ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ve Trump'ın görev süresinin kalan iki yılında siyasi dengeleri belirleyecek ara seçimler öncesinde, yakından takip edilen Sabato's Crystal Ball'un tahminleri Demokratların lehine döndü. Son doğrulanabilen değerlendirmede Demokratlar, Temsilciler Meclisinde çoğunluk için gerekli 218 sandalye eşiğini aşarak 225 bölgede avantajlı görülürken, Cumhuriyetçilerin 53 sandalyeyle kontrol ettiği Senatoda da çoğunluğu değiştirme ihtimali güçlendi.
Trump İçin Kritik Seçim Öncesi Alarm: Amerika'nın Ünlü Tahmin Merkezi Demokratların Yükselişine İşaret Etti

Dünya siyasetinde iktidarların seçim performanslarının yakından izlendiği bir dönemde, gözler bu kez ABD Başkanı Donald Trump açısından büyük önem taşıyan 3 Kasım ara seçimlerine çevrildi. Amerikalı seçmenler, Temsilciler Meclisinin tamamını ve Senatonun yaklaşık üçte birini yeniden belirlemek üzere sandık başına gidecek.
Virginia Üniversitesi Siyaset Araştırmaları Merkezinin 2002 yılından bu yana yayımladığı ve ABD'de seçim tahminleri alanında saygın bir yere sahip olan Sabato's Crystal Ball'un seçim öncesi değerlendirmeleri, Cumhuriyetçiler açısından zorlu bir tablo ortaya koyuyor.
Larry Sabato'nun kurucusu olduğu araştırma projesi, kamuoyu yoklamalarını, seçim bölgelerinin siyasi eğilimlerini, adayların kampanya performanslarını ve geçmiş seçim sonuçlarını birlikte değerlendirerek tahminler hazırlıyor.
Avrupa başkentlerinde toplu taşıma alarmı: 3 yılda yüzde 67 zam
Crystal Ball'un son haftalarda yaptığı güncellemelerde çok sayıda seçim bölgesinin Demokratlar lehine değerlendirilmesi, özellikle Temsilciler Meclisinin kontrolünün el değiştirebileceğine işaret ediyor.
DEMOKRATLAR 218 SANDALYELİK ÇOĞUNLUK EŞİĞİNİ GEÇTİ
Crystal Ball'un 27 Ekim tarihli son kapsamlı değerlendirmesinde, 435 sandalyeli Temsilciler Meclisinde 225 bölge Demokratların kazanmasına daha yakın kategorilerde gösterildi. Cumhuriyetçilerin avantajlı görüldüğü bölge sayısı 193'te kalırken, 17 bölge sonucu belirsiz yarışlar arasında sınıflandırıldı. Temsilciler Meclisinde çoğunluğu elde etmek için 218 sandalyeye ulaşılması gerekiyor.
Araştırma merkezi, 20 Ekim'deki güncellemesinde 28 seçim bölgesinin tahminini Demokratlar lehine değiştirmiş, bir hafta sonraki değerlendirmesinde de bu eğilimin sürdüğünü açıklamıştı.
Crystal Ball'un genel yayın yönetmeni Kyle Kondik, değişikliklerin tek tek adaylardan çok ülke genelindeki siyasi atmosferden kaynaklandığını belirtti.
Kondik'e göre Cumhuriyetçiler açısından zaten riskli görülen seçim ortamı, son haftalarda düzelmek yerine daha da olumsuz hale geldi.
SENATODA DA ÇOĞUNLUK EL DEĞİŞTİREBİLİR
Ara seçimlerin en kritik cephesi ise Senato. Cumhuriyetçiler halen 100 sandalyeli Senatoda 53 üyeyle çoğunluğu elinde bulundururken, Demokratlar ve onlarla birlikte hareket eden bağımsızlar 47 sandalyeye sahip.
Crystal Ball'un son kapsamlı değerlendirmesinde 49 sandalye Demokratlara, 46 sandalye Cumhuriyetçilere yakın kategorilerde yer alırken, beş yarışın sonucu belirsiz gösterildi.
Araştırma merkezinin uzmanları, Demokratların Senatoda 51 veya 52 sandalyeye ulaşabileceği bir senaryonun güçlendiğini değerlendiriyor.
Ancak Senatodaki yarışın Temsilciler Meclisine göre çok daha çekişmeli olduğu vurgulanıyor. Demokratların çoğunluğu elde edebilmesi için Cumhuriyetçilerin elindeki en az dört sandalyeyi kazanması gerekiyor.
Senatoda 50-50 eşitlik yaşanması halinde ise Cumhuriyetçi Başkan Yardımcısı JD Vance'in belirleyici oy kullanma yetkisi nedeniyle kontrol Cumhuriyetçilerde kalacak.
