Ekonomi Servisi
Üretim Artışı Çiftçiye Kâr Değil Dert Oldu

TÜİK, 2026 yılına ilişkin "Bitkisel Üretim 2. Tahmini"ni açıkladı. Buna göre üretim miktarlarının, geçen yıla kıyasla tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 17,3, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 60,8 artacağı, sebzelerde ise yüzde 0,8 azalacağı hesaplandı.
2026 yılında sebze hariç neredeyse tüm bitkisel ürünlerde rekolte artışı görülse de bu artış maliyetlerin karşısında düşük kalan alım fiyatları nedeniyle üretici açısından iyi bir gelişme olarak görülemedi. Üretici, ürünlerini tarlada kalmaması için topladıklarını, kazançlarının işçilik maliyetlerini dahi karşılamadığını belirtti.
TÜİK’in açıkladığı bitkisel üretim verilerinde, yaklaşık üretim miktarlarının tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 78,6 milyon ton, sebzelerde 33 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 31,5 milyon ton olarak gerçekleşeceği öngörüldü.
TAHILDA %30,9 ARTIŞ
Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2025’e göre yüzde 30,9 artışla yaklaşık 44,8 milyon ton olacağı tahmin edildi. Geçen yıla göre buğday üretiminin yüzde 37,9 artarak yaklaşık 24,8 milyon tona, arpa üretiminin yüzde 66,7 yükselişle 10 milyon tona, çavdar üretiminin yüzde 21,5 artışla 247 bin tona, yulaf üretiminin yüzde 3,9 artarak 298,7 bin tona çıkacağı, mısır üretiminin ise yüzde 4,7 azalışla 8,1 milyon ton olacağı tahmin edildi.
Meyveler grubunda geçen yıla göre elmada yüzde 97,4, şeftalide yüzde 109,2, nektarinde yüzde 114,9, kirazda yüzde 289,7, üzümde yüzde 60,5 üretim artışı hesaplandı.
REKOLTE KÂR BIRAKMADI
Çiftçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem, bitkisel üretimde öngörülen rekolte arışının üretici açısından bir anlam ifade etmediğini dile getirdi. Kendisinin de zeytin üretici olduğunu söyleyen Erdem, zeytin üretiminde geçen yıla göre %75 artışın da zeytin üreticisi için bir anlam ifade etmediğini dile getirerek, “Zeytin dâhil birçok üründe alım fiyatları geçen yılın artında. Ben işçiliği bile kasılamıyor diye zeytinlerimi toplatmadım. Kendi bahçesini toplayan bir arkadaşıma isterse benimkini de toplayabileceğini söyledim” dedi. Ürünlerde açıklanan alım fiyatları, neredeyse tüm ürünlerde girdi enflasyonu ve maliyetlerin altında kaldı. Erdem “Rekolte artışı üreticinin lehine durum olmadı. Kâr edemeyen çiftçi, ürününü tarlasında kalmasın diye, yok fiyata toplayıp satmak zorunda bırakıldı” diye konuştu.



