YENİÇAĞ ÖZEL –Marketten alınan üründen otomobil yakıtına, günlük tüketimden pek çok hizmete kadar vatandaş, satın aldığı ürünlerin fiyatı içinde vergi ödüyor. Gelir düzeyi ne olursa olsun aynı ürünü alan tüketiciler aynı KDV oranıyla karşılaşıyor. Peki şirketlerin vergilendirilmesinde nasıl bir tablo var?
Vatandaşın Vergi Yükü Tartışılırken 79 Bin 915 Kurumun Yararlandığı İndirim Ortaya Çıktı

YENİÇAĞ, Gelir İdaresi Başkanlığının faaliyet raporlarıyla 2026 merkezi yönetim bütçe belgelerini karşılaştırdı. Veriler, vergi yükünün dağılımı ve şirketlere tanınan avantajlar bakımından sorgulanması gereken bir tablo ortaya koydu.
2026 yılında KDV ve ÖTV’den 6 trilyon 575 milyar lira gelir elde edilmesi hedeflenirken, Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamındaki istisna ve indirimlerden doğan vergi harcamalarının yaklaşık 768 milyar lira olması öngörülüyor.
GİB’in raporuna göre, 2024 hesap döneminde 79 bin 915 kurumlar vergisi mükellefi vergiye uyumlu mükellef indirimi kapsamında toplam 14,4 milyar liralık indirimden yararlandı. Bu tutar, 768 milyar liralık toplam tahminin tamamını temsil etmiyor.
Gelir İdaresinin gelirlerden takipli alacaklar hesabındaki tutar ise 2025 sonunda 1,74 trilyon liraya çıktı.
Bu rakamlar aynı türden mali göstergeler değil: Birinde bütçenin vergi geliri hedefi, diğerinde yasal vergi istisnası tahmini, üçüncüsünde tahsilatı takip edilen alacakların bakiyesi yer alıyor. Yine de ortak bir soruyu gündeme taşıyor: Tüketim üzerinden geniş bir vergi yükü oluşurken, şirketlere sağlanan vergi avantajlarının ekonomik ve toplumsal karşılığı ne ölçüde ölçülüyor?
ŞİRKETLERİN VERGİLENDİRİLMESİNDE 768 MİLYAR LİRALIK AVANTAJ TAHMİNİ
2026 yılı merkezi yönetim bütçesine ilişkin vergi harcamaları cetvelinde, Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamındaki vergi harcamalarının yaklaşık 768 milyar lira olacağı tahmin edildi.
Vergi harcaması, devletin belirli ekonomik veya sosyal amaçlarla standart vergilendirme kurallarından ayrılarak tanıdığı istisna, muafiyet ve indirimler nedeniyle vazgeçmeyi öngördüğü vergi gelirini ifade ediyor.
Bu uygulamalar yatırımın, üretimin, ihracatın ve belirli ekonomik faaliyetlerin desteklenmesi gibi gerekçelerle hayata geçirilebiliyor.
Ancak 768 milyar liralık rakam, şirketlere bütçeden doğrudan yapılan bir nakit ödeme değil. Ayrıca yıl sonunda kesinleşmiş bir indirim tutarı da değil; 2026 yılına ilişkin vergi harcaması tahmini.
Asıl soru, bu avantajların hangi ekonomik faaliyetlerde yoğunlaştığı ve yatırım, üretim ile istihdama ne ölçüde katkı sağladığı.
79 BİN 915 KURUM, 14,4 MİLYAR LİRALIK VERGİ İNDİRİMİNDEN YARARLANDI
Gelir İdaresi Başkanlığının 2025 yılı Faaliyet Raporu, vergi avantajlarından yararlanan mükelleflerin sayısına ilişkin somut bir veri de ortaya koydu.
Rapordaki “Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi-Kurumlar Vergisi” tablosuna göre, 2024 hesap döneminde 79 bin 915 kurumlar vergisi mükellefi bu indirimden yararlandı.
Hesaplanan toplam vergi indirimi 14 milyar 413 milyon 653 bin 851 lira oldu.
Bir önceki hesap döneminde ise 80 bin 276 kurumlar vergisi mükellefi için 13 milyar 158 milyon 512 bin 594 liralık indirim hesaplanmıştı.
Buna göre indirimden yararlanan mükellef sayısı 361 azalırken, hesaplanan toplam indirim tutarı nominal olarak yaklaşık yüzde 9,5 arttı.
Vergiye uyumlu mükellef indirimi, kanunda belirtilen koşulları yerine getiren mükelleflere sağlanan bir uygulama. Bu nedenle söz konusu tutarın tamamını herhangi bir hukuka aykırı ayrıcalık veya karşılıksız destek olarak değerlendirmek mümkün değil.
