Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Gün meydanlara akma, sokaklara çıkma günüdür” diyerek sokak çağrısı yapan Yeni Parti Genel Başkanı Özel’e tepki göstererek “Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye, sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir” dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı 3 saat sürdü. Erdoğan toplantı sonrası millete seslendi. Erdoğan, özetle şunları kaydetti:
Türkiye Sokağa Teslim Edilecek Bir Ülke Değil

ATEŞE BENZİN DÖKENLERE KARŞI MÜCADELE EDİYORUZ
Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükümet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz.
Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum. Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkanlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz.
AYRILIK GÖRMEK İSTEMİYORUZ
(Libya ile deniz mutabakatı anlaşması) Günü kurtarmanın değil istikbali inşa etmenin peşindeyiz. Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk. Kardeşlik hukukumuzun gereği neyse onu yerine getirmeye çalıştık.
Bu mutabakat Türkiye ve Libya'nın Doğu Akdeniz'deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştu. Mutabakat, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandı. Oy birliğinin yanı sıra, şurası ayrıca takdire şayandır. Türkiye'nin ilk günden beri savunageldiği 'Tek Libya, tek devlet' ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Kararın bir diğer önemli yönü Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen, milli menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesidir. Bu ruhun gelişmesini Libya'nın müreffeh ve güvenli geleceği adına son derece umut verici buluyorum. Şunu bu arada tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya'da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir.
TÜRKİYE VE LİBYA’NIN İRADESİNE SAYGI GÖSTERİN
Biz, Doğu Akdeniz'de tabiri caizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm aktörlerden de aynı yapıcı iradeyi sergilemelerini bekliyoruz.
Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den dışlamaya çalışanlara ülkemiz ile Libya'nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum.
Bu vesileyle aynı mutabakat dolayısıyla daha önce bizi kıyasıya eleştiren 'Libya'da ne işimiz var?' diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası adına, Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum.
TÜRKİYE SOKAKTA BULUNMADI
(Özgür Özel'in sokak çağrısı) Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikar olan savaş jargonu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir. Türkiye, hamdolsun her karışında sulh-u sükûnun hakim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye, sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir. Basın özgürlüğü bahanesiyle hükümetimize saldıranlar nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar.
BASINI TEHDİT EDENLER ÖZGÜRLÜK DERSİ VEREMEZ
(Basın özgürlüğü tartışmaları) Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler, bize basın özgürlüğü dersi veremezler.
Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı, ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye'nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz.
BÖLGEMİZDE YENİ GERİLİM VE SAVAŞ İSTEMİYORUZ
(İran’a saldırı haberleri) Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkardığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir.
Emeklilerin durumunu iyileştireceğiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında emekli maaşlarına da değindi. "Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettim” diyen Erdoğan, bu konuda yapıcı olmaya çalıştıklarını belirterek “İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkânları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz" dedi. 2026’yı yüzde 3,3 büyümeyle tamamlamayı öngördüklerini söyleyen Erdoğan, gelecek yıl işsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini beklediklerini söyledi.




