Siyonizm’in İngiltere ve ABD için değerini bu ideolojinin işlevini ortaya çıkararak tespit edebiliriz. Önceki yazılarda Siyonizm’in kolonyal bir ideoloji olduğunu dile getirdik. Filistin’in kolonizasyonunun İngiltere ve ABD için neden önemli olduğunu da izah etmeye çalıştık. Bizde bu ideoloji daima tek katmanlı olarak değerlendirildiği için Filistin’in İngiltere ve ABD için değeri üzerinde yeterince durulmamıştı. Bazı Avrupa devletleri de aynı gerekçelerle İsrail’in yanında yer almaktan imtina etmemişti. Hatta Almanya’nın eski dışişleri bakanı Annalena Baerbock, “İsrail’in güvenliğini sağladığı müddetçe sivilleri ve hastaneleri hedef almaktan utanmayacağız ve bu bizim yükümlülüklerimiz arasında yer alıyor” demişti. Baerbock açıkça soykırım suçundan utanmayacaklarını söylüyordu. Batı Avrupa ülkelerinde ve ABD’de siyasi seçkinlerin ifadeleriyle devletlerin tutumu uyum içindeydi. Bu desteğin ideolojik bir örtüşmeden kaynaklandığını ise 7 Ekim 2023’ten önce dile Zinsan neredeyse yoktu. Aslında Siyonizm bir ideoloji olarak bu ülkeleri birleştiriyordu.
Yeni Batı’nın İdeolojisi Siyonizm’dir

Siyonizm’in İngiltere ve ABD için değerini sadece İsrail’in önemi üzerinden belirlemek herhâlde yeterli olmayacaktır. Bugün Kuzey ve Güney Amerika ülkelerinde Siyonizm’in hızla yayıldığını görüyoruz. Bu, Batı ülkelerinin ve toplumlarının yeniden Anglosakson merkezli bir düşünce ile şekillendirildiğinin göstergesi olarak kabul edilebilir. Yeni bir emperyal vizyon ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim. Doğu Avrupa ülkeleri dahi aynı çerçevede değişime uğrayabilir ve Siyonizm bu ülkeler için de birleştirici bir ideolojiye dönüşebilir. Belki bütün ülkeler aynı çerçeve içinde hareket etmeyecektir fakat Almanya, İngiltere ve ABD hattının diğerleri üzerinde ideolojik olarak baskın bir konum elde edeceği çok açıktır. İngiliz derin aklını temsil eden seçkinlerin Siyonizm ideolojisine yönelik herhangi bir tepkiye çok sert karşılık vermesini tesadüflerle açıklamak büyük hatadır. İngiltere ve ABD merkezli yeni bir Batı inşa edilmektedir ve bunun ideolojisi de Siyonizm’dir. Bu yeni durum Siyonizm’in Yahudilerle sınırlı bir ideoloji olmadığının en açık göstergesidir. Bu ideoloji önce İngiltere’de ortaya çıkmış ve geliştirilmişti.
7 Ekim 2023’ten sonra İsrail’in soykırım suçları artık saklanamaz hâle geldi. Hâlbuki yaklaşık yüz yıl boyunca benzer suçlar birçok defa tekrarlanmıştı fakat İngiltere ve ABD’nin olağanüstü desteği ile İsrail savaş suçları işlerken çok hızlı hareket etmiş ve bu suçların gündemde kalmasını engellemişti. Son üç yılda ise aynı hızda hareket edemediler, dolayısıyla hedeflerine ulaşamadılar. Eğer yine eskisi gibi olsaydı bugün gündemimiz çok farklı olacaktı. Filistinliler yine suçlanacaktı. Aslında bu suçlamalardan bir kısmı 7 Ekim’den sonra güçlü bir şekilde yine gündeme taşındı. Bu çerçevede Hamas’ın tuzağa düşürüldüğü ve İsrail tarafından kullanıldığı yönünde gündemi meşgul eden açıklamalar hâlâ dolaşımdadır. Eğer İsrail, Gazze’de hedefine ulaşsaydı bu türden ifadeler dolaşımda kalacak ve geliştirilecekti. Filistinliler teslim olmayı ve vatanları terk etmeyi kabul etmedi ve soykırım suçları tekrarlandı. Dünya soykırım, sürgün, zorla yerinden etme ve mülksüzleştirme suçlarını bu dönemde canlı olarak takip etti. Böylelikle Filistinlilere yönelik suçlamalar da etkisini yitirmeye başladı ve İsrail’in İngiltere ve ABD’nin bir kolonisi olarak hareket ettiği anlaşıldı. Bugün Siyonizm’in oldukça farklı bağlamlarda tartışmaya açılmasının en önemli sebebi Filistin direnişinin başarısıdır.
Savaş suçlarının açığa çıkmasına rağmen İngiltere, ABD ve Almanya’nın İsrail’den desteğini çekmemesi 7 Ekim’den sonra dahi Yahudi gücü ve sermayesiyle açıklandı. Güya bu ülkeler Yahudi gücüne ve sermayesine boyun eğmekteydi. Hatta bu çerçevede Avrupa’da ve hassaten Almanya’da Yahudilere yönelik pogrom ve Holokost suçları birçok defa gündeme getirildi. Eğer İsrail, Filistin’in tarihi topraklarında istenilen zamanda hedefine ulaşsaydı dünya yine Yahudilerin Avrupa ülkelerinde yaşadığı acıları konuşuyor olacaktı. Bu da İngiltere, ABD ve Almanya’nın kolonyal ve emperyal hedeflerinin görülmesini engelleyecekti. Siyonizm yine Yahudilikle eşitlenecek ve Yahudilerin çektiği acılara bir çözüm arayışı olarak sunulacaktı. Filistinliler bu gerçeğin de bütün dünya tarafından fark edilmesini sağladı.
Siyonizm bütün dünyayı tehdit eden kolonyal ve emperyal bir ideolojidir.
Bu gerçeğin çok daha güçlü bir şekilde ifade edilmesi gerekiyor. Soykırım ideolojisini artık İngiltere, ABD ve Almanya eksenli olarak tartışmak gerekir.
Çünkü tehdidin kaynağı orasıdır.


