Yeniçağ
Haber akışına dön

Van Büyükşehir Belediyesi Mali Denetimden Geçemedi

Van Büyükşehir Belediyesi Mali Denetimden Geçemedi

Kayyum tarafından yönetilen Van Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik hazırlanan 2025 yılı Sayıştay denetim raporu, yerel yönetimdeki mali disiplinsizlikleri, mevzuat ihlallerini ve akıl almaz kayıt hatalarını gün yüzüne çıkardı.

Mali tablolardaki ciddi saptırmalar, tasarruf genelgesinin açıkça delinmesi ve hukuki dayanağı olmayan işlemler raporda ayrıntılı olarak yer aldı. Gazeteci Ruşen Takva'nın sosyal medya sitesi x'den kamuoyuyla paylaştığı bulgulara göre, belediye bütçesinde tespit edilen usulsüzlükler sadece mali disiplinsizlikle sınırlı kalmayıp idari karar süreçlerindeki keyfiliği de gözler önüne seriyor.

Sayıştay denetçilerinin en dikkat çeken tespitlerinin başında, belediye envanterinde yer alan gayrimenkullerin muhasebe kayıtlarındaki devasa çelişki geldi. Belediyenin envanterinde fiilen var olan ve piyasa değeri yaklaşık 8,6 milyar lira olan arazi, arsa ve binaların muhasebe defterine yalnızca 362 bin lira olarak kaydedildiği ortaya çıktı.

Gerçek değer ile defter değeri arasındaki 8,3 milyar liralık devasa fark, belediyenin mali tablolarında ne denli büyük bir kayıt uyumsuzluğu ve denetimsizlik olduğunu açıkça kanıtladı. Uzmanlar, bu büyüklükteki bir hatanın hem bilanço gerçekliğini sarstığını hem de kamu varlıklarının takibini imkansız hale getirdiğini vurguluyor.

Denetim raporunda, yasal olarak belirli bir amaç için kurulmuş fonların ve gelirlerin başka alanlara aktarıldığı da belgelendi. Gecekondu fonuna 2025 yılı içerisinde giren 4,28 milyon liralık kaynağın, kanunda belirtilen asli amaçlar doğrultusunda harcanmak yerine doğrudan belediyenin cari harcamaları için tüketildiği tespit edildi.

Benzer bir hukuka aykırılık yol kazılarından elde edilen zemin tahrip bedellerinde de yaşandı. Kanun gereği bu tür bedellerin ayrı bir altyapı yatırım hesabında toplanıp yalnızca yeni yol ve kaldırım yapımında kullanılması zorunluyken, belediyenin bu hesaptan kendi cari hesabına para aktardığı belirlendi.

Sayıştay, aktarılan bu paranın hangi alanlarda harcandığını tam olarak tespit edemezken raporda net bir tutara yer verilmedi.

Belediye harcamalarında tasarruf genelgelerinin ve ihale mevzuatının nasıl arkadan dolaşıldığı raporda net bir biçimde ifade edildi. Çeşitli medya ajansları ve basın-yayın kuruluşlarıyla yıllık sözleşmeler imzalanarak on iki aylık bedelin peşinen ödendiği saptandı.

Mevzuata göre hizmet verilmeden ön ödeme yapılması yalnızca ivedi ve zorunlu hallerde mümkün olmasına rağmen, Sayıştay bu şartların hiçbirinin oluşmadığını belgeledi. İlgili basın kuruluşlarının isimleri ve aldıkları paralar rapora yansıtılmazken belediye yönetimi konuya gelecekte hassasiyet gösterileceğini bildirmekle yetindi.

Bunun yanı sıra, kamu kurumları, dernek ve vakıflarla ortak hizmet projesi adı altında fuar, seminer, tanıtım, gezi, yarışma ve açılış etkinlikleri düzenlendiği ve toplamda 26 milyon 823 bin 732 lira harcama yapıldığı ortaya çıktı. Meclis üyelerinin detayları görmeden bu projelere genel onay verdiği, ses düzeneği, masa ve sandalye temini, fotoğraf ile drone çekimi gibi belediyenin kendi imkânlarıyla kolaylıkla yapabileceği hizmetlerin bile dışarıdan doğrudan temin yoluyla satın alındığı belirlendi.

Belediyenin mali yönetimindeki bir diğer skandal ise elektrik faturalarında yaşandı. Kamu hizmetine ayrılan taşınmazlar için yasalar gereği vergiden muaf olması gereken belediye, tüm elektrik faturalarında haksız yere elektrik tüketim vergisi ödedi. Üstelik bu faturaların vadesinde ödenmemesi sebebiyle fazladan gecikme bedelleri de ödendiği anlaşıldı.

Taşımacılık sektörünü yakından ilgilendiren bir başka bulguda ise M ve V plakalı minibüsler, S plakalı servis araçları, personel servisleri ile T plakalı taksilerin işletme haklarının hiçbir ihale yapılmaksızın ve belirli bir süre şartı konulmadan dağıtıldığı tespit edildi. Bu imtiyazlı hakların kimlere ve hangi kriterlere göre verildiği denetçiler tarafından belirlenemedi.

Sayıştay raporunda sadece mali konular değil idari yapılanmadaki hukuka aykırılıklar da geniş yer buldu. Belediye iki farklı alışveriş merkezindeki perakende işletmelerin ruhsatlandırma işlemlerini doğrudan kendisi gerçekleştirdi. Sayıştay bu yetkinin ilçe belediyelerine ait olduğunu savunurken, büyükşehir belediyesi yönetmelikteki belirli bir maddeye dayandıklarını öne sürerek bu duruma itiraz etti.

NE OLMUŞTU?

2019 yerel seçimlerinde HDP, kayyum yönetimine karşı büyük bir seçim kampanyası yürüttü. Van halkı da HDP’li Bedia Özgökçe Ertan’ı yüzde 53 oyla yeniden belediye başkanı seçti.

19 Ağustos 2019’da, HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanları eş zamanlı olarak görevden alındı. İçişleri Bakanlığı, Bedia Özgökçe Ertan’ın “PKK ile bağlantılı olduğu ve belediye kaynaklarını örgüte aktardığı” iddiasıyla başkanlığı düşürdüğünü açıkladı.

Belediye Meclisi’nden yeni bir başkan seçilmesi beklenirken, hükümet Van Valisi Mehmet Emin Bilmez’i kayyum olarak atadı.

2025: Abdullah Zeydan’a kayyum

DEM Partili Abdullah Zeydan, 31 Mart 2024’te yapılan seçimlerde oyların yüzde 55.48’ini alarak seçimi kazandı. Ancak, geçmişte aldığı mahkûmiyet nedeniyle seçilme yeterliliği tartışmaları oldu. Van İl Seçim Kurulu, Zeydan’ın seçilme yeterliliği olmadığı gerekçesiyle mazbatanın AK Parti adayı Abdulahat Arvas’a verilmesine karar verdi. DEM Parti’nin itirazı üzerine Yüksek Seçim Kurulu (YSK), mazbatanın Zeydan’a verilmesine hükmetti ve Zeydan, 5 Nisan 2024’te mazbatasını alarak göreve başladı.

Zeydan’a 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi. 15 Şubat’ta İçişleri Bakanlığı Abdullah Zeydan yerine Van Valisi Ozan Balcı’nın Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirildiğini bildirdi.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenicaggazetesi.com