Yeni Partili Sezgin Tanrıkulu, 2027 yılı bütçesinde yaklaşık 4 trilyon liranın faiz ödemelerine ayrılmasını eleştirirken, fon krizi için Meclis araştırması istedi. Krizin doğrudan zararının 20 milyar, toplam ekonomik etkisinin ise 114 milyar dolar olduğunun ifade edildiğini belirten Tanrıkulu, bu tutarı 6 Şubat depremleri için açıklanan 100 milyar dolarlık maliyetle karşılaştırdı.
Yeni Parti'den Fon Krizi Çıkışı: 114 Milyar Dolarlık Maliyet İddiası İçin Meclis'e Çağrı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Meclis'te devam eden 2027 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin açıklamasında hem hükümetin ekonomi politikalarını hem de sermaye piyasalarında yaşanan fon krizini gündeme taşıdı. Bütçenin yalnızca gelir ve giderlerden ibaret olmadığını, devletin ekonomik ve sosyal önceliklerini ortaya koyduğunu belirten Tanrıkulu, faiz ödemelerine ayrılan kaynakların eğitim, sağlık, tarım ve sosyal refah alanlarına yönlendirilmesi gerektiğini savundu.
Tanrıkulu, fon krizinin ekonomik maliyetine ilişkin iddiaların da Meclis tarafından araştırılmasını isteyerek sorumluların ve kamu kaynaklarının akıbetinin ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
"FON KRİZİNİN MALİYETİ DEPREMİN MALİYETİNİ AŞTI"
Açıklamasında fon krizine geniş yer ayıran Tanrıkulu, yaşananların ekonomik etkisinin büyüklüğüne dikkat çekti.
Krizin gerçek maliyetinin henüz netleşmediğini belirten Tanrıkulu, şu ifadeleri kullandı:
"Son olarak, fon krizinin etkileri de devam ediyor. Bu etkilerin ne kadar süreceğini bugün için bilmiyoruz. Doğrudan zararın 20 milyar dolar, toplam etkinin ve maliyetin ise yaklaşık 114 milyar dolar olduğu ifade ediliyor."
Tanrıkulu, söz konusu rakamları 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarının maliyetiyle karşılaştırdı.
AK Parti hükümetinin deprem sonrası çalışmaların maliyetini yaklaşık 100 milyar dolar olarak açıkladığını hatırlatan Tanrıkulu, fon krizinin toplam ekonomik etkisine ilişkin 114 milyar dolarlık tahminin bu tutarın da üzerinde olduğunu söyledi.
"KİM OLURSA OLSUN, KAMU KAYNAKLARININ HESABI SORULMALI"
Fon krizinin yalnızca finansal bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini savunan Tanrıkulu, TBMM'de araştırma komisyonu kurulması çağrısında bulundu.
Tanrıkulu, şunları söyledi:
"Bu nedenle fon kriziyle ilgili olarak Mecliste mutlaka bir araştırma komisyonu kurulmalıdır. Bu süreçten kimler rant elde etmişse; kim olursa olsun, hangi aileden, hangi siyasi çevreden ya da hangi ilişkiler ağından gelirse gelsin, kamu kaynaklarının hesabı sorulmalıdır."
Krizden elde edildiği öne sürülen haksız kazançların araştırılmasını isteyen Tanrıkulu, "Halkın parası, halkın bütçesine geri kazandırılmalıdır" dedi.
"BÜTÇEDEN 4 TRİLYON LİRA FAİZE GİDİYOR"
Tanrıkulu'nun eleştirilerinin bir diğer odağında ise 2027 yılı merkezi yönetim bütçesindeki faiz giderleri yer aldı.
TBMM'ye sunulan bütçe teklifinde faiz ödemeleri için 3 trilyon 975 milyar lira ayrılmasını eleştiren Tanrıkulu, bu tutarın Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı bütçelerinden daha yüksek olduğuna dikkat çekti.
Tanrıkulu, "Bu bütçede yaklaşık 4 trilyon lira faize gidiyor. Faiz giderleri, Millî Eğitim Bakanlığının bütçesinden de Sağlık Bakanlığının bütçesinden de çok daha fazla. Yani yurttaşlardan toplanan vergilerin çok büyük bir kısmı faize ayrılıyor" ifadelerini kullandı.
