Ege Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 17. IITAS’ta bir araya gelen sektör temsilcileri, uzayan küresel kriz ve baskılanan kur nedeniyle sanayinin milli gelirdeki payının gerilediğine dikkat çekerek acil planlama ve destek çağrısı yaptı.
Tekstil Sektörü Iıtas’ta Buluştu: Tekstilde Güç Birliği Ve Dönüşüm Vurgulandı

DUYGU GÖKSU / İZMİR
Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nün, tekstil ve hazır giyim alanındaki bilimsel bilgi paylaşımını teşvik etmek amacıyla 1976 yılından bu yana düzenlediği Uluslararası İzmir Tekstil ve Hazır Giyim Sempozyumu’nun (IITAS) on yedincisini gerçekleştirdi. Sempozyum kapsamında, moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Atılgan’ın yaptığı “Tekstil ekonomisinde dönüşüm ve yeni değerler” başlıklı panele EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ da konuşmacı olarak katıldı. Panelde, hazır giyimde uzayan kriz, küresel rekabet stratejileri ve dijital dönüşüm fırsatları masaya yatırıldı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclis Başkanı Şeref Fayat, Türkiye'nin geçmişte her 10 yılda bir kriz yaşayıp, 1 yıl içerisinde krizleri atlattığını, finansal kaslarının güçlü olduğunu belirterek, “Küresel kriz savaşlarla birleşerek ilk defa bu kadar uzadı” dedi.
Fayat, kuru bastırarak enflasyonu düşürme stratejisinin sanayici açısından pazar kaybına yol açtığını ve krizin emek yoğun sektörlerden tüm sanayiye yayıldığını söyledi.
- Kalkınma Planı'nda tekstil kapasitesinin doyuma ulaştığı raporlanmasına rağmen, pandemide siparişlerin süreceği zannıyla milyarlarca dolarlık gereksiz inşaat ve makine yatırımı yapıldığını hatırlatan Fayat, “12. Kalkınma Planı yapılırken, 11. Plan raporları dahi bulunamadı. Devlet Planlama Teşkilatı'nın acilen kurulması gerekiyor. Kriz uzadıkça sanayiciler küsüyor. Pek çok şirket sahibi bilançosunu devredip sektörden çıkmaya razı” diye konuştu.
Toygar Narbay: “Üretimsiz toplumlar yüksek teknolojiyi de kaybetti”
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Müşterek Başkanı Toygar Narbay, Avrupa'nın 1980'lerde üretimi 3. ülkelere kaydırıp sadece marka ve yüksek teknolojiyi tutma stratejisinin çöktüğünü, üretimsiz toplumların yüksek teknolojiyi de kaybettiğini dile getirdi. Türkiye'nin de aynı hataya düşme riski taşıdığını söyleyen Narbay, “Türkiye'nin Batı'da lüks, Doğu'da değer markaları üretmesi; Suriye, Kuzey Irak ve Azerbaycan gibi çevre havzalarda ise ekonomi markaları üreterek hacmini koruması gerekiyor” dedi.
Narbay, Gümrük Birliği'nin yenilenmesinin sektöre doğrudan ek avantaj getirmeyeceğini belirterek, “Asıl sorun, Avrupa Birliği’nin (AB) üçüncü ülkelerle Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) imzalarken, Türkiye'yi kısıtlaması” dedi.
Çağlar Bağcı: “Hazır giyim sektörü yeniliklere hızlı adapte oluyor”
Dijital dönüşümün eskiden yüksek bütçeler gerektirdiği için KOBİ'lerin uzak kaldığını, ancak yapay zekanın bu süreci demokratikleştirdiğini ve küçük firmaların da adapte olmasını sağladığını belirten Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, “Kumaş planlamadan satın almaya ve müşteri temsilciliğine kadar rutin işler yapay zekaya devredilerek verimlilik artırılabilir. Türk üreticisi ve hazır giyim sektörü teknolojiye ve yeniliklere çok hızlı adapte oluyor” dedi.
Sektör olarak döviz dönüşüm desteğinin %3'ten %6-10 seviyesine çıkarılması talep edilirken, uygulama %1 - %1.5 seviyelerine gerilediğini belirten Bağcı, Türkiye'deki sanayisizleşme sürecinin çok erken başladığına da değinerek sanayinin yurt içi hasıladaki payının 2021'de %22.1 iken 2026 hedef/projeksiyonlarında %14.9'a kadar gerilediğini dile getirdi.
Hakan Güldağ: “Küçük işletmeleri birleşmeye teşvik edecek modele ihtiyaç var”
EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Güney Kore'nin KOBİ'lerini kümelenme modelleriyle verimli kılması örneğini vererek, Türkiye'nin de küçük işletmeleri birleşmeye ve güç birliği yapmaya teşvik edecek benzer bir destek modeline acilen ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Ölçek büyüdükçe firmaların uygun finansmana erişiminin kolaylaşacağını belirten Güldağ, kapanan tesislerle bir kez kaybedilen sanayi yetkinliklerinin geri gelmesinin çok uzun zaman alacağını, ülkenin sadece hizmet ve turizm sektörüyle kalkınamayacağını belirtti. Güldağ, bu süreci yönetebilmek için bütüncül bir devlet aklına ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.




