ABD Başkanı Donald Trump, Newsmax'e verdiği röportajda İran'ın nükleer kapasitesini yok ettiklerini öne sürerken Amerikan güçlerinin bölgede biraz daha kalabileceğini belirtti. Trump'ın açıklamaları, ABD ve İsrail'in 2025 ve 2026 yıllarında İran'a düzenlediği saldırıların gerçek sonuçlarını yeniden tartışmaya açtı. Fordo, Natanz ve İsfahan tesisleri ağır bombardımana uğrasa da yeraltındaki bütün yapıların ve nükleer malzemenin imha edildiği doğrulanamadı. Askeri uzmanların büyük bölümü İran'ın nükleer gücünün büyük ölçüde korunduğunu iddia ediyorlar. Trump, 16 Ekim'deki açıklamalarında ayrıca İran'ın Kazma Dağı olarak bilinen yeni yeraltı kompleksini hedef alabileceklerini de söyledi.
Uzmanlar O Dağı İşaret Etti, Trump Nükleer Gücü Yok Ettik Dedi

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırdıklarını savunurken ülkede askeri operasyonları sürdürebilecekleri mesajını verdi. Ancak Amerikan istihbaratının önceki değerlendirmeleri ve bağımsız uzmanların uydu görüntülerine dayanan incelemeleri, İran'ın nükleer altyapısının bütünüyle yok edilmediğini gösteriyor. Özellikle Natanz yakınlarındaki, dağın derinliklerine inşa edilen Kazma Dağı tesisi, Washington'ın askeri operasyonlarının sınırlarını yeniden gündeme taşıdı.
FORDO, NATANZ VE İSFAHAN
ABD'nin Haziran 2025'teki Midnight Hammer (Gece Yarısı Çekici) operasyonunda Fordo, Natanz ve İsfahan'daki nükleer tesisler sığınak delici bombalar ve seyir füzeleriyle vuruldu. Pentagon'a bağlı Savunma İstihbarat Ajansının ilk değerlendirmesi, İran'ın nükleer programının tamamen ortadan kaldırılmadığını, yalnızca geriletildiğini ortaya koydu. Institute for Science and International Security'nin yeni inceleme raporuna göre Natanz'daki zenginleştirme altyapısı ağır hasar gördü ve faaliyetler durdu. Fordo'nun girişleri ve destek sistemleri de ciddi biçimde zarar gördü. Ancak İsfahan'daki yeraltı tünelleri ile Natanz'ın güneyindeki bazı kompleksler doğrudan hedef alınmadı. İran'ın nükleer kabiliyetinin ise bu bölgelerde ve dağların altında olduğu biliniyor.
ABD BOMBALARININ ULAŞAMADIĞI KAZMA DAĞI
İran'ın Pickaxe Mountain (Kazma Dağı) adıyla tanınan tesisi, Natanz'ın yaklaşık iki kilometre güneyinde, dağın altında inşa edilmiş birbirinden ayrı tünel komplekslerinden oluşuyor. Uzmanlar, yeni kompleksin onlarca metre kalınlığındaki kaya tabakasıyla korunduğunu ve geleneksel hava saldırılarıyla tamamen imha edilmesinin son derece güç olduğunu belirtiyor. 16 Ekim 2026 tarihli uydu görüntüsü değerlendirmesinde, tesisin girişlerinin toprakla kapatıldığı ve büyük ölçekli inşaat faaliyetlerinin durduğu tespit edildi. Aynı araştırma, burada santrifüj parçaları veya başka değerli nükleer malzemelerin bulunabileceğini, ancak tesisin şu anda faal olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığını kaydetti. Uzmanlara göre ABD'nin en büyük nükleer olmayan hava balistik füzelerinden MOAB'ın geniş yüzey tahribatı yaratabilmesine karşın derin yeraltı yapılarını delmek için tasarlanmamış olması da Pentagon'un seçeneklerini sınırlıyor.
ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM NEREDE SORUSU
İran'ın saldırılardan önce sahip olduğu yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram ağırlığındaki uranyumun akıbeti, nükleer programla ilgili en önemli belirsizliklerden biri. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, saldırıların ardından tesislere ve nükleer malzemeye erişiminin kısıtlanması nedeniyle stokların durumunu bağımsız biçimde doğrulayamadı. Bazı uzmanlar malzemenin İsfahan veya Kazma Dağı çevresindeki yeraltı tünellerinde tutulabileceğini değerlendiriyor; ancak kesin konumu bilinmiyor. Uzmanlara göre ayrıca uranyum zenginleştirme kapasitesi ile çalışır durumda bir nükleer silaha sahip olmak aynı şey değil. İran'ın operasyonel bir nükleer silah ürettiğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.



