Amerikalı muhafazakar yorumcu Tucker Carlson, İran’a nükleer saldırı düzenlemesi için İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump’ı zorladığını öne sürdü.
Tucker Carlson: Trump, İran'a Nükleer Saldırı Düzenleyebilir

Carlson son dönemde İsrail’i ve geçen haftaki genel seçimlerin ardından iktidara tutunmaya çalışan başbakan Binyamin Netanyahu’yu sert eleştiriyor. X’te şu mesajı paylaştı:
”İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun baskısı altında kalan Trump yönetimi birkaç gün içinde İran’a nükleer saldırı düzenleyebilir. Netanyahu köşeye sıkıştı ve çok çaresiz durumda. Trump’a yanaşmak zorunda. Bu savaşa muhtaç.”
ABD’nin İsrail’e koşulsuz desteğine son iki yıldır karşı çıkan Amerikalı yorumcu, herhangi bir delil sunmayarak iddialarını ‘bilgi sahibi bir gözlemci’ye dayandırdı.
Carlson’ın iddiasına göre ABD, İran’ın İsfahan eyaletindeki Natanz Nükleer Tesisi’nin yaklaşık iki kilometre güneyindeki Kazma Dağı’na saldıracak.
Trump, temmuzda İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum deposuna sahip olduğuna ilişkin iddiaların ardından ‘Kazma Dağı bölgesine çok yakında, çok güçlü biçimde’ saldıracaklarını söylemişti.
‘Çılgınlık olur’
Carlson’ın mesajını alıntılayan 43 yıllık CNN sunucusu Christiane Amanpour, ”Bu tam bir çılgınlık olur” diye yazdı.
Bu dağın en önemli özelliği sert granit yapısına sahip olması. İran’ın dağı 80 ila 100 metre derinliğe kadar kazdığı iddia ediliyor. Dağın derinliğiyse 600 metreye kadar ulaşabiliyor.
ABD 22 Haziran 2025’te Fordo, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesisleri hedef almış, Washington ve Tel Aviv İran’ın nükleer programına ciddi darbe vurduğunu açıklamıştı. Fakat daha sonra uydu görüntülerinde Kazma Dağı çevresinde yeni inşaat ve tahkimat faaliyetleri tespit edilmişti.
Gelgelelim Carlson’a göre geleneksel ABD silahları nükleer zenginleştirmenin var olduğu düşünülen yeraltı tünellerini vuracak ölçüde derine nüfuz edemez: ”Tek askeri seçenek nükleer saldırı. Netanyahu bunun için ciddi ölçüde baskı kuruyor. Hatta bilgi sahibi bir gözlemci ‘Bu konuyla ilgili her gün Trump’ı arıyor’ dedi.”
Carlson ayrıca geçen haftaki İsrail genel seçimlerinin ardından Netanyahu’nun ‘Trump İsrail siyasetine doğrudan müdahale etmediği’ sürece hükümet kuramayacağını belirtti: ”Aksi takdirde başbakanlık koltuğundan olacak ve itibar kaybına, soruşturmalara ve muhtemelen hapse doğru yol alacak.”
ABD’nin ve İsrail’in saldırı hazırlığına dair henüz resmi bir açıklaması yok. Trump daha önce İran’da nükleer silah kullanmayacağını söylemişti. 16 Ekim’de Newsmax’e konuşan ABD başkanı, Washington’ın ‘buna ihtiyacı yok’ demişti.
Fakat Trump, 3 Kasım’daki ABD ara seçimleri biter bitmez İran’a saldırmayı sürdüreceklerini ima etmişti.
Nitekim The Wall Street Journal‘ın geçen hafta aktardığına göre Trump yönetimi birkaç Körfez müttefikine, ara seçimlerden bir gün sonra başlayabilecek kısa ama yoğun bir saldırı dalgasına hazırlıklı olmalarını söyledi.
Dahası, ABD güçlerinin bölgedeki askeri yığınağını artırdığı bildirildi. Buna göre Orta Doğu’daki mevcut 20 savaş gemisine katılmak üzere ek uçak gemileri yola çıktı.
Pew Research Center’ın araştırmasına göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 65’i Trump’ın İran’daki askeri harekatı yönetme biçimini onaylamıyor.
Öte yandan bölgedeki ABD üslerinin aldığı hasarlar ayrı tutulduğunda bile savaşın ABD’ye maliyeti 47,1 milyar dolara ulaşıyor.
Carlson’ın iddiasına göre bazı çekincelere sahip Trump, nükleer silah kullanıp kullanmayacağına gelecek hafta (7 Kasım’da) karar verecek. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran’la bir anlaşma yapılabileceğini savunuyor.
Nükleer silah kullanmak suç mu?
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), 1996’da BM Genel Kurulu’nun talebi üzerine verdiği danışma görüşünde nükleer silah tehdidi ya da kullanımının uluslararası insancıl hukukun ilkelerine ‘genel olarak aykırı’ olacağı sonucuna vardı.
Bu ilkelerin başında siviller ile askerler arasında ayrım gözetmek ve lüzumsuz acıya yol açmamak yükümlülüğü var.
Fakat divan, bir devletin varlığının tehlikede olduğu ‘aşırı bir meşru müdafaa’ halinde nükleer silah kullanımının kesin olarak hukuka aykırı olup olmadığına karar veremedi.
2021’de yürürlüğe giren Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması nükleer silah kullanımını açıkça yasaklasa da nükleer silaha sahip devletlerin hiçbiri antlaşmaya taraf değil.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kurucu belgesi Roma Statüsü de nükleer silahları yasak silahlar arasında saymıyor. Yine de hukukçular genellikle sivilleri hedef alan ya da ayrım gözetmeyen bir nükleer saldırının savaş suçu veya insanlığa karşı suç kapsamında yargılanabileceği görüşünde.




