Nedir bu yerel yönetimler reformu?Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, yürütülen sürecin klasik bir “çözüm süreci” veya siyasi müzakere olmadığını, devlet inisiyatifiyle şekillenen bir “geçiş süreci” niteliği taşıdığını söyledi.
Yeniçağ Yazdı, Ak Parti'den Ses Geldi: Yerel Yönetimler Reformunun Ayrıntıları...

Mehmet Uçum, sürecin kimi çevre ve başlıklarla ‘aksatılmaya’ çalışıldığını öne sürerek DEM Parti içinde bir “iç çekişme” olduğu ifade etti.
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel’den Mehmet Uçum’a yanıt geldi.
X hesabından Mehmet Uçum'un açıklamalarını alıntılayan DEM Partili Tayip Temel “Aksatan sen ve senin gibileridir” diyerek şu ifadeleri kullandı:
“Sürecin yerli yerine oturmaması, karşılıklı barış iradesinin gelişmemesi ve en önemlisi de Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin sürece ve müzakerelere konu olan başlıklara dair umudunun gelişmemesi için ilk günden itibaren tahrik edici bir çaba içindesiniz.”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ile DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel arasındaki “İmralı süreci” kavgasına ilişkin YENİÇAĞ “Durun siz aynı ademi merkeziyetin taraftarısınız!” başlığını attı.
Mehmet Uçum ile Tayip Temel arasındaki atışmada YENİÇAĞ, her iki ismin de kavgalı olarak görünse de “ademi merkeziyet” savunucusu olduğunu belirtip kavganın manasız olduğuna işaret etti.
Ademi merkeziyet Türkiye için de dönem dönem tartışılmıştı.
AK Parti’nin iktidara gelmesinden bugüne Tayyip Erdoğan dönem dönem “ademi merkeziyetçilik” konusu gündeme getirdi. Ademi merkeziyetçilik yoğun olarak birinci çözüm süreci döneminde tartışılmıştı. AK Parti’nin "akil insanlar" dediği kişilerin toplantılarında ademi merkeziyetçilik uzun uzun konuşuldu.
Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra DEM Parti’nin de yerel yönetimlerde savunduğu fikir ademi merkeziyet oldu.
Kürt siyasetinden Cuma Çiçek, İmralı süreciyle ademi merkeziyeti inceleyen bir rapor hazırlamıştı.
YENİÇAĞ’ın haberinin ardından AK Parti ‘yerel yönetimler reformu’nu raftan indirdi.
Peki, nedir bu yerel yönetimler reformu?
Pandora’nın Kutusu tam bir yıl önce açıldı.
25 Kasım 2025’te Mehmet Uçum “Üniter yapıyı destekleyecek, yerel meclisleri denetim, yerel bütçe taslakları, ilçe ve il hizmet ve yatırım programlarının oluşturulmasında yetkilendirecek, yerel icrada merkezin sorumluğunu artırarak tek teşkilat, tek bütçe ve tek icra yaklaşımını hayata geçirecek bir yerel yönetimler reformu kaçınılmaz hale gelmektedir” açıklamasını yaptı.
Uçum’un açıklamasındaki “tek teşkilat, tek bütçe ve tek icra” sözleri dikkat çekiciydi.
5 Şubat 2026’da ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortadoğu dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP’li belediyelerin su yönetiminde yetersiz kaldığını söyleyen Erdoğan, 2026 için belediyelerde reform mesajı verdi.
Belediyelerdeki “reformun” kapsamı ise bugüne dek açıklanmadı.
AK Parti kulislerinden dün bir haber geldi. Buna göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan reform çalışmasına son şeklinin verilerek, en kısa sürede TBMM'ye sunulması planlanıyor.
Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında gerçekleşen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında yerel yönetimlere ilişkin sunum gerçekleştirdi. Sunumda, reform çalışmalarının "yerel yönetimlerde şeffaflık ve denetim", "yerel yönetim modelinin geliştirilmesi", "yerel yönetimlerin mali yapısı", "yerel yönetimlerde yeni uygulamalar", "imar ve planlama" başlıkları altında yürütüldüğü ve en kısa sürede TBMM'ye sunulmak üzere son halinin verileceği öğrenildi.
Erdoğan’ın 2026 yılının başında işaret ettiği gibi 2026 yılı içinde AK Parti belediyelerde reformu gerçekleştirmek istiyor.
Seçilmiş belediye başkanları az mı denetleniyor?
Muhalefetin tüm belediyelerinden hem Sayıştay hem de İçişleri Bakanlığı müfettişleri aracılığıyla iktidar belediyelerin oranla kat be kat daha fazla denetlendiği sık sık açıklanıyor.
Öyleyse, "yerel yönetim modelinin geliştirilmesi" nasıl gerçekleşecek?
Bu noktada tartışılmayan ancak yerel yönetimleri daha sorumlu ve daha işlevsel hale getirebilecek tek bir yöntem kalıyor, o da ademi merkeziyet mi?
Ademi merkeziyet aslında ABD’nin “demokrasi” getirmek için girdiği tüm Ortadoğu ülkelerinde gündeme getirildi.
ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack hem Suriye hem bölge ülkeleri için ademi merkeziyeti işaret etmişti.
İmralı sürecinin üçüncü aşamasının konuşulduğu dönemde AK Parti’nin belediyeler reformundan “ademi merkeziyet” çıkacak mı?
Siyasetin bu konuya ilişkin bir gündemi olmadığı için ne yazık ki yaşayıp göreceğiz.




