ABD'de milyonlarca seçmen, Kongre'nin geleceğini belirlemek üzere sandık başına gitti. Senato'da üstünlüğü elde eden Demokratların, Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanması bekleniyor. Peki dünyanın takip ettiği seçimlerden hangi sonuçlar çıktı?
Trump Kritik Seçimde Geride Kaldı: ABD Ara Seçimlerinde Sandıktan Hangi Mesajlar Çıktı? - Dünya Haberleri - Habertürk

ABD'de milyonlarca seçmen sandık başına giderek, Başkan Donald Trump'ın görev süresinin son iki yılında Kongre'nin hangi partinin kontrolünde olacağını belirleyecek ara seçimlerde oy kullandı. Dünyanın takip ettiği seçimlerden resmi olmayan sonuçlara göre hangi değerlendirmeler çıktı?
Ara seçimler öncesinde yapılan kamuoyu yoklamaları, Demokratların güçlü bir seçim gecesi geçirme ihtimalinin yüksek olduğunu, partinin Temsilciler Meclisi'ni yeniden kazanmasının beklendiğini ve Senato'nun kontrolü için de yarıştığını gösteriyordu.
Ancak Demokratların elde ettiği kazanımların boyutu, daha büyük bir tabloya işaret etti: Geleneksel rekabetçi eyaletlerin çok ötesine uzanan ve Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu bölgelerin derinliklerine kadar ulaşan olası bir "mavi dalga".
Teksas'ta Demokrat James Talarico, Cumhuriyetçi Ken Paxton'ı açık farkla mağlup ederek 38 yıl sonra eyalette senatör seçilen ilk Demokrat oldu. Demokratlar, Teksas'ı Cumhuriyetçilerin elinden alıp "maviye boyamanın" hayalini onlarca yıldır kuruyordu.
Demokratlar, Güney Carolina'daki Senato sandalyesini kazanarak da tarihe geçti. Parti, bu yüzyılda Güney Carolina'da hiçbir Senato seçimini kazanamamıştı. Annie Andrews'ın Cumhuriyetçi Senatör Darline Graham'ı mağlup etmesi, seçim gecesinin bir diğer belirleyici sürprizi oldu.
Ohio'da Demokrat Sherrod Brown seçimi kazanırken, Kansas'ta Demokrat Adam Hamilton, görevdeki Cumhuriyetçi Roger Marshall'ı açık farkla mağlup etti. Demokratlar Kansas'ta en son 1932'de, Büyük Buhran döneminde bir Senato sandalyesi kazanmıştı.
ABD medyası, Demokratların hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da kontrolü yeniden ele geçireceğini öngördü. Ancak Kongre'nin kontrolünü yeniden kazanmak, Demokratlar açısından iki ucu keskin bir kılıç olabilir.
Seçmenler, Demokratlardan yalnızca Trump'a karşı çıkmalarını değil, ekonomik kaygılarına çözüm bulmalarını da bekleyebilir. Ancak Trump'ın veto yetkisini koruması, Demokratların yasama alanında atabileceği adımları sınırlayacak. Trump ayrıca ekonominin durumundan en az kendileri kadar Demokratların da sorumlu olduğunu ileri sürebilecek.
Trump, New York Times'a yaptığı açıklamada seçim sonuçlarını kabul edeceğini ve Demokratlarla birlikte çalışmaya hazır olduğunu söyledi.
Trump, seçmenlerden kendisini de oy pusulasında adaymış gibi değerlendirmelerini istedi, ancak seçimin Cumhuriyetçiler için hayal kırıklığı olmasının ardından yaptığı açıklamada kendisi pusulada olmadığı için bu sonucun yaşandığını savundu.
İlk sonuçlar ve sandık çıkış anketleri, seçmenlerin ruh halinin oldukça olumsuz olduğunu ortaya koydu. Hayat pahalılığı ve ülkenin gidişatından duydukları derin memnuniyetsizliği dile getiren seçmenler, Trump'a ve politikalarına güçlü bir tepki gösterdi.
