Cem Dizdar - Fanatik
Futbol, birlikte hareket etme konusunda "birlikte eğitilen" futbolcuların etkinliğidir. Evet, antrenmanlarda birlikteler ancak bu "birlikte eğitildikleri" anlamına gelmez. Farklı beceri düzeylerinden ortak hareket edebilme kolektifi geliştirmektir futbol ve dün akşam Galatasaray ilk 11'inde buna dair izler yoktu. İşin tuhafı ise iki Galatasaray maçından önce çıktığı 6 maçta gol atamamış Gençlerbirliği'nin üç gol atıyor oluşuydu. Belki de futbolun yazılı olmayan kurallarından "Büyük maçta iyi oynanır" kuralı devredeydi, bilinmez...
İlk devre boyunca kaleye gidemeyen iki takımdan "topla oynayan"ın Galatasaray olması tahmin edilebilirdi ama tek "büyük şans" yaratamayacak olması öngörülemezdi sanırım. İkinci devreye oyunu toparlaması için "küresel tanınır" İlkay Gündoğan ile başlama kararı alan Okan Buruk, orta saha savunmacısı Mario Lemina'yı kenara alınca Gençler orta sahada bulduğu ilk boşluğu baskısız geçip golü attı! Derken tuhaflıklar devam edecekmiş ki, Günay Güvenç kornerden gelen topu elinden sektirince Gençler, Adama Traore ile 0-2 öne geçti.
Bu arada Gençlerli oyuncuların kramp sorunlarını da atlamamak gerek! Kramp ve kas ilişkisinin doğrudan antrenman, beslenme, dinlenme ile bağlantısını gösteren bir veri olarak bu durum Galatasaray'ın neleri yapamadığını da gösteriyordu aslında. Ve bu ülkede herkesin "bıçak sırtında" yaşadığını gösteren durum; Günay Güvenç'e dönülen toplarda kendi taraftarının kalecilerini yuhalaması!.. Bu maç hafta sonu için Fenerbahçeliler'i heveslendirmiş olabilir ancak unutulmasın ki, Galatasaray o maça bambaşka bir düzende çıkacak. Lakin maç bu maça benzer biçimde ilerler ve de biterse Günay'ı hedef alan protestoların sonraki hedefinde kim ya da kimlerin olacağını tahmin etmek zor olmaz! Ve ondan sonrası da, öngörülemez...
Bülent Timurlenk - Sabah
Fenerbahçe derbi öncesi kupada aslarıyla sahaya çıkarken, Okan Buruk'un 4 gün önce deplasmanda devirdiği Gençlerbirliği karşısına as kadroda iki isimle başlamasının mantıklı bir açıklaması var ama bu 11'in ve kenardan gelenlerin 90 dakika oynadığı futbolun açıklaması yok. G.Saray'da az kazanan yok, en çok kazananları da dahil dün taraftarı önünde oynadıkları ilk yarıda sadece 4 hücum geliştirip kaleye isabetli şut çekemeyen futbolcuların ve Okan Buruk'un İtalya'da şampiyonluğa koşan Inter'in kupada elediği maçın en azından özetini seyredip aynanın karşısına geçmeleri lazım.
Volkan Demirel'in takımı bir geçiş hücumu bir de Günay'ın hediyesiyle tabelada ikiyi bulurken, iş yapan ve yapabilecek adamı Sane'yi oyundan alan, prensi Yunus'a yine sarılan Okan Buruk bu takımı yarı final bileti için hazırlamamış? Süper Kupa'da varlık gösteremeden F.Bahçe'ye kaybedip bir de kupadan elendiğinizde pazar günü stres altında olan mutlak kazanması gereken rakibiniz mi olur yoksa siz mi? Futbol ayaklar kadar beyinle de oynanır. Ahmed Kutucu bu organını kullanmayıp kendini Messi sanıp 3 kişinin arasına dalıp kaptırınca G.Saray'ın yediği ilk gole, maçlardan sonra medyaya 'deli yürek' konuşan Günay da elindeki topa sahip çıkamayıp kupaya vedaya sebep oldu. Sebep-sonuç ilişkisinden dolayı sezon bittiğinde gidecek çok daha fazlası var bu takımda? Laçkalık da bir yere kadar!
