TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, dün tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlandığı Türk Kızılay Kanun Teklifi'nin 1 ile 5'inci maddelerini kapsayan birinci görüşmeleri başladı.
ALTIN: KIZILAY'IN MEVCUT GİDİŞATINA 'HAYIR' DEMELİYİZ
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, öğrencilik döneminde Suriye’deki savaş nedeniyle Türkiye’ye yoğun göçün yaşandığı süreçte Kızılay’da staj yaptığını aktararak, şöyle dedi:
"Galileo'nun da dediği gibi bizler 'Hayır' diyoruz çünkü 'Hayır' diyebilmek demokrasinin gereği olan cesaretin, ferasetin ve sorumluluğun en önemli göstergeleridir çünkü demokrasi 'Hayır' denilen yerlerde büyür ve gelişir. Öğrenciyken staj yapmak için, ki tam o esnada Suriye'de savaş vardı ve Türkiye'ye yoğun bir göç dalgası gelmişti, insani yardım çalışmaları bütün derneklerin en önemli gündemlerinden biriydi ve bu vesileyle Kızılay'da bir dönem ben de staj yaptım. Tabii, staj yaptığımız dönemde Kızılay yüz elli yıllık geçmişiyle ve insani yardım iddiasıyla çok önemli bir yer tutuyordu fakat ifade etmem gerekir ki o zaman da Kızılay’ın mevcut gidişatına 'Hayır' diyenlerdendik, tarih ve yaşananlar doğruladı ki bugün de Kızılay’ın mevcut gidişatına 'Hayır' demeliyiz.”
ERTUĞRUL: KIZILAY’IN HOLDİNGLEŞMESİNE AMASIZ FAKATSIZ ‘HAYIR’ DİYORUZ
YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, TBMM Genel Kurulu’nda Türk Kızılay Kanun Teklifi’ne ilişkin yaptığı konuşmada, Kızılay’ın afetlerde hızlı ve etkin biçimde görev yapmasını istediklerini dile getirdi.
Teklifin Kızılay’ı kamu denetiminden uzaklaştıracağını savunan Ertuğrul, sözlerine şöyle devam etti:
"Biz Kızılay’ın güçlü olmasını istiyoruz. Biz Kızılay’ın kan stoklarının dolup taşmasını, afet anında, hemen ilk dakikada çadırıyla, çorbasıyla, sahra hastanesiyle insanımızın yanında olmasını istiyoruz. Afet bölgesinde canını dişine takan Kızılay personeline tazminat ödenmesine sonuna kadar ‘Evet’ diyoruz ancak biz Kızılay’ın holdingleşmesine, kar hırsıyla çadır satmasına zemin hazırlayan şirket modellerine, kamu kaynaklarının denetimsizce aktarılmasına ve milletin menfaatinin ihalesiz ticaret kapısı yapılmasına amasız fakatsız ‘Hayır’ diyoruz. Bu teklif Kızılay’ın yaralarını sarmıyor, Kızılay’ı kamu denetiminden kaçıran bir zırh örüyor."
ÇALIŞKAN: BUNDAN SONRA KIZILAY'IN YAPTIĞI İŞLER DENETİM DIŞINA GİDECEK
Teklifin birinci bölümü üzerine konuşmaların tamamlanmasının ardından maddelerin görüşmelerine geçildi. Maddeler üzerine söz alan Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, vatandaşların çözüm beklediği fon krizi yerine Kızılay Kanun Teklifi’nin görüşülmesini eleştirdi. Çalışkan, düzenlemenin Kızılay’ın özerk yapısını güçlendirmek yerine kurumu denetim dışına çıkaracağını ileri sürerek, "Kızılay’ın sermayesi vatandaşın güvenidir. Bu yasayla bu güven güçlendirilmiyor, aksine güven sarsılıyor" dedi.
"Milletimizin acilen çözüm beklediği fon krizini görüşmek yerine etliye sütlüye karışmayan, ne kokar ne bulaşır bir yasa, Kızılay yasası görüşüyoruz" diyen Çalışkan, konuşmasında şu değerlendirmede bulundu:
"Küresel Kızılhaç, Kızılay örgütü Türkiye'den de Kızılay ile ilgili kanun istedi. Ama AK Parti iktidarı bu talebi yanlış anladı. 'Kızılay’ı ihale kanunu kapsamından çıkarın, her şeyi fütursuzca dağıtan bir yer haline getirin' dedi. Bu yasa aslında direkt soyguna teşvik yasası, o kadar belirsizliklerle dolu ki... Başkan nasıl seçilecek? Katakullilerle, zoraki baskılarla başkan değişiyor ama AK Parti gittikten sonra nereye, nasıl bir şey gelecek, hiçbir şey ne yazık ki belli değil. KVK'larla ilgili, tahsilatla ilgili ayrı sorunları var, bunlara girmeyeceğim ama şunu söylemek isterim ki: Kızılay'ın sermayesi vatandaşın güvenidir. Bu yasayla bu güven güçlendirilmiyor, aksine güven sarsılıyor. Bundan sonra Kızılay kapsam dışı, kanun dışı, bundan sonra Kızılay'ın yaptığı işler denetim dışına gidecek. Denetimsizliğin fon krizinde, SPK'de, başka alanlarda ne hale geldiğini acıyla gördük.
Baştan sona gördüğünüz kanunun amacı, kapsamı, amblemi, muafiyeti dönüp dolaşıyor, her şey muafiyete geliyor. Öyle yasa konmuş ki Kızılay var, başka herkes ölsün, Kızılay alacağını tahsil etmek üzere hastanenin gelirlerine ipotek koyacak. Peki, hastanenin gelirini artırmadınız, bütçesi olmayan hastane hizmet veremezse, yoğun bakımdaki hastaların hayatı tehlikeye girerse bununla ilgili bir çözüm yok çünkü her zaman bir iş yaparken başka bir tarafı nasıl yıkarız, bunu görüyoruz işte."
Teklifin 3. maddesinin kabul edilmesinin ardından Başkanvekili Beyazıt, birleşime ara verdi. Aradan sonra komisyonun yerinde bulunmaması üzerine Beyazıt, 20 Ekim Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.





