Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Troya kazılarında yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt ile 4 bin 500 yıllık insan biçimli bir idol başının gün ışığına çıkarıldığını duyurdu.
Troya'da 4 Bin 500 Yıllık İdol Başı Ve Kemik Flüt Bulundu

Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Troya'nın binlerce yıllık kültür ve sanat tarihine iki yeni keşifle katkı sunduklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Bakanlığımızın izin ve destekleriyle Geleceğe Miras Projemiz kapsamında sürdürdüğümüz 2026 yılı kazılarında, yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt ile 4 bin 500 yıllık insan biçimli bir idol başını gün ışığına çıkardık. Arkaik döneme ait kemik flüt, 160 yılı aşkın Troya kazıları tarihinde bugüne kadar bulunan ilk ve tek müzik aleti. Bu keşifle, Troya'daki müzik kültürüne ilişkin doğrudan bir arkeolojik kanıta ulaştık. Troya II kent kapısı çevresinde bulunan idol başıyla da erken Tunç Çağı'nın sembolik dünyasını ve Batı Anadolu'daki kültürel etkileşimleri anlamamıza katkı sağlayacak yeni bir eseri günümüze kazandırdık."
Troya'nın farklı dönemlerini belgeleyen bu buluntuları bilimsel yöntemlerle araştırarak korumaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceklerini bildiren Ersoy, kazı ekibine, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne ve çalışmalara katkı sunan herkese teşekkür etti.
Troya'nın müzik tarihine doğrudan kanıt
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Arkaik dönem yerleşim dolgusunda ortaya çıkarılan yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt, Troya'da bugüne kadar bulunan ilk ve tek müzik aleti olması bakımından önem taşıyor.
Yaklaşık milattan önce 750 ve 480 yılları arasına tarihlenen Arkaik Dönem'de müzik, dini ritüellerin yanı sıra sosyal ve kamusal yaşamın da önemli unsurları arasındaydı. Yeni buluntu, bu dönemde Troya'daki müzik kültürünün varlığına doğrudan arkeolojik kanıt sunuyor.
Flüt gövdesine bağlanan kafa kısmının korunmuş olması, eserin yapısının ve işlevinin değerlendirilmesine de katkı sağlıyor.
Organik malzemelerden üretilen müzik aletlerinin bugüne ulaşmasının güç olması da buluntunun önemini artırıyor.
Dönemin üflemeli çalgıları arasında farklı uzunluklardaki kemik veya kamış boruların bir araya getirilmesiyle oluşturulan syrinx (panflüt) de bulunuyordu. Üflemeli çalgıların bir bölümü, Dionysos kültü ve onunla bağlantılı ritüellerle ilişkilendiriliyordu.
Karakteristik buluntular arasında yer alıyor
Troya II kent kapısı çevresindeki çalışmalarda bulunan insan biçimli idol başı ise yaklaşık milattan önce 2 bin 500 yıllarına tarihleniyor. Erken Tunç Çağı'na ait eser, Troya'nın bu dönemdeki kültürü ve Batı Anadolu'nun sembolik dünyasının araştırılmasına yeni bir veri sağlıyor.
Küçük boyutlu insan biçimli idoller, Batı Anadolu'nun milattan önce 3. bin yıl arkeolojisinin karakteristik buluntuları arasında yer alıyor. Troya'da daha önce bulunan benzer örnekler ile bölgenin farklı merkezlerinde ele geçirilen idoller, üretim ve kullanım geleneklerinin yanı sıra kültürel etkileşimlerin incelenmesi açısından önem taşıyor.
Yaklaşık milattan önce 2500-2300 yıllarına tarihlenen Troya II döneminde kent, Anadolu ile Ege dünyası arasındaki bağlantıların yoğunlaştığı, mimari ve maddi kültür açısından gelişim gösteren merkezlerden biriydi. Yeni idol başı, bu dönemin toplumsal ve kültürel yapısının anlaşılmasına da katkı sağlayacak.