Ayrıca 14,4 milyar liralık indirim, kurumlar vergisine ilişkin bütün istisna ve indirimlerin toplamı değil. Yalnızca belirli bir uygulamaya ait gerçekleşmiş hesaplama.
Ancak bu veri, vergi avantajlarının yararlanıcı sayılarının ve tutarlarının bazı kalemlerde kamuoyuna açıklanabildiğini gösteriyor.
İNDİRİM TUTARI ARTTI, YARARLANAN MÜKELLEF SAYISI AZALDI
Gelir İdaresinin verileri, söz konusu indirim uygulamasının beş yıllık gelişimini de ortaya koyuyor.
2020 hesap döneminde 35 bin 62 kurumlar vergisi mükellefi 1,6 milyar liralık indirimden yararlanırken, 2024 hesap döneminde mükellef sayısı 79 bin 915’e, indirim tutarı ise 14,4 milyar liraya ulaştı.
Böylece beş hesap dönemi karşılaştırıldığında yararlanıcı sayısında belirgin bir genişleme, nominal indirim tutarında ise daha yüksek oranlı bir artış yaşandı.
Ancak bu artışların enflasyon etkisinden arındırılmadan değerlendirilmesi, uygulamanın gerçek ekonomik büyüklüğü hakkında tek başına yeterli bilgi vermiyor.
VATANDAŞIN TÜKETİM VERGİLERİNDEN 6,57 TRİLYON LİRA GELİR HEDEFİ2026 merkezi yönetim bütçesinde katma değer vergisinden 4 trilyon 43 milyar lira, özel tüketim vergisinden ise 2 trilyon 532 milyar lira gelir elde edilmesi hedeflendi.
İki verginin toplamı 6 trilyon 575 milyar liraya ulaşıyor.
KDV ve ÖTV, tüketim üzerinden alınan vergiler arasında yer alıyor. Nihai tüketiciler bu vergileri satın aldıkları ürün ve hizmetlerin fiyatları içinde ödüyor.
Bu vergilerin oranları tüketicinin gelirine göre belirlenmediğinden, farklı gelir grupları üzerindeki etkileri de farklılaşabiliyor. Vergi yükünün hangi gelir grubunda ne ölçüde yoğunlaştığını ortaya koymak için hanehalkı tüketim verileriyle ayrıca hesaplama yapılması gerekiyor.
Bütçede hedeflenen KDV ve ÖTV gelirleriyle kurumlar vergisine ilişkin vergi harcamaları farklı göstergeler. İlki tahsil edilmesi planlanan gelirleri, ikincisi ise belirli düzenlemeler nedeniyle vazgeçilmesi öngörülen gelirleri gösteriyor.
Ancak bu büyüklüklerin birlikte değerlendirilmesi, vergi sisteminin tüketimden ne kadar gelir elde etmeyi hedeflediği ve şirketlerin vergilendirilmesinde ne ölçüde istisna öngördüğü sorularını gündeme getiriyor.
Grafik: 2026 merkezi yönetim bütçesi KDV ve ÖTV gelir hedefleri. Bütçe tahminidir, gerçekleşen tahsilat değildir.
VERGİ HARCAMALARININ TAMAMI ŞİRKETLERE GİTMİYOR
2026 bütçesinde toplam vergi harcamalarının yaklaşık 3,6 trilyon lira olması öngörülüyor.
Ancak bu tutarın tamamı şirketlere tanınmış istisna ve indirimlerden oluşmuyor.
Gelir Vergisi Kanunu kapsamındaki vergi harcamaları arasında çalışanların yararlandığı asgari ücret gelir vergisi istisnası gibi uygulamalar da yer alıyor.
KDV ve ÖTV’ye ilişkin istisnalar da farklı ekonomik ve sosyal amaçlar taşıyabiliyor.
Bu nedenle toplam vergi harcaması tutarını doğrudan şirketlere sağlanan avantaj olarak değerlendirmek doğru değil.
Kurumlar vergisine ilişkin 768 milyar liralık tahmin ise şirketlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemelerin bütçedeki büyüklüğünü gösteriyor.
DEVLETİN TAKİPLİ ALACAKLARI 1,7 TRİLYON LİRAYI AŞTI
Gelir İdaresi Başkanlığının faaliyet raporlarında yer alan bilanço verileri, kamu alacaklarının tahsilatında da dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
2024 sonunda 1 trilyon 162 milyar lira olan “Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabı”nın bakiyesi, 2025 sonunda 1 trilyon 741 milyar liraya yükseldi.
Bir yıldaki nominal artış yaklaşık 579 milyar lira, artış oranı ise yüzde 49,8 oldu.
Ancak takipli alacakların tamamının şirketlerden kaynaklandığı söylenemez.