Ercan Taner - Sözcü
Okan Buruk, çıkardığı 11'le derbiyi şimdiden düşünmeye başladığını gösterdi. Son lig maçında sahada olan kadrodan 9 oyuncu maça başlamamıştı. Gençlerbirliği, klasik oyun yapısı olan çok adamla savunma ve kontratak arayışındaydı. Galatasaray, rakip sahada gözüküyordu ama gol pozisyonu yoktu. 4 şut girişimi olmasına rağmen bunlardan hiçbirinin isabetli olmaması olumlu gözükmedi tabii ki. İlk devre oyundaki temposuzluk resmen uyuttu. İkinci devre oyun kurma işinde biraz daha etkin olmak isteyen Okan Buruk, İlkay'ı sahaya sürdü. Gençlerbirliği yine savunmadaydı ve çabuk atak fırsatlarını aramaya devam ediyordu.
Ahmed Kutucu'nun kaybettiği top sonrasında gelişen atakta Fıratcan, Gençlerbirliği'ni 1-0 öne geçirdi. 'Ne olursa olsun ben bu maçı kazanırım' düşüncesinin faturasıydı yenen bu gol. Sallai ve Barış Alper oyundaydı ama beklenen gol bir türlü gelmiyordu. İcardi yine sahada yoktu. Okan Buruk, Osimhen'i oyuna alırken, çift forvet düşüncesiyle İcardi'yi oyunda tutmayı tercih etmişti. Baskı yaparken sonuç alamadığın anda kalecin hata yaparsa şoka girersin. Günay kornerden gelen topu kontrol edemeyince, Traore topu boş kaleye yuvarlamıştı. Dünya genelinde tek maç üzerinden oynanan kupa maçlarında büyük sürprizler yaşanır. Dün akşam da sürprizi gerçekleştiren Gençlerbirliği oldu.
Levent Tüzemen - Fotomaç
Gülme komşuna gelir başına sözü, G.Saray adına gerçek oldu. Volkan Demirel ve öğrencilerini, ortaya koydukları karakterli oyundan dolayı kutluyorum. Mücadeleleri, coşkuları, inanmışlıkları üst düzeydeydi ve G.Birliği turu hak ederek geçti. Bu elenme Okan Buruk ve öğrencileri adına, tam bir rezalet ve fiyaskodur. Futbolda nasıl olsa kazanırım şeklinde garanti bir anlayış yoktur. Galatasaray'ın rotasyonlu ama pahalı kadrosu, mütevazi kadrosu olan rakibine karşı direnemedi. Konya'da kupaya çeyrek finalde veda eden Fenerbahçeli futbolcular, belki ağır eleştirildiler ve İstanbul'a üzgün döndüler. Galatasaray, Gençlerbirliği'ne elenerek kendini üzüntünün içine iterken Fenerbahçeli oyuncuların ayağa kalkmasını sağlamıştır. Sezon başından beri eleştirilere tepki koyan, burnundan kıl aldırmayan Okan Buruk'un fantezi kadroları yüzünden Galatasaray, pahalı kadrosuyla bu sezon toplamda 19 puan kaybetti, Ziraat Türkiye Kupası'nı alacağı dönemde çeyrek finalde veda etti.
Derbiye hazırlanırken yönetim oyunculara büyük destek olmalı. Ayrıca geçen sezon Ziraat Türkiye Kupası'nın kazanılmasında ve Fenerbahçe'nin Kadıköy'de elendiği maçta ve kupanın kazanılmasında büyük rol oynayan kaleci Günay Güvenç'e yapılan ıslıkları saygısızlık olarak görüyorum. Çünkü kaleci Günay Güvenç, bunları hak etmiyor.