TRUMP'IN KALELERİNDE BİLE YARIŞ KIZIŞTI
Crystal Ball'un değerlendirmelerinde dikkat çeken gelişmelerden biri, Cumhuriyetçilerin geleneksel olarak güçlü olduğu bazı eyaletlerin çekişmeli yarışlar arasına girmesi oldu. Özellikle Texas, Ohio, Alaska, Iowa, Kansas ve Maine'deki Senato seçimleri yakından takip ediliyor.
Demokratların Kuzey Carolina'daki Cumhuriyetçi sandalyeyi kazanma ihtimali de araştırma merkezinin hesaplamalarında öne çıkıyor.
Texas'ta Demokrat James Talarico ile Cumhuriyetçi Ken Paxton arasındaki yarış, eyaletin uzun yıllardır Cumhuriyetçilerin Senato seçimlerindeki üstünlüğü nedeniyle ayrı bir önem taşıyor.
Ohio'da eski Demokrat Senatör Sherrod Brown'ın Cumhuriyetçi Jon Husted karşısındaki mücadelesi de Senatonun geleceğini etkileyebilecek yarışlar arasında bulunuyor.
Crystal Ball uzmanları, Demokratların geçmişte Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde rekabete girebilmesini, ülke genelindeki siyasi ortamın değiştiğine ilişkin işaretlerden biri olarak değerlendiriyor.
TRUMP'A DESTEK YÜZDE 40'A GERİLEDİ
Seçimler öncesinde yayımlanan son kamuoyu araştırmaları da Cumhuriyetçilerin karşı karşıya olduğu güçlükleri gösteriyor. NBC News tarafından 28-30 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen ve 1 Kasım'da açıklanan ankette, seçmenlerin yüzde 52'si Kongreyi Demokratların yönetmesini istediğini belirtirken, Cumhuriyetçileri tercih edenlerin oranı yüzde 45'te kaldı.
Aynı araştırmada Trump'ın görev performansını onaylayanların oranı yüzde 40, onaylamayanların oranı ise yüzde 60 olarak ölçüldü.
Bu sonuç, NBC News anketlerinde Trump'a yönelik iki başkanlık dönemi boyunca kaydedilen en yüksek memnuniyetsizlik oranına işaret ediyor.
Ankete katılanların yaklaşık dörtte üçünün ekonominin mevcut durumundan memnun olmadığını belirtmesi de seçimlerin temel gündemlerinden birinin hayat pahalılığı olduğunu gösteriyor.
KONGRE EL DEĞİŞTİRİRSE TRUMP'I NE BEKLİYOR?
ABD'de ara seçimler, başkanın görev süresinin ortasında gerçekleştiriliyor ve yönetimin politikalarına ilişkin önemli bir siyasi gösterge kabul ediliyor. Cumhuriyetçiler halen hem Temsilciler Meclisini hem de Senatoyu kontrol ettikleri için Trump yönetimi yasama gündemini ilerletme konusunda önemli bir avantaja sahip.
Ancak Demokratların Temsilciler Meclisinde çoğunluğu elde etmesi, Beyaz Saray'ın yasa tekliflerini Kongreden geçirmesini zorlaştırabilir.
Ayrıca Demokratların kontrolündeki Meclis komisyonları, Trump yönetiminin faaliyetlerine ilişkin yeni soruşturmalar açabilir, üst düzey yetkilileri ifadeye çağırabilir ve yönetim politikaları üzerindeki denetimi artırabilir.
Senatonun da Demokratlara geçmesi halinde Trump'ın kabine üyeleri ve federal yargıç adayları için gerekli onayları alması güçleşebilir.
Böyle bir tablo, Trump'ın başkanlık yetkilerini ortadan kaldırmasa da görev süresinin kalan bölümünde Kongreyle ilişkilerini önemli ölçüde değiştirebilir.
ARA SEÇİMLERDE BAŞKANIN PARTİSİ GENELLİKLE KAYBEDİYOR
ABD siyasi tarihinde ara seçimler, görevdeki başkanın partisi açısından çoğunlukla sandalye kaybıyla sonuçlanıyor. Virginia Üniversitesi'nin paylaştığı tarihsel verilere göre, Amerikan İç Savaşı'ndan bu yana gerçekleştirilen 41 ara seçimin 38'inde başkanın partisi Temsilciler Meclisinde sandalye kaybetti.
Bu eğilimin bozulduğu yalnızca üç seçim bulunuyor: 1934, 1998 ve 2002.
Crystal Ball uzmanlarına göre başkanın politikalarından memnun olmayan seçmenlerin daha yüksek katılım motivasyonuna sahip olması, bu tarihsel eğilimin başlıca nedenlerinden biri.
2018'de Trump'ın ilk başkanlık döneminde yapılan ara seçimlerde de Demokratlar Temsilciler Meclisinde 235 sandalyeye ulaşarak çoğunluğu Cumhuriyetçilerden almıştı.
2026 seçimleri, benzer bir siyasi tablonun Trump'ın ikinci döneminde de ortaya çıkıp çıkmayacağını gösterecek.




