GZT
Haber akışına dön

Yeğenini Kurşun Yağmuruna Tuttu, 'Korkutmak İçin Sıktım' Dedi! Üç Günlük Gelin Cinayetinde Tüyleri Diken Diken Eden İtiraf

Yeğenini Kurşun Yağmuruna Tuttu, 'Korkutmak İçin Sıktım' Dedi! Üç Günlük Gelin Cinayetinde Tüyleri Diken Diken Eden İtiraf

Antalya’nın Kepez ilçesinde 14 Haziran’da meydana gelen olayda, 40 yaşındaki Amine Bozkurt, dayısı Ömer A.’nın silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Kanal Mahallesi Sakarya Bulvarı’ndaki bir noter önünde buluşan ikili arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Ömer A., yanındaki tabancayla yeğenine 7 el ateş etti.

Karın, göğüs ve baş bölgesinden yaralanan Bozkurt, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yakındaki özel hastaneye kaldırıldı. Ancak doktorların çabalarına rağmen kurtarılamadı. Saldırının ardından eşi Fadime A. ile yürüyerek uzaklaşan Ömer A., polis ekiplerinin çalışmasıyla olay yerinin yaklaşık bir kilometre uzağında yakalandı. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Saldırı anı güvenlik kameralarına yansıdı

Bir iş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarında, Ömer A. ile Amine Bozkurt’un noter önünde buluştuğu anlar yer aldı. Görüntülerde, bir süre sonra silahını çıkaran sanığın yeğenine ateş ettiği ve ardından yürüyerek bölgeden uzaklaştığı görüldü.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame kapsamında Ömer A. hakkında “kadına karşı kasten öldürme” ve “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçlarından dava açıldı. Eşi Fadime A. ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla yargılanıyor.

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Ömer A., tutuksuz yargılanan Fadime A., hayatını kaybeden Bozkurt’un kızı Elisa Yorulmaz ve tarafların avukatları katıldı. Olaydan yalnızca üç gün önce Bozkurt ile evlenen Süleyman Satılmış da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı.

Arazi anlaşmazlığını ve borç iddialarını anlattı

Mahkemede savunma yapan Ömer A., 1991 yılında bir arsa için ödeme yaptığını ve taşınmazın bir bölümünü babasının üzerine kaydettirdiğini ileri sürdü. Babasının vefatından sonra kardeşleriyle tapu devri konusunda sorun yaşadığını belirten sanık, arsayı kendi imkânlarıyla edinmeye çalıştığını savundu.

Sanık, "1990’da Antalya’ya geldim, 1991’de o arsa için maaşımı, karımın süt parasını verdim. Arsayı Ali Tıraş tanıdık aracılığıyla taksitli olarak verdi. Kendi üzerime taşınmazlar olduğu için taşınmazların bir kısmını babamın üstüne yaptırmak zorunda kaldım. Babam üstüme devredecekti, babam ölünce kardeşlerimle bana miras kaldı. Kardeşlerimle 23 sene bu arsayı alabilmek için uğraştım, arsanın ecrimisilini ben ödedim, sıcakta soğukta çalıştım, kardeşlerime gücüm yetmedi. Babamın ölümünden sonra kardeşlerim ve onların çocukları tapuyu devretmekte çekingen davrandılar. Biz 6 kardeşiz, biri hissesini devretti, 4’ü devretmedi" dedi.

Olaydan yaklaşık bir ay önce Burdur’da yeğeninin evine gittiğinde Bozkurt ve eşinin kendisini darbettiğini de iddia eden Ömer A., olay günü müteahhidin çağrısıyla notere gittiğini anlattı. Devir işlemleri için yanında ziynet eşyaları bulunduğunu söyleyen sanık, ruhsatsız tabancayı da hırsızlık korkusuyla yanına aldığını öne sürdü.

Ömer A., "Olay günü müteahhit notere çağırdı, kardeşlerimi de çağırmış. Kardeşlerim gelir diye ziynet eşyalarını devir işlemleri için yanımda getirdim. Ziynet eşyalarım çalınır korkusuyla tabancamı yanıma aldım. Tabanca ruhsatsız babamdan kalma" ifadelerini kullandı.

