Cumhuriyet
Haber akışına dön

Tmmob'den Yargıya 'Anayasa' Hatırlatması: 'Kararı Uygulayın, Tayfun Kahraman'ı Serbest Bırakın'

Tmmob'den Yargıya 'Anayasa' Hatırlatması: 'Kararı Uygulayın, Tayfun Kahraman'ı Serbest Bırakın'

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) Gezi Davası tutuklusu Tayfun Kahraman hakkında verdiği hak ihlali kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada yerel mahkemeye anayasal yükümlülükleri hatırlatılarak, yargı organlarına AYM kararlarını derhal uygulama çağrısında bulunuldu.

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, AYM'nin Tayfun Kahraman hakkında ikinci kez verdiği ve Resmî Gazete'de yayımlanan hak ihlali kararına ilişkin "Tayfun Kahraman'a ve Tüm Gezi Tutsaklarına Özgürlük!" başlıklı bir açıklama yayımladı. Mahkemenin gerekçeli kararının, "ilk ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle ortaya çıkan yeni ve ağır hukuki durumu" açık biçimde ortaya koyduğu vurgulanan açıklamada, yargılanmanın yeniden başlaması gerektiği belirtildi.

"ANAYASA'NIN 153. MADDESİNE AYKIRI DAVRANILIYOR"

Anayasa'nın hükümlerinin açık ve bağlayıcı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, yerel mahkemelerin önünde AYM kararına uymak dışında bir seçenek olmadığı ifade edilerek şu sözlere yer verildi:

"Anayasa Mahkemesi kararları kesindir ve bağlayıcıdır. Anayasa Mahkemesi kararını uygulamamak, yalnızca bir mahkeme kararına uymamak değil, Anayasa’nın 153. maddesinde düzenlenen açık ve bağlayıcı anayasal yükümlülüğe aykırı davranmaktır. Anayasa Mahkemesi’nin iki kez teyit ettiği ihlal kararı karşısında yerel mahkemenin önünde tek bir yasal ve anayasal yol bulunmaktadır. İvedilikle yeniden yargılama işlemlerini başlatmak, AYM kararının gereğini eksiksiz biçimde yerine getirmek ve Tayfun Kahraman, Can Atalay ve tüm Gezi Tutsaklarının özgürlüğünü derhal sağlamak."

"HUKUKA VE ADALETE İNDİRİLMİŞ BİR DARBEDİR"

Gezi Davası'nın hukuki bir süreç olmaktan çıkıp siyasi bir nitelik taşıdığı vurgulanan açıklamada, iktidara yönelik sert eleştiriler yöneltildi:

"Artık herkes biliyor ki, Gezi davası siyasi iktidarın toplumsal muhalefete gösterdiği bir sopadır. Siyasi iktidar Gezi davası tutsakları üzerinden tüm topluma gözdağı vermeyi amaçlamaktadır. Kamu yararını ve kent hakkını savunan meslektaşımız, arkadaşımız Tayfun Kahraman’ın parmaklıklar ardında tutulması, bilime, hukuka ve adalete indirilmiş doğrudan bir darbedir. Gezi Direnişi ile savunduğumuz kamusal hakların, hukukun üstünlüğünün ve demokrasi ilkelerinin arkasında aynı kararlılıkla duruyoruz."

"MÜCADELEYİ BÜYÜTMEYE KARARLIYIZ"

Adalet tam manasıyla tesis edilene kadar mücadelenin süreceği belirtilen açıklama, Gezi tutuklularına özgürlük talebiyle şu ifadelerle son buldu:

"Bu asılsız ve haksız cezalandırma süreçleri karşısında sessiz kalmayacağımızı, bu hukuksuzluğa karşı öfkemizin ve kurumsal irademizin diri olduğunu ilan ediyoruz. Sorumluluğumuzun ve toplumsal ödevimizin bilinciyle; adaletin tam manasıyla tesis edildiği, tüm siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuştuğu ve hukukun üstünlüğünün yeniden kurulduğu güne kadar mücadeleyi büyütmeye kararlıyız. Gezi’nin tarihsel haklılığı yargılanamaz, dostlarımızı karanlığa teslim etmeyeceğiz. Tayfun Kahraman, Can Atalay ve Gezi tutsaklarına özgürlük! Gezi umuttur, umut yargılanamaz!"

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
cumhuriyet.com.tr