna işaret ediyor.

Suriye Merkez Bankası ülke milli gelirini 65 milyar dolar olarak hesaplarken Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler ve IMF farklı tahminlerde bulunuyor. Merkezi hükümet bütçesinin 10,5 milyar dolar olduğu göz önüne alındığında uluslararası kurumların tahminlerine daha yakın bir milli gelir rakamına erişilebilir. 30-65 milyar dolar aralığında tahmin edilen milli gelire kıyasla ülkenin dış ticaret hacmi çok kısıtlı düzeyde yer alıyor. Yaptırımlar nedeniyle ciddi düşüş gösteren ihracatın tekrar makul düzeye çıkışı için zaman gerekli iken 400 milyar dolarlık ihracat kapasitesine erişmiş Türkiye’nin Suriye ile iş birliğini derinleştirme kararı önem taşıyor. 10 milyar dolarlık dış ticaret hacminin iki ülke arasında yakalanması bu nedenle Suriye’nin inşa faaliyetlerine çok ciddi katkı sunabilir. Yaşanan gelişmelerin en önemli noktaları arasında ise Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed al-Sharaa’nın diplomatik alanda elde ettiği ve yeni Suriye’nin inşasına yardım eden Batı dünyasına odaklı girişimler bulunuyor. ABD ve Avrupa Birliğiyle yürütülen diplomatik ilişkiler iktisadi olarak meyvelerini veriyor. Yaptırımların kaldırılması ve Suriye’nin terör finansmanı ülkeler listesinden çıkarılması bunun en büyük göstergeleri arasında kabul edilebilir.

MÜSLÜMAN ÜLKELERDEN GELEN CAN SUYU

Suriye’yi yeniden inşa etmek için gerekli olan rakamın 216 milyar dolar olduğu ve tek bir finansal kaynağın mevcut ihtiyaçlara cevap vermesi oldukça güç. Bu nedenle birçok ülkeyle ilişkiler yeniden yapılandırılıyor ve yeni Suriye’nin imajı saygın bir devlet olarak kabul görüyor. Bu süreçte Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar kendi tarihsel ilişkilerini kullanarak Batı dünyasıyla Suriye arasındaki kötü geçmişi ve kronikleşmiş sorunların çözümüne katkı sunuyor. Özellikle ABD-Suriye arasındaki Soğuk Savaş döneminden kalan birçok mesele yeniden ele alınıyor ve ülkenin inşa çalışmaları için iktisadi ortam oluşturuluyor. Yaptırımların kalkmasıyla Türk firmalarının son aylarda Suriye’ye üretim tesislerini taşımaları bunun bir göstergesi şeklinde değerlendirilebilirken Suudi Arabistan’ın enerji tedarik hatlarına ARAMCO ile yatırım yapması da iyi bir örnek olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak Suriye’yi yeniden inşa etme düşüncesi Müslüman ülkelerin Suriye’ye yaklaşımlarına bağlı şekilde tarihsel bir gereklilik olarak ilerliyor. Batılı aktörlerin de inşa faaliyetlerine katılması ve Suriye’nin Batı sistemiyle ilişkilerini normalleştirmesi önemli bir gösterge olarak tarih sahnesine yerini alıyor.

Başlıklar :

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenisafak.com