Terminal Kadıköy’de bir reklam ekranında beliren protesto mesajı, Söğütlüçeşme’deki yapılaşmaya yönelik tepkileri yeniden gündeme taşıdı. Eylem, yeşil alanların korunması ve kamusal mekânların ticari projelere dönüştürülmesi üzerine süren tartışmaları öne çıkardı.
Terminal Kadıköy’de Dijital Protesto: “Bu Bina Kent Suçudur”

İstanbul’un Kadıköy ilçesindeki Terminal Kadıköy’de bir dijital reklam ekranına, projeye yönelik eleştirel bir mesaj yansıtıldı. Eylem, Söğütlüçeşme’deki yapılaşma ve kamusal alanların kullanımına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Söğütlüçeşme Tren İstasyonu’nun viyadükleri altında bulunan Terminal Kadıköy’deki reklam ekranlarından birinde, “Bu bina kent suçudur” mesajı görüntülendi. Polen Ekoloji Kolektifi’nin duyurduğu olay, bölgedeki dönüşüme karşı çıkan kent hakkı savunucularının tepkilerini yeniden görünür kıldı.
TARTIŞMANIN MERKEZİNDE YEŞİL ALANLAR VAR
Projeye karşı çıkan çevreler, Terminal Kadıköy’ün bulunduğu alanın geçmişte yeşil dokusuyla ve mahalle sakinlerinin ortak kullanımına açık olmasıyla öne çıktığını belirtiyor. Bölgenin ticari bir merkeze dönüştürülmesinin kamusal yaşamı daralttığını savunan eleştirmenler, kent planlamasında toplumsal ihtiyaçların ve çevresel değerlerin öncelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Tepkilerin bir diğer odağında ise alanın olası afetlerdeki işlevi bulunuyor. Kent savunucuları, bölgenin deprem toplanma alanı niteliğine dikkat çekerek yapılaşmanın afet güvenliği ve kamusal kullanım açısından yeniden değerlendirilmesini istiyor.
KENT KİMİN İÇİN PLANLANIYOR?
Reklam ekranına yansıtılan mesaj, yalnızca belirli bir projeye yönelik itiraz olarak değil, kentlerin hangi ihtiyaçlara göre şekillendirildiğine ilişkin daha geniş bir tartışmanın parçası olarak da değerlendiriliyor.
Kamusal alanların ticari işletmelere açılması, yeşil alanların azalması ve gündelik yaşamın tüketim odaklı mekânlarla çevrelenmesi, kent hakkı savunucularının öne çıkardığı başlıklar arasında yer alıyor.
Terminal Kadıköy’de yaşanan olay, İstanbul’da kamusal alanların korunması, kent sakinlerinin ortak kullanım hakkı ve yapılaşma kararlarının toplumsal etkileri üzerine süren tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.