“Amacım öldürmek değildi” savunması

Noter önünde yeğeniyle yaptığı görüşmeye ilişkin de açıklamalarda bulunan Ömer A., başlangıçta 200 bin lira üzerinden anlaşmayı teklif ettiğini, Bozkurt’un ise 500 bin lira istediğini öne sürdü. Daha sonra yeğeninin talebini değiştirdiğini ve tartışma sırasında kendisini kaybettiğini iddia eden sanık, ateş etme amacının öldürmek olmadığını savundu.

Ömer A., olay anını şu sözlerle anlattı: "Öğle arası Amine noterin oraya geldi, 200 bin teklif ettim 500 bin TL istedi. Ben de kabul ettim. Nüfus cüzdanımı yenilemek için nüfus müdürlüğüne gidip geleceğim dedi, anlaştık. Dönüşte kararından vazgeçtiğini söyleyerek 1 buçuk milyon istedi, küfür ve hakaret etti. Kendimi kaybettim, korkutmak amaçlı ayağına ateş ettim. Benim amacım öldürmek değildi, kendimi kaybettim. Çok pişmanım."

Ateş ettikten sonra olay yerinden uzaklaştığını söyleyen sanık, eşinin saldırıyla ilgisi olmadığını ileri sürdü. Tabancayı eşine verdiğini ve daha sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak olayı anlattığını belirten Ömer A., polisin gelmesini beklediğini ve teslim olduğunu ifade etti.

Eşi de tabancayı çantasına aldığını söyledi

Tutuksuz yargılanan Fadime A. ise olay sırasında bir kafede bulunduğunu, küfür ve hakaret seslerinin ardından silah sesini duyduğunu anlattı. Eşinin arkasından yürüdüğünü ve tabancayı çantasına koyduğunu belirten sanık, korktuğu için nasıl davranacağını bilemediğini savundu.

Fadime A., "Tabancayı almaya korktum ama aldım. Kafedeydim, küfür hakaret duydum. Çok geçmeden silah sesi geldi. Kafeden çıktım, eşimin arkasından yürüdüm, tabancayı çantama aldım. Korktum, ne yapacağımı bilemedim. 200 bin lira verip anlaşacağız diye yanımıza ziynet eşyalarımızı almıştık, tabancayı o yüzden aldı. Amine sözünde durmadı, 1 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı.

Kızı annesinin ölüm haberini saatler sonra aldı

Duruşmada ifade veren Elisa Yorulmaz, annesinin olaydan üç gün önce evlendiğini ve saldırı günü kendisinin babasının yanında bulunduğunu söyledi. Annesinin Antalya’ya geleceğini bildiğini ancak dayısıyla görüşeceğinden haberdar olmadığını belirten Yorulmaz, annesinin öldüğünü saatler sonra öğrendiğini anlattı.

Yorulmaz, "Ben annemin dayısını hiç görmedim. Olay günü ben babamın yanındaydım. Annemin öldüğünü saatler sonra öğrendim. Annemin Antalya’ya geleceğinden haberim vardı ama dayısı ile görüşeceğini bilmiyordum. Mağdurum. Annem ölmeden 3 gün önce evlenmişti" dedi.

Amine Bozkurt’un eşi Süleyman Satılmış da sanığın Bozkurt’un dayısı olduğunu bilmediklerini belirterek şikâyetçi olduğunu dile getirdi. Satılmış, eşinin müteahhitle kat karşılığı inşaat yapılmasına ilişkin görüşme için notere gittiğini söyledi.

Mahkemeden tutukluluğun devamı kararı

Duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, Ömer A.’nın adli tıbba sevk edilmesinden önce Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden sağlık raporu alınmasına karar verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden heyet, Fadime A. hakkındaki imza yükümlülüğünü kaldırdı. Fadime A. için uygulanan yurt dışına çıkış yasağının ise sürmesine karar verildi.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
gzt.com