TBMM Dışişleri Komisyonu'nda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmeleri, muhalefetin itirazlarına sahne oldu.
Yeni Partili Çakırözer'den Mekke Anlaşması'na Tepki: Ne İşimiz Var Yemen Çöllerinde?

YENİ Parti Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, anlaşmanın Türkiye'yi bölgesel çatışmaların tarafı haline getirebileceğini belirterek Türk askerinin Yemen'e gönderilmesi ihtimaline tepki gösterdi.
Komisyonda, anlaşmanın ayrıntılı incelenmesi amacıyla alt komisyon kurulması ve Milli Savunma Komisyonu'ndan görüş alınması yönündeki önergeler ise reddedildi.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN ÖNCEKİ ANLAŞMALARA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, milletvekillerinin soruları üzerine Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile daha önce imzaladığı askeri iş birliği anlaşmalarına ilişkin bilgi verdi.
Gümrükçü, Pakistan ile ortak tatbikatlar, askeri eğitim, teknik ve bilimsel iş birliği alanlarında çeşitli anlaşmalar bulunduğunu belirtti. Efes Tatbikatı kapsamında iki ülkenin genelkurmay başkanlıkları arasında uygulama protokolleri imzalandığını da aktardı.
Suudi Arabistan ile 2010 yılından bu yana askeri eğitim, teknik ve bilimsel iş birliği anlaşmalarının bulunduğunu ifade eden Gümrükçü, 2012 yılında askeri eğitim ve iş birliği anlaşması imzalandığını, ayrıca savunma sanayisi alanında da iş birliği yapıldığını söyledi.
ÇAKIRÖZER: MECLİSİN ONAYI OLMADAN KARARLAR ALINDI
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile ilişkilerini geliştirmesine karşı olmadıklarını ancak anlaşmanın mevcut haliyle yeni güvenlik riskleri doğurduğunu savundu.
Anlaşmanın 7 Ağustos'ta imzalandığını, 20 Ekim'de TBMM'ye sunulduğunu hatırlatan Çakırözer, Meclis onayı alınmadan uygulamaya yönelik adımlar atıldığını öne sürdü.
Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin İstanbul ve Riyad'da toplandığını, görüşmelere Dışişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı'nın katıldığını belirten Çakırözer, Suudi Arabistan'a askeri kuvvet konuşlandırılması için hazırlık yapılmasının kararlaştırıldığını iddia etti.
Çakırözer, şöyle konuştu:
"Suudi Arabistan'a askeri kuvvet konuşlandırılmasına hazırlık yapılması kararlaştırıldı. Oysa buna karar verecek yer Gazi Meclisimizdir. Henüz biz anlaşmayı dahi görmeden Pakistanlı bir general Genel Sekreter olarak ataması yapıldı. Bunların hepsi elinizde yetki olmadan yapıldığı için gayrimeşru değil midir?"
"MİLLET İRADESİ HİÇE SAYILDI"
Anlaşmanın TBMM tarafından onaylanmadan yürürlükteymiş gibi uygulandığını savunan Çakırözer, 1 Mart 2003 tezkeresini hatırlattı.
Çakırözer, "Millet iradesi hiçe sayıldı. Bu, Anayasamıza yasalarımıza aykırıdır. Bu oldubittiyi yaratanlara 1 Mart Tezkeresi'ni hatırlatırım. O gün AK Parti'nin çoğunluğu vardı, ama bu Meclis, Irak'ın işgaline cevaz veren tezkereye karşı onurlu bir direnç gösterdi" ifadelerini kullandı.
TBMM'nin önceden alınan kararların onay makamı olarak görülemeyeceğini belirten Çakırözer, Milli Savunma Komisyonu'nun da anlaşmayı inceleyerek rapor hazırlaması gerektiğini söyledi.
"NE İŞİMİZ VAR YEMEN ÇÖLLERİNDE?"
Anlaşmada taraflardan birine yönelik saldırının diğerlerine yapılmış sayılacağına ilişkin düzenlemeye dikkat çeken Çakırözer, üç ülkenin güvenlik önceliklerinin birbirinden farklı olduğunu ifade etti.
Pakistan'ın Afganistan ve Hindistan, Suudi Arabistan'ın ise İran ve bölgedeki silahlı gruplarla ilgili güvenlik kaygıları bulunduğunu belirten Çakırözer, Türkiye'nin önceliklerinin Karadeniz, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve komşu ülkelerdeki gelişmeler olduğunu söyledi.
