Dışkı yapma sıklığı sağlığınızla ilgili ne anlatıyor? Günde kaç kere dışkı yapıldığı kişiden kişiye değişiyor. İnsan her yemek yediğinde kalın bağırsağı kasılıyor ve böylece yiyecekler sindirim sisteminde ilerliyor. Bu "gastrokolik refleks" sonucunda dışkı yapma ihtiyacı doğuran hormonlar salgılanıyor, yani "dışkı ihtiyacı" oluşuyor. Ancak çoğumuz bu dürtüyü baskılamayı öğreniyoruz ve normal sıklık günde bir ya da iki kez haline geliyor. Avustralya'nın Canberra Hastanesi'nde gastroenterolog Martin Veysey'e göre insanlar tuvalet ihtiyacını gidermek için "fazla meşgul" olma eğiliminde. Genelde günde bir kere dışkı yapmanın bağırsak sağlığına işaret ettiği iddia ediliyor. Ancak geçmişte bağırsak hareketlerinde neyin "normal" olduğu bilinmiyordu. Hatta bağırsak hareketini birkaç haftada bir gözlemlemenin ya da günde 24 kez dışkı yapmanın normal olabileceğini iddia eden bir araştırma bulunuyor. Ancak, İngiltere'deki Bristol Royal Infirmary hastanesinde danışman doktor Ken Heaton gibi bilim insanlarının öncü çalışmaları sayesinde artık bu konuda daha bilinçliyiz. Keaton ile çalışma arkadaşları 1980'li yılların sonunda Bristol kentinin doğusunda düzenledikleri ankette kent sakinlerine biraz münasebetsiz bir soru sordular: Ne sıklıkla dışkı yapıyorsunuz? Sonuçlar bağırsak hareketlerinde büyük bir çeşitlilik ortaya koydu. En sık görülen bağırsak düzeni günde bir dışkı olsa da erkeklerin yalnızca %40'ı, kadınların da yalnızca %33'ü buna uyuyordu. Bazıları haftada birden daha az, bazıları da günde üç kez tuvalete çıkıyordu. Araştırma "geleneksel anlamda normal bağırsak hareketlerinin" nüfusun yarısından azı için geçerli olduğu, genç kadınların da bu insan fizyolojisi alanında dezavantajlı olduğu" sonucuna vardı.
Normal olan ile sağlıklı olan aynı şey olmayabilir. Heaton'ın dışkı bilimine tek katkısı bu olmadı. Heaton'ın geliştirilmesine katkı sağladığı Bristol Dışkı Formu Skalası ile eşlik eden görseller doktorların sindirim sistemi sorunlarını tespit etmekte yaygın olarak kullandığı bir araç haline geldi. Skalada "kuruyemişe benzer ayrık, sert kütleler" ya da "pürüzlü, yumuşak parçalar" gibi faydalı dışkı betimlemeleri bulunuyor. İngiltere'nin Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS) ve diğer sağlık birimleri günde üç ila haftada üç bağırsak hareketi yaşamanın normal olduğunu söylüyor. Ancak normal ile sağlıklı, aynı şey olmayabilir. Bilim insanları ne kadar sık dışkı yaptığımızı anlamış olsa da bu, ne kadar sık dışkı yapmamız gerektiğine dair bilgi vermiyor. Araştırmacılar kişilerin bağırsak hareketlerinin sıklığının ne kadar sağlıklı olduklarına işaret ettiğini her geçen gün daha da iyi anlıyorlar.
Örneğin 2023'te ABD'de yapılan bir araştırma 14 bin 573 yetişkinin bağırsak alışkanlıklarını inceledi. En sık görülen bağırsak hareketi düzeni haftada yedi kez (katılımcıların %50,7'si) olurken en yaygın dışkı türü de "sosis ya da yılan gibi, pürüzsüz ve yumuşak" oldu. Ardından araştırmacılar katılımcıları beş yıl boyunca gözlemleyerek bağırsak hareketi sıklığıyla ölüm riski arasında bir bağlantı tespit etmeye çalıştılar. Haftada dört yumuşak dışkı yapan insanların beş yıl içinde ölme ihtimalinin, haftada yedi kez normal dışkı yapanlara göre 1,78 kat daha yüksek olduğunu gördüler. Nadir dışkılayan kişilerin kanser ve kalp hastalıklarından ölme riski de 2,42 ve 2,27 kat daha yüksek görüldü.