Bu hesabın yıl sonu bakiyesi, borçluların şirket veya gerçek kişi ayrımını ve alacakların vergi aslı, ceza, faiz gibi bileşenlerini tek başına göstermiyor.
Dolayısıyla 1,7 trilyon liralık tutarı şirketlerin ödemediği vergi olarak nitelendirmek doğru değil.
Bununla birlikte takipli alacakların bir yılda bu ölçekte büyümesi, kamu alacaklarının ne kadarının tahsil edilebilir olduğu ve tahsilat süreçlerinin etkinliği hakkında yeni sorular doğuruyor.
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI İSTİSNALARIN DARALTILDIĞINI AÇIKLADI
Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi sisteminde istisna ve muafiyetlerin daraltılmasına yönelik düzenlemeler yaptığını açıkladı.
Bu kapsamda yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulaması hayata geçirildi. Bazı taşınmaz ve iştirak satış kazançlarına ilişkin istisnalar ile yatırım fonlarına yönelik düzenlemelerde değişikliklere gidildi.
Bakanlık, vergi harcamalarının millî gelire oranını azaltmayı hedeflediğini belirtiyor.
Dolayısıyla şirketlere tanınan vergi avantajlarının tamamı koşulsuz veya sınırsız uygulamalardan oluşmuyor. İndirim ve istisnaların kapsamı, uygulanma koşulları ve ekonomik amaçları birbirinden farklı.
Ancak bu düzenlemelerin şirketler ve sektörler arasında nasıl dağıldığı, vergi adaleti bakımından önemini koruyor.
VATANDAŞTAN TRİLYONLARCA LİRA VERGİ BEKLENİYOR, ŞİRKETLERE MİLYARLARCA LİRALIK AVANTAJ TANINIYORYENİÇAĞ'ın incelediği resmî belgeler, Türkiye'deki vergi sisteminin en tartışmalı sorularından birini yeniden gündeme getiriyor: Vergi yükünü kim taşıyor, kim hangi avantajlardan yararlanıyor?
Rakamlar üç ayrı tablo ortaya koyuyor:
- VATANDAŞIN TÜKETİMİNDEN 6,57 TRİLYON LİRA: Market alışverişinden akaryakıta, gündelik ihtiyaçlardan hizmetlere kadar tüketim üzerinden vergi tahsil ediliyor. Devlet, 2026 bütçesinde KDV ve ÖTV'den toplam 6,57 trilyon lira gelir elde etmeyi hedefliyor. Gelir düzeyi farklı milyonlarca tüketici, aynı ürünleri satın alırken aynı vergi oranlarıyla karşılaşıyor.
- KURUMLAR VERGİSİNDE 768 MİLYAR LİRALIK AVANTAJ: Aynı bütçede şirketlerin vergilendirilmesine ilişkin istisna ve indirimlerden kaynaklanan 768 milyar liralık vergi harcaması öngörülüyor. Üstelik Gelir İdaresinin verilerine göre 79 bin 915 kurumlar vergisi mükellefi için 2024 hesap döneminde 14,4 milyar liralık vergiye uyumlu mükellef indirimi hesaplandı.
- DEVLETİN TAKİPLİ ALACAKLARI 1,74 TRİLYON LİRA: Gelir İdaresinin takipli alacaklar hesabı 2025 sonunda 1,74 trilyon liraya ulaştı. Bir yıldaki nominal artış yaklaşık 579 milyar lira oldu.
Çelişki tam da burada: Devlet, tüketim üzerinden trilyonlarca lira vergi geliri hedeflerken kurumlar vergisinde yüz milyarlarca liralık yasal avantaj tanıyor. Aynı zamanda tahsilatı takip edilen kamu alacaklarının bakiyesi büyüyor.
Elbette bu rakamlar şirketlerin vergi ödemediğini göstermiyor. Takipli alacakların tamamı şirketlere ait değil; vergi istisnaları da ödenmemiş borç anlamına gelmiyor.
Ancak bu ayrım, sorulması gereken soruyu ortadan kaldırmıyor: Şirketlere sağlanan vergi avantajlarının ne kadarı yeni yatırıma, üretime ve istihdama dönüşüyor? Bu avantajlardan en çok hangi sektörler yararlanıyor? Takipli alacakların ne kadarı gerçekten tahsil edilebiliyor?
Vatandaşın ödediği tüketim vergisinin bütçedeki karşılığı açık. Peki şirketlere tanınan yüz milyarlarca liralık vergi avantajının topluma dönüşü ne kadar açık?
Vergi adaletini tartışmanın başlangıç noktası tam da bu soru.
Kaynaklar:
Gelir İdaresi Başkanlığı, 2025 Faaliyet Raporu (Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi ve Bilanço tabloları).
Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 2026 Merkezi Yönetim Bütçesi Vergi Harcamaları Listesi.
2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve bağlı gelir cetvelleri.