Çakırözer, şu ifadeleri kullandı:
"Hal böyleyken bu anlaşma ile biz Suudi Arabistan'ın, Pakistan'ın güvenlik risklerini üstlenmekteyiz. Türkiye'nin güvenlik önceliği bu değil ki. Mesela Suudileri koruyacağız diye, Husilerle mücadele için Yemen'e gideceğiz. Ne münasebet. Ne işimiz var Yemen çöllerinde. Ya da İran gibi Hindistan gibi önemli bir ülkeyi karşımıza alacağız."
Türkiye'nin başka ülkelerin savaşlarının tarafı haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çakırözer, anlaşmanın bölgesel dengeleri Türkiye aleyhine değiştirebileceğini savundu.
"BU ANLAŞMANIN AMACI SUUDİ HANEDANINI KORUMAK"
Mekke Paktı'nın Suudi Arabistan'ın güvenliğine yönelik olduğunu ileri süren Çakırözer, anlaşmanın arkasında ekonomik ve savunma sanayisine ilişkin beklentiler bulunduğunu iddia etti.
Çakırözer, "Bu Anlaşma'nın amacı Suudi hanedanını, petrol tesislerini koruma anlaşmasıdır. Bunun karşılığında ise kendi bozduğunuz ekonomimize Suud finansmanı sağlamak, mümkün olursa savunma sanayi projelerimize ortak etmektir" dedi.
Yabancı yatırımlara ve savunma sanayisindeki uluslararası ortaklıklara karşı olmadıklarını belirten Çakırözer, bunların Türk askerinin güvenliği riske atılmadan gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.
10 YILLIK YÜKÜMLÜLÜĞE İTİRAZ
Anlaşmanın 16'ncı maddesine de değinen Çakırözer, düzenlemenin süresiz olduğunu ancak tarafların anlaşmadan çekilebilmesinin yürürlüğe girişten 10 yıl sonra, üç ay önceden bildirimde bulunulması şartına bağlandığını belirtti.
Bu hükmün gelecek hükümetleri de bağlayacağını savunan Çakırözer, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkış sürecini hatırlatarak hükümetin uluslararası anlaşmalara yaklaşımını eleştirdi.
Çakırözer, "Bu anlaşma, gelecek Cumhuriyet hükümetlerini on yıl boyunca bağlayacak. Onların iradesini ipotek altına alacak" ifadelerini kullandı.
"HUSİLERİ TERÖR ÖRGÜTÜ İLAN EDECEK MİYİZ?"
Mekke Paktı'ndaki terörle mücadele hükümlerinin de belirsizlikler taşıdığını savunan Çakırözer, Türkiye'nin Yemen'deki Husilere karşı askeri harekâta katılması durumunda bunun hangi hukuki gerekçeyle yapılacağını sordu.
Çakırözer, "Eğer Husilere karşı bölgeye askeri güç sevk edersek, bunu hangi gerekçeyle yapacağız? Mekke Paktı'nda Suudi Arabistan'a vermekle yükümlü olduğumuz destek gereği, örneğin Husileri ve onların siyasi partisi Ensarullah'ı terörist ilan edecek miyiz? Hükümetin böyle bir planı var mı?" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yemen ve Husilere ilişkin geçmiş açıklamalarını da gündeme getiren Çakırözer, hükümetin bölge politikasındaki değişimleri eleştirdi.
"BU BİR TRUMP PLANIDIR"
Anlaşmanın ABD ve İsrail'in bölgedeki çıkarlarına hizmet edeceğini iddia eden Çakırözer, ABD Başkanı Donald Trump ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ı hedef aldı.
Çakırözer, "Çünkü bu bir Trump planıdır, densiz büyükelçi Tom Barrack'ın planıdır. Ve her Trump planı gibi, her Tom Barrack planı gibi Türkiye'nin ya da bölgemizin ya da İslam dünyasının çıkarını korumayı amaçlamaz. ABD'nin çıkarını, Trump'ın çıkarlarını, İsrail'in çıkarını korumayı öncelik sayar" diye konuştu.
Türk askerinin Yemen'e gönderilmesinin Türkiye'nin güvenlik öncelikleriyle örtüşmediğini savunan Çakırözer, anlaşmaya karşı oy kullanacaklarını açıkladı.



