Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini baz alarak hazırladığı yeni analizinde Türkiye’deki gelir dağılımı ve yoksunluk tablosuna ışık tuttu. Araştırma, 2019-2025 döneminde reel medyan eşdeğer gelirde yüzde 72 oranında artış yaşanmasına karşın refahın toplumun tüm kesimlerine adil şekilde yansımadığını gösterdi.
Tepav Verileri Paylaştı: Türkiye’de 17,6 Milyon Kişi Yoksunluk Çekiyor

5,5 MİLYON KİŞİ SINIRIN ÜSTÜNDE AMA YOKSUNLUK ÇEKİYOR
Raporda dikkat çeken en belirgin bulgulardan biri, resmi yoksulluk sınırının üzerinde gelire sahip olan ancak temel gereksinimlerini karşılayamayan kesimin büyüklüğü oldu. 2025 verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 20,9’una denk gelen 17,6 milyon kişi çoklu yoksunluk içinde bulunuyor. Bu nüfusun yaklaşık 5,5 milyonluk kısmının geliri resmi yoksulluk eşiğinin üzerinde yer alıyor. Sınırın üstünde yer alıp çoklu yoksunluk çeken hanelerin yüzde 57,2’si ise doğrudan geçim sıkıntısı yaşadığını ifade ediyor. Büyükşehirlerde tırmanan kira, gıda ve ısınma maliyetlerinin, kağıt üzerinde yoksul görünmeyen aileleri de cendereye soktuğu vurgulanıyor.
MUTFAKTA PROTEİN TÜKETİMİ KÖTÜLEŞİYOR
Göreli yoksulluk oranları istatistiki olarak gerileme gösterse de temel tüketim harcamaları tablonun ağırlaştığını ortaya koyuyor. İki günde bir et, tavuk veya balık içeren bir öğün tüketemeyenlerin oranı 2019’da yüzde 33,6 seviyesindeyken 2025 yılında yüzde 35,1’e yükseldi. Bu durum, gıda enflasyonunun ve yaşam pahalılığının doğrudan mutfaklara ve beslenme kalitesine yansıdığını kanıtlıyor.
ÇOCUKLU AİLELER RİSK ALTINDA
Araştırma, yoksunluğın belirli gruplar üzerinde kronikleştiğini ve kalıcı hale geldiğini gösteriyor. Tek çocuklu hanelerde ağır çoklu yoksunluk oranı yüzde 8 iken, dört ve daha fazla çocuklu ailelerde bu oran yüzde 45,2’ye ulaşıyor. Tek ebeveynli, çocuk sayısı yüksek ve hane reisinin çalışmadığı aileler yoksunluk riskini en ağır şekilde taşıyan gruplar arasında yer alıyor. Bölgesel dağılımda ise Güneydoğu Anadolu öne çıkıyor. Ayrıca çoklu yoksunluk yaşayanların yüzde 76 ila 82’si bir sonraki yıl da bu durumdan kurtulamıyor.
TÜRKİYE TABLOSU AB ORTALAMASINI İKİYE KATLADI
Uluslararası kıyaslamalarda Türkiye’nin tablosu Avrupa standartlarının gerisinde kalıyor. Gelir yoksulluğu, ağır maddi ve sosyal yoksunluk ile düşük çalışma yoğunluğundan en az ikisini aynı anda yaşayanların oranı Türkiye’de yüzde 11,1 iken, AB-27 ortalaması yüzde 6,1 seviyesinde seyrediyor.
TEPAV’DAN MÜCADELE İÇİN 3 MADDELİK POLİTİKA ÖNERİSİ
TEPAV, gelir artışının tek başına refah göstergesi olamayacağını belirterek mücadele için 3 ana başlıkta politika önerisi sundu. İlk olarak TÜİK’in resmi göstergelerine "çoklu yoksunluk" kriterinin dahil edilmesi gerektiği ifade edildi. İkinci olarak sosyal yardımların yalnızca hane gelirine göre değil; beslenme, ısınma, barınma ve fatura ödeme kapasitesi dikkate alınarak dağıtılması önerildi. Son olarak haneler için özel bir "yoksunluk puanı" oluşturulması ve Kalkınma Planı'na çoklu yoksunlukla mücadeleye dair somut hedeflerin konulması çağrısı yapıldı.