Gibbons, günde bir ila üç kez bağırsaklarını boşaltan kişilerin bağırsaklarında, daha az tuvalete giden kişilere kıyasla daha fazla "iyi" bakteri olduğunu tespit etti. Ayrıca, haftada üçten daha az dışkı yapan kişilerin kanında böbrek hastalıkları ve Alzheimer ile ilişkilendirilen toksinlerden bulunması ihtimalinin daha yüksek olduğunu keşfetti. "En ideal dışkı yapma alanında [yüksek-normal kategorisi], kısa zincirli yağ asidi adlı kimyasallar üreten anaerobik mikroplarda artış gördük" diyor Gibbons. Bu kısa zincirli yağ asitlerinden biri olan bütirik asit, vücuttaki enflamasyonu azaltmasıyla tanınıyor. Bu önemli, zira kronik enflamasyonun kalp hastalıkları, tip 2 diyabet ve hatta Alzheimer hastalığını tetikleyen faktörlerden biri olduğu düşünülüyor.
"Bütirik asit seviyelerinin yüksek olması kandaki glikoz seviyelerinin daha kolay kontrol edilmesini de sağlıyor, böylece insülin hassasiyetiniz iyileşiyor" diyor Gibbons. "Bütirik asit aynı zamanda bağırsaktaki hücrelere bağlanıyor ve tok hissetmenizi sağlayan hormonlar üretmeleri için stimüle ediyor." Gibbons'a göre kabız olan kişilerin kanındaki zararlı toksin seviyelerinin yüksek olmasının sebeplerinden biri de nadir bağırsak hareketi yaşayan kişilerin dışkılarının bağırsaklarında daha uzun süre kalması. Bunun sonucunda bağırsaktaki bakteriler mevcut liflerin tamamını yiyor ve sağlığa iyi gelen kısa zincirli yağ asitlerine çeviriyor. Sorun şu ki, liflerin tamamı bittikten sonra bakteriler bunun yerine proteinleri fermente etmeye başlıyor ve bu da kan dolaşımına zararlı toksinler salıyor. Bu toksinler böbrekler ve kalp de dahil bazı organlara zarar vermeleriyle tanınıyor.
Klinik yönlendirmeler günde üç ila haftada üç kez dışkı yapmanın sağlıklı olduğunu söylese de, Gibbons araştırmasında az-normal dışkı grubunda dahi kan dolaşımındaki toksinlerde artış görüldüğünü söylüyor. "Kesin olarak konuşmak zor çünkü bu insanların ileride hasta olup olmadığını bilecek nedensel veriler elimizde yok, ama gözlemlediğimiz kadarıyla gün aşırı ya da günde bir-iki kez dışkı yapmak sağlık için daha iyi bir aralık gibi görünüyor" diyor.
Bağırsak sağlığının bir başka ölçütü de gıdaların sindirim sistemini boydan boya geçmesinin ne kadar uzun sürdüğü, yani bağırsaktaki geçiş süresi. Bunu evde test etmek için mısır gibi parlak renkli gıdalar yedikten sonra tuvalette çıkmasının ne kadar sürdüğüne bakabilirsiniz. Genel olarak bağırsak geçiş süresi ne kadar uzun olursa, kişi o kadar az dışkı yapıyor ve kabız olma riski de o kadar artıyor. Londra'daki King's College'da 2020'de yapılan bir araştırmada 863 kişiye bağırsak geçiş sürelerini ölçmek için mavi renkli kekler yedirildi. Bu deney kişiden kişiye değişen genetik, bağırsak mikrobiyomu ve diğer faktörlerin farklı öğünlerin kan şekeri ve yağ seviyelerini nasıl etkilediğini ölçen Predict1 araştırmasının bir parçasıydı.