Bu tercihin sorumluluğunu AK Parti iktidarına yükleyen Tanrıkulu, bütçe kaynaklarının faiz yerine kalkınmaya ve toplumsal ihtiyaçlara yönlendirilmesini istedi.
SERVET VERGİSİ VE TEMEL GIDADA KDV İNDİRİMİ ÖNERİSİ
Bütçe politikalarında değişiklik yapılması gerektiğini savunan Tanrıkulu, servetin daha fazla vergilendirildiği, dolaylı vergilerin ise azaltıldığı bir vergi sistemi önerdi.
Temel gıda ürünlerinden alınan KDV'nin düşürülmesi gerektiğini ifade eden Tanrıkulu, bu düzenlemeler için bütçede yeterli kaynak bulunduğunu savundu.
"Siyasal tercihlerinizi ranttan ve servetten yana değil; haktan, emekten, ezilenden ve yurttaştan yana kullanırsanız kaynakları bulabilirsiniz" dedi.
"MAAŞLAR ENFLASYON KARŞISINDA ERİMEMELİ"
Tanrıkulu, bütçe görüşmelerinde emekliler, asgari ücretliler, memurlar ve işçilerin alım gücünün korunmasına yönelik düzenlemelere de öncelik verilmesi gerektiğini belirtti.
Ocak ayında yapılan ücret artışlarının yılın ilerleyen aylarında enflasyon nedeniyle etkisini kaybettiğini söyleyen Tanrıkulu, ücretlerin enflasyona karşı korunmasını sağlayacak bir güvence oluşturulmasını istedi.
Bu güvencenin yeni bir kanuna ihtiyaç duyulmadan bütçe kanunuyla sağlanabileceğini savundu.
"ÇİFTÇİYE AYRILAN PAY EN AZ BİNDE 5'E ÇIKARILMALI"
Tarımsal desteklemelerin de bütçede yetersiz kaldığını savunan Tanrıkulu, yasal düzenlemeye göre desteklerin gayrisafi millî hasılanın yüzde 1'i düzeyinde olması gerektiğini hatırlattı.
Mevcut desteklerin binde seviyelerinde kaldığını belirten Tanrıkulu, yüzde 1'lik hedefe hemen ulaşılamasa bile ilk aşamada desteklerin millî gelirin en az binde 5'ine yükseltilmesini önerdi.
Tanrıkulu, "Çiftçilerimizin bu şekilde ezilmesine artık son verilmelidir" dedi.
"CUMHURBAŞKANI'NIN BÜTÇEDEKİ AKTARMA YETKİSİ SINIRLANDIRILMALI"
Tanrıkulu, bütçe hakkının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirterek Cumhurbaşkanı'na bütçe tertipleri arasında tanınan yüzde 10'a kadar ödenek aktarma yetkisini de eleştirdi.
Bu yetkinin Meclisin bütçe üzerindeki denetimini zayıflattığını savunan Tanrıkulu, oranın yüzde 2'ye düşürülmesini istedi.
"Meclisin bütçe yapma ve denetleme hakkı, yurttaşlar adına güvence altına alınmalıdır" ifadelerini kullandı.
FON KRİZİNDE MECLİS ARAŞTIRMASI TALEBİ
Tanrıkulu, açıklamasının sonunda fon krizinin etkilerinin sürdüğünü belirterek hükümetin ve ilgili kamu kurumlarının hesap vermesi gerektiğini yineledi.
Krizin yalnızca finansal sonuçlarının değil, ilgili kurumların denetim sorumluluklarının ve olası çıkar ilişkilerinin de araştırılmasını isteyen Tanrıkulu, Meclisin denetim yetkisini kullanması çağrısında bulundu.
Tanrıkulu, sorumluların ortaya çıkarılması ve kamu kaynaklarının korunması gerektiğini vurgulayarak, "Halkın parası, halkın bütçesine geri kazandırılmalıdır" sözleriyle açıklamasını tamamladı.



