BirGün
Haber akışına dön

Vurgunun Üstünü Örtemeyeceksiniz

Vurgunun Üstünü Örtemeyeceksiniz

EKONOMİ SERVİSİ

Ülke gündemini sarsan fon vurgunu ve borsa dolandırıcılığı skandalının ortaya çıkmasından yaklaşık 1 ay sonra ilk istifalar geldi.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Mahmut Sütçü, görevinden istifa etti. Sütçü'nün, 'sağlık sorunlarını' gerekçe göstererek istifasını sunduğu kaydedildi.

Sütçü'nün yanı sıra Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik de görevinden ayrıldı. Çelik'in Bakan Mehmet Şimşek'e dün itibarıyla emeklilik dilekçesini sunduğu öğrenildi.

Fon vurgununa ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Osman Çelik'in damadı ve BDDK Üyesi Mustafa Balcı’nın oğlu İskender Balcı 2 Ekim'de tutuklanmıştı. Tutuklanan İskender Balcı'nın babası Mustafa Balcı, BDDK'nin eski yöneticilerinden olup halen BDDK Etik Komisyonu üyeleri arasında yer alıyor.

Bugünün BirGün'ü

ADI GEÇEN AKP’LİLER

Borsa manipülasyonunda ismi geçen AKP’li Fatma Betül Sayan Kaya, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in yakın arkadaşı olduğu ileri sürülen Osman Arıkan Nacar, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın kalemi Fatih Kılınç ve Erdoğan’ın yeğeni Üsame Erdoğan’a herhangi bir işlem yapılmadı.

Kazanılan paraların iade edildiği söylemleri de, Saray'a uzanan skandal ağının üstünü örtemedi. Tepkiler, bir istifa ve bir emeklilik dilekçesi ile yatıştırılmak istense de ülke tarihine geçecek büyüklükteki bu dolandırıcılığa ilişkin etkin soruşturma ve paradan para kazanan isimlerin açıklanması talepleri sürüyor.


‘600 MİLYON DOLARLIK RÜŞVET HİKAYESİ’

Hakkında soruşturma izni çıkan eski SPK Başkanı Ömer Gönül ile ilgili çarpıcı iddia Bursa Saati isimli sitede yayınlandıktan sonra kaldırıldı. ‘Bir rüşvet hikayesi’ başlıklı yazıda Bursa’da borsaya girmek isteyen bir sanayiciden istenen 600 milyon dolarlık rüşvetin öyküsüne yer verildi. Buna göre, bürokrasiyi aşıp borsaya erişemeyen iş insanı, durumu Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca’ya anlattı. Mehmet Atmaca da dönemin SPK Başkanı Ömer Gönül’ü aradı. Gönül, "Belgelerinde birkaç eksik var, tamamlasınlar halledelim" dedi. Sanayici, bunun ‘rüşvet’ anlamına geldiğini anladı, Atmaca bir süre bekledikten sonra tekrar Ömer Gönül’ü aradı. "‘Bu adam diyor ki başvurduktan birkaç gün sonra gelip benden rüşvet istiyorlar. Eğer bu dosya Kurul’a alınmazsa siz de bu işin içindesiniz iddiasıyla TBMM’ye önerge vereceğim" dedi.

İddiaya göre her hafta salı günleri toplanan SPK bu telefon üzerine cuma günü toplanarak dosyayı gündeme aldı. 2 SPK üyesi "firma FETÖ ile ilintili" diyerek başvurunun reddi yönünde karar verince Atmaca, AKP Bursa Milletvekili Refik Özen’e durumu aktardı. Aradan bir süre geçtikten sonra Özen, yanında Bakan Şimşek’in olduğunu söyleyerek açtığı telefonda firma bilgilerini talep etti. Tekrar aradığında ise "‘Sayın Bakanımız SPK Başkanı ile görüştü. FETÖ iddiası bir kez daha gündeme geldi. Belgeleri gönderir misin?" dedi.

Üstüne, SPK Başkanı Ömer Gönül’ün telefonundan sonra yanına gelen bir milletvekilinin ‘Bu işin kuralı budur. Vereceksin’ diyerek rüşvet talep ettiğini, iş insanının 600 bin dolar ödeme yaptığı ifadeleri de yazıda yer aldı.

ERENKÖY CEMAATİ’NE GÖNDERME

AKP İstanbul Milletvekili ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 18 Ekim’de İstanbul’un Bayrampaşa ilçesinde düzenlenen Yeşil Camii Kur’an Kursu’nun temel atma törenine katıldı. Soylu, burada fon vurgununa ilişkin de konuşarak “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz" ifadelerini kullanan Erenköy Cemaati’ne bağlı Aziz Hüdayi Vakfı’na gönderme yaptı.

Soylu, konuşmasında "Çürüme Batı’ya hamledilir, ama bize asla. Bu ülkeyi kimse çürütemez, kimse" ifadelerini kullandı. "Yapılan yanlışlardan hareketle toplumun bütünü hakkında olumsuz değerlendirmelerde bulunulmasını" eleştiren Soylu, “Yapılan yanlışları genele teşkil ederek yaparsak toplumun imhasına neden oluruz” diye konuştu.

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, 13 Ekim’de “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” başlıklı bir bildiri yayımlamıştı.

Erenköy cemaatiyle ilişkili vakıf, Türkiye’de son dönemde yaşanan olayları toplumsal çürüme kavramıyla ele almış, fon soruşturmalarından uyuşturucuya, sanal kumardan eğitim ve aile hayatına kadar pek çok konuda eleştiriler yöneltmişti.

Vakıf, açıklamasında fon krizinin yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını savunarak “Fon krizi, çürümenin cüzdana da sıçradığını ilan etti” ifadelerini kullanmıştı. Bildiride, fon krizinin denetimsizlik, göz yumma ve kayırmacılığın sonucu olduğu ileri sürüldü; yolsuzlukların sorumlularının kim olursa olsun hesap vermesi gerektiği vurgulanmıştı.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
birgun.net