Troya'nın yerleşim tarihi, milattan önce 3. bin yılın başlarından milattan sonra 13. yüzyıla kadar uzanıyor. Bu süreçte kentte 10 ana yerleşim katmanı tespit ediliyor.
Troya'nın farklı dönemlerini belgeleyen iki yeni eser
Milattan önce 12. yüzyılın sonlarında yaşanan yıkımların ardından bölgede yazılı kaynakların bulunmadığı yaklaşık 400 yıllık bir dönem yaşandı. Troya, milattan önce 8. yüzyıldan itibaren Homeros destanlarıyla bağlantılı olarak yeniden önemli bir kültürel ve kutsal merkez haline geldi.
Bu yılki kazılarda bulunan idol başı ve kemik flüt, Troya'nın farklı dönemlerini belgeleyen iki yeni eser olarak kentin çok katmanlı tarihine katkı sunuyor.
Bulgular, Troya'nın Homeros destanları ve Troya Savaşı'nın yanı sıra farklı toplumların inançları, sanatları, yaşam biçimleri ve Anadolu ile Ege dünyası arasındaki ilişkiler üzerinden de araştırılmasına imkan sağlıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle sürdürülen çalışmalarla Troya'nın kültürel mirasının bilimsel yöntemlerle belgelenmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.
Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Aslan, kazılarda müzik aleti bulunmasını değerlendirdi
Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, Troya Müzesi envanterine alınan eserlere ilişkin basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve destekleriyle Geleceğe Miras Projesi kapsamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi adına İÇDAŞ'ın ana sponsorluğunda gerçekleştirdikleri 2026 kazı çalışmalarının devam ettiğini hatırlattı.
Bu yılki kazı çalışmalarının 4 farklı alanda gerçekleştirildiğini aktaran Aslan, özellikle 2 buluntunun Troya kazı tarihçesi açısından çok önemli olduğunu vurguladı.
Aslan, özellikle milattan önce 8'inci yüzyıla ait tabakadaki kemik flüt buluntusunun 160 yıllık Troya kazıları açısından bir ilk olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
"Troya kazı tarihçesinde ilk kez bir kemik flüt aleti karşımıza çıktı. İkinci buluntu ise bizim İlk Tunç Çağı olarak tanımladığımız 2'nci Troya kentinin, kent girişlerinin içinde bir yangın tabakasının içinde bulunduğu bir idol başı, bir kültsel bir obje. Özellikle bu buluntunun 160 yıllık Troya kazı sırasında benzeri buluntuların sayısı 3-5 tane. Tabakanın içinden bulmamız açısından Troya kazı tarihçesi için bize önemli bir veri sunuyor."
Odyssey filmine atıfta bulunan Aslan, şunları kaydetti:
"Özellikle Sirenler'in şarkısı bölümünde deneysel olarak film hazırlıkları sırasında 8'inci yüzyıla ait bir flütle o müziğin yapıldığını biliyoruz. Biz de bu seneki kazılarda o döneme ait benzeri bir flüt parçasını bulmuş olduk. Kazı tarihçesi açısından ilginç bir tesadüf. Homeros uzmanları açısından Homeros'un 8’inci yüzyılda yaşadığı kabul ediliyor. Pek çok araştırmacı 8'inci yüzyılda destanları yazıya geçirdiğini kabul ediyor. Bu açıdan destanda anlatılan müzik aletleri, destanda anlatılan olaylar, bizim de benzeri bir buluntuyu Troya'da Arkaik Dönem'de, 8'inci yüzyıldaki bir katmanda, tabakada bulmamız bu açıdan oldukça önemli."
Aslan, kemikten flüt buluntularının tarihinin çok eski dönemlere gittiğini belirterek, "Avrupa'daki buluntulardan biz 'Paleolitik' dediğimiz, yani neredeyse birkaç yüz bin yıllık geriye giden bir kemik flüt tarihçesi var. Anadolu'da da aslında çok daha eski kemik flüt aletlerinin olduğunu biliyoruz. Fakat Troya açısından 160 yıllık kazılar sırasında bulduğumuz ilk ve tek müzik aleti." dedi.
Başlıklar :



