Diken
Haber akışına dön

Tutuklu Gazeteci İsmail Arı: Temel İnsani İhtiyaçlarımız İçin Bile Mücadele Ediyoruz

Tutuklu Gazeteci İsmail Arı: Temel İnsani İhtiyaçlarımız İçin Bile Mücadele Ediyoruz

Tutuklu gazeteci İsmail Arı, cezaevinden ilettiği mektubunda “Gazetecileri cezaevine koyabilirsiniz ama gerçekleri cezaevine kapatamazsınız” dedi.

İsmail Arı 20 Ekim’de eski RTÜK başkanı Ebubekir Şahin’in şikayeti üzerine ifade vermek için gittiği Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alındı. Arı’ya yöneltilen suçlamalar şunlardı: ‘Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi yayma’. Arı, ertesi gün tutuklanmıştı.

Kamu kurumlarındaki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına ilişkin haberleriyle tanınan Arı, YouTube programındaki açıklamaları ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek martta tutuklanmış, 75 gün cezaevinde kalmıştı.

‘Battaniye ve yastık dahi verilmedi’

BirGün’ün haberine göre YENİ Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel, İsmail Arı’yı beş gündür tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi’nde ziyaret etti. Açıkel, ziyaretin ardından Arı’nın mesajlarını paylaştı:

  • Koğuş kapasitesinin çok üzerinde sayıda insanla birlikte kalıyoruz. En temel ihtiyaçlarımızdan olan battaniye ve yastık dahi bize verilmedi. Bu nedenle yaklaşık 1000 lira gibi yüksek bir ücret ödeyerek kantinden satın almak zorunda kaldım. Şikayetlerimin ardından talep dilekçemi ancak sonradan işleme aldılar. En temel insani ihtiyaçlarımızı karşılamak için bile mücadele etmek zorunda bırakılıyoruz.
  • 75 gün süren ilk tutukluluk dönemimde, geçen mayıs ayında CHP’ye kayyım atanması sürecinde, gelişmeleri yayınlarını takip edebildiğimiz Halk TV üzerinden öğrenebiliyorduk. Ancak bugün Halk TV de kayyım yönetiminde olduğu için hafta sonu gazetecilerin ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirilen gazetecilere özgürlük yürüyüşlerini dahi çok sınırlı şekilde takip edebildik. Tüm gazeteci dostlara gösterdikleri dayanışma için selamlarımı iletiyorum.

‘Dışarıda yaşananlar içeriye ulaşmıyor’

  • Kalabalık koğuşumuzda yalnızca tek bir televizyon bulunuyor. Bu da dış dünyayla bağımızı ciddi biçimde sınırlandırıyor. Ana akım medya üzerinden Türkiye’nin gerçek gündemini, toplumun yaşadıklarını, gazetecilerin ve halkın sesini takip etmek neredeyse imkansız. Dışarıda yaşananların içeridekilere ulaşamaması da başlı başına bir tecrit duygusu yaratıyor.
  • Fon yolsuzluğuna bulaşanlar dışarıda serbestçe dolaşırken bizim gibi gazetecilerin cezaevinde tutulması, Türkiye’de adaletin içine düşürüldüğü durumu bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.
  • Yolsuzlukların üzerine giden, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını sorgulayan, halk adına hesap soran gazetecilerin tutuklanması, yalnızca gazetecilere değil, doğrudan halkın haber alma hakkına yönelik bir müdahaledir.
  • Bizi susturmak isteyenler şunu bilmelidir: Gazetecileri cezaevine koyabilirsiniz ama gerçekleri cezaevine kapatamazsınız. Halkın haber alma hakkını, hakikati öğrenme iradesini ve dayanışmasını ortadan kaldıramazsınız.
  • Bana ve tüm gazetecilere sahip çıkan gazetem BirGün’e, bütün meslektaşlarıma ve dayanışmasını esirgemeyen yurttaşlarımıza en içten selamlarımı iletiyorum. Gazetecilik suç değildir. Hakikatin peşinden gitmekten de halkın haber alma hakkını savunmaktan da vazgeçmeyeceğiz.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
diken.com.tr