ABD Başkanı Trump, ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğu kaybetmesinin ardından Beyaz Saray yönetiminde değişikliğe gitti. Trump, Beyaz Saray Genel Sekreterliği görevinden ayrılan Susie Wiles'ın yerine sert göçmenlik politikalarının mimarlarından Stephen Miller'ı atadı. Karar Demokratların ve Cumhuriyetçilerin tepkisini çekti. Temsilci Jeffries, Miller'ı "tehlikeli bir yabancı düşmanı ve pervasız bir aşırılıkçı" olarak nitelendirdi.
Trump'ın Seçim Yenilgisi Sonrası Miller'ı Ataması ABD'yi Karıştırdı: Pervasız Bir Aşırılıkçı

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray Genel Sekreterliği görevine en yakın danışmanlarından 41 yaşındaki Stephen Miller'ı getirdiğini duyurdu. 6 Kasım Cuma günü açıklanan karara göre Miller, 9 Kasım Pazartesi günü göreve başlayacak. Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başından bu yana Beyaz Saray Genel Sekreterliği görevini yürüten Susie Wiles ise görevinden ayrıldı.
Bu göreve getirilen ilk kadın olan 69 yaşındaki Wiles'ın, Trump'ın siyasi organizasyonunda çalışmaya devam edeceği açıklandı.
Trump, Miller'ı "en güvendiğim danışmanlarımdan biri" sözleriyle tanıtırken Wiles'ın başarılı bir görev dönemi geçirdiğini belirtti.
SEÇİM YENİLGİSİNİN ARDINDAN İLK BÜYÜK DEĞİŞİKLİK
Atama, 3 Kasım'da yapılan ara seçimlerde Demokratların hem Senato hem de Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kazanmasının hemen ardından geldi. Cumhuriyetçilerin Kongre'deki denetimini kaybetmesi, Trump yönetiminin başkanlığının kalan iki yılında Demokratların denetim ve soruşturmalarıyla karşı karşıya kalacağı anlamına geliyor.
The Guardian, seçimlerin üzerinden yalnızca birkaç gün geçmişken Miller'ın Beyaz Saray'ın en üst düzey idari görevine getirilmesini alışılmadık bir atama olarak değerlendirdi.
Trump ise değişikliğin seçim sonuçlarına tepki olarak yapılmadığını belirterek yönetiminde değişiklik yapmak istediğini söyledi.
DEMOKRATLARDAN SERT TEPKİ: "ELLERİNDE AMERİKAN KANI VAR"
Miller'ın atanması, Demokrat Parti'nin önde gelen isimlerinin tepkisine neden oldu. Temsilciler Meclisindeki Demokratların lideri ve yeni dönemde Meclis Başkanı olması beklenen Hakeem Jeffries, Miller'ı sert sözlerle eleştirdi.
Jeffries, Miller'ı "Elleri Amerikan kanına bulanmış tehlikeli bir yabancı düşmanı ve pervasız bir aşırılıkçı" olarak nitelendirerek görevden alınmasını istedi.
Senatodaki Demokratların lideri Chuck Schumer de Trump'ın seçim sonuçlarından ders çıkarmadığını savundu. Schumer, Miller'ı Trump yönetiminin en sert ve insan hakları açısından en fazla eleştirilen politikalarının mimarı olarak tanımladı ve Demokratların bu atamaya karşı mücadele edeceğini söyledi.
Maryland Senatörü Chris Van Hollen ise kararı Trump'ın seçmenlerin mesajını dikkate almadığının göstergesi olarak değerlendirdi.
CUMHURİYETÇİLER DE TEPKİ GÖSTERDİ
Miller'ın terfisine yalnızca Demokratlar karşı çıkmadı. Cumhuriyetçi Parti içerisinden de eleştiriler geldi. Indiana eyaletinden Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Marlin Stutzman, ara seçimlerin ardından Trump yönetiminin kitlesel sınır dışı etme politikalarını eleştirmiş ve Miller'ın görevden alınmasını istemişti.
Trump'ın Miller'ı terfi ettirmesinin ardından Stutzman, kararı "Korkunç bir karar" sözleriyle değerlendirdi.
Trump'ın ilk başkanlık döneminde İç Güvenlik Bakanlığında görev yapan Miles Taylor da atamayı eleştirdi.
Taylor, "Stephen Miller ile iki yıl çalıştım. Onun Beyaz Saray Genel Sekreterliğine getirilmesi, cumhuriyet tarihimizin en tehlikeli personel kararlarından biridir. Bunu söylerken hiçbir tereddüdüm yok" dedi.
"BU, TRUMP'IN SAVAŞ İLANI GİBİ"
Beyaz Saray genel sekreterlerinin rolünü ele alan The Gatekeepers kitabının yazarı Chris Whipple da CNN'e yaptığı değerlendirmede Miller'ın atanmasının siyasi sonuçlarına dikkat çekti.
Whipple, "Bu adeta Trump'ın savaş ilanı" değerlendirmesinde bulunarak Miller'ın uzlaşmadan çok çatışmaya dayalı siyasi yaklaşımıyla tanındığını söyledi.
Miller'ın göreve getirilmesi, Demokratların Kongre'deki yeni çoğunluklarını kullanarak Trump yönetimine yönelik denetimlerini artırmaya hazırlandığı bir döneme denk geldi.
TRUMP'IN GÖÇMENLİK POLİTİKALARININ MİMARLARINDAN
Stephen Miller, Trump'ın en uzun süredir birlikte çalıştığı siyasi danışmanlar arasında yer alıyor. Trump'ın 2016 başkanlık kampanyasına konuşma yazarı olarak katılan Miller, ilk başkanlık döneminde göçmen çocukların ailelerinden ayrılması ve Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bazı ülkelere seyahat yasağı getirilmesi gibi tartışmalı politikaların hazırlanmasında rol oynadı.
Ocak 2025'te Trump'ın yeniden göreve başlamasının ardından Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı olarak çalışan Miller, yönetimin kitlesel sınır dışı etme politikasının yürütülmesinde etkili oldu.
Miller ayrıca ABD Anayasası'nın 14. değişikliğiyle güvence altına alınan doğuştan vatandaşlık hakkının kaldırılmasını savunan isimler arasında bulunuyor.
Araştırmacı gazeteci Jean Guerrero'nun 2020 yılında yayımladığı Miller biyografisi de Hatemonger yani "Nefret Taciri" adını taşıyor.
BEYAZ SARAY'DAN DESTEK AÇIKLAMASI
Atamaya yönelik eleştirilere karşılık Trump'ın yakın çalışma arkadaşları Miller'a destek verdi. Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, Miller'ın 2016'dan bu yana Trump'ın yanında bulunduğunu belirterek başkanın siyasi gündemini en güçlü biçimde savunan isimlerden biri olduğunu söyledi.
Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Miller'ın yeni görevini tebrik etti.
Miller ise X hesabından yaptığı açıklamada, Trump'ın genel sekreteri olarak görev yapmaktan büyük onur duyduğunu belirterek başkanı ve ABD'yi savunmak için çalışmaya devam edeceğini ifade etti.