ABD'nin önde gelen televizyon kanalları ve Associated Press'in de aralarında bulunduğu medya kuruluşları adına SSRS tarafından gerçekleştirilen sandık çıkış anketlerine göre, seçmenlerin önemli bir bölümü iki yıl öncesine kıyasla ekonomik durumlarının kötüleştiğini düşünüyor. Her 10 seçmenden yaklaşık 9'u, yaşam maliyetini oy verme kararlarında belirleyici ya da önemli bir etken olarak gösterdi.
Trump, 2024'te yüksek enflasyonu kontrol altına alma vaadiyle başkan seçilmişti. Ancak yabancı ürünlere uyguladığı gümrük tarifeleri ve İran'a karşı yürüttüğü savaş, birçok Amerikalı için ekonomik koşulları daha da kötüleştirdi. Trump'ın seçim kampanyası boyunca verdiği yanıt ise halkın alım gücündeki düşüşe rağmen Amerikalılara artan maliyetlere katlanmaları gerektiğini söylemek oldu. Bu süreçte Trump'ın halk desteği rekor düşük seviyelere geriledi.
Sandık çıkış anketlerine katılan seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi yüksek fiyatlardan Trump'ı sorumlu tuttu. Dörtte üçü ise ülkenin gidişatından ya öfkeli ya da memnuniyetsiz olduğunu belirtti. Seçmenler hükümetteki yolsuzluklara ilişkin de yaygın endişelerini dile getirdi.
Salı günü Demokratların kazandığı zaferler, Trump'ın son haftalarda Cumhuriyetçi adaylar için 19 eyaleti kapsayan yoğun kampanya turunun seçmenler nezdindeki konumunu iyileştirmekte pek etkili olmadığını gösterdi.
Seçim gecesi yalnızca Cumhuriyetçiler açısından kötü geçmedi; Trump'ın aday belirleme tercihleri de seçmenlerden karşılık bulmadı. Trump'ın yerel Cumhuriyetçilerin itirazlarına rağmen desteklediği bazı adaylar, partinin kazanmayı beklediği yarışlarda zorlandı.
Trump'ın Güney Carolina ve Kuzey Carolina'da bizzat desteklediği Senato adayları Graham ve Michael Whatley seçimleri kaybederken, Teksas'ta Paxton da açık farkla mağlup oldu. Trump'ın tercihleri, Cumhuriyetçilerin kazanmayı beklediği eyaletlerde savunmada kalmasına yol açtı.
Bu yenilgilerin, özellikle Trump'ın daha geniş seçmen kesimlerine hitap edebilecek adaylar yerine kendisine kişisel bağlılık gösteren isimleri öne çıkarma eğilimi nedeniyle, siyasi öngörülerine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirmesi bekleniyor.
Sandık çıkış anketleri, Trump'ın 2024'teki zaferini sağlayan seçmen koalisyonunun ciddi biçimde parçalandığını ortaya koydu. Cumhuriyetçiler; siyahi erkekler, Latin kökenli seçmenler ve gençler arasındaki desteklerinde belirgin düşüşler yaşadı.
Kampanyanın son haftalarında tutarlı bir ekonomi politikası mesajı ortaya koyamayan Trump ve Cumhuriyetçiler, Demokratları ülkeyi yıkıma sürükleyecek tehlikeli radikaller ve komünistler olarak göstermeye çalıştı.
Ancak korku söylemi işe yaramadı. Seçmenler çok daha fazla market ve benzin fiyatlarına odaklandı; Trump'tan hayat pahalılığını nasıl düşüreceğine ilişkin daha fazla açıklama duymak istedi.
Trump, yaz aylarında Demokratların kazanması halinde "buranın komünist bir ülkeye dönüşeceğini" defalarca ileri sürmüştü. Çeşitli eyaletlerdeki Demokrat yönetimlerin yerini "çılgın akıl hastaları ve radikallerin" aldığını söylemişti.
Korku söylemi ABD seçimlerinde geçmişte sıkça kullanılan bir kampanya yöntemi oldu. Ancak Trump, ülkenin iki büyük siyasi partisinden biri olan Demokratların ABD için gerçekten varoluşsal bir tehdit oluşturduğuna seçmenleri ikna edemedi.